İçinde iş olan 6 harfli 105 kelime var. İçerisinde İŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iş olan kelimeler listesine ya da sonu iş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EĞİLİŞ

  1. [isim] Eğilmek işi
    • "Soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi." (Falih Rıfkı Atay)
ÖDEMİŞ

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
PİŞDAR

Kelime Kökeni: Farsça pīşdār

  1. [isim, eskimiş, askerlik] Bakınız öncü
  2. Öncülük eden, önde giden kimse
    • "Pişdarlarımız son dağların üstünden İzmir'e bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)
İŞLEME

  1. [isim] İşlemek işi
    • "Mermeri peynir gibi yontar, onu müşterilerin zevkine göre işlemesini pek iyi bilirdi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  2. Şiş, tığ, iğne vb. araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı; el işi
    • "Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [sıfat] İnce ve süslü işlenmiş
  4. [mecaz] Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme
  5. [sinema] Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi
PASTİŞ

Kelime Kökeni: Fransızca pastiche

  1. [isim] Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
  2. Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser
ENDİŞE

Kelime Kökeni: Farsça endīşe

  1. [isim] Bakınız kaygı
    • "Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bakınız kuruntu
  3. Bakınız niyet
    • "Hiç olmazsa kızının okuma masraflarını çıkarmak endişesiyle yukarıdaki odalardan birini kiraya vermeyi düşünmüşlerdi." (Kemal Bilbaşar)
İŞVELİ

  1. [sıfat] Bakınız cilveli
    • "Bu işveli bakışlar zaten hayran hayran kendisini seyreden âşıkları elbette gafil avlayacaktır." (İskender Pala)
FİŞSİZ

  1. [sıfat] Fişi olmayan
TRİŞİN

Kelime Kökeni: Fransızca trichine

  1. [isim, hayvan bilimi] Ergin durumda olan, domuzdan başka, insanlarla birçok memelinin ince bağırsağında yaşayan, ipsiler cinsinden bir solucan (Trichinella spiralis)
PİŞKİN

  1. [sıfat] Gereğince pişmiş
    • "Pişkin ekmek."
  2. Çabuk pişen; pişeğen, pişek
    • "Pişkin nohut."
  3. [mecaz] Saygısızca davranarak işini yürüten
    • "Hiç istifini bozmayan bir pek pişkin hırsız hâli buldum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [mecaz] Bakınız utanmaz
    • "Vasıf'ı hem arkadaş canlısı bir insan hem de gayet pişkin bir politikacı olarak tanıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. [mecaz] Bakınız olgun
    • "En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar." (Etem İzzet Benice)
İŞİTİM

  1. [isim, biyoloji] İşitme duyusu, işitme yetisi
TEDHİŞ

Kelime Kökeni: Arapça tedhīş

  1. [isim, eskimiş] Bakınız terör
  2. Dehşet uyandırma, dehşete düşürme
ERİYİŞ

  1. [isim] Erimek işi
ENİŞTE

  1. [isim] Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
    • "Enişteniz olacak zat karısını çok seviyormuş." (Aka Gündüz)
BİLMİŞ

  1. [sıfat] Her şeyi bilir geçinen, bilgiçlik taslayan
ERİŞTE

Kelime Kökeni: Farsça rişte

  1. [isim] İnce ince kesilip kurutulan hamur
  2. [ağızlardan] Bakınız deniz yosunu
İŞİTİŞ

  1. [isim] İşitmek işi
ÜRETİŞ

  1. [isim] Üretmek işi
ŞİŞKİN

  1. [sıfat] Şişmiş, şişirilmiş
    • "Faik'in şişkin ağzından gevrek bir kahkaha boşaldı." (Peyami Safa)
EĞİTİŞ

  1. [isim] Eğitmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü