İçinde hu olan 6 harfli 31 kelime var. İçerisinde HU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hu olan kelimeler listesine ya da sonu hu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AHUVAH

Kelime Kökeni: Türkçe ah + Arapça vāh

  1. [isim] Bakınız ah vah
    • "Elif görse mertek zanneden kişilerin ahuvahını bile sınıfsal eser sayabilir, göklere çıkarabilir." (Attilâ İlhan)
HUYSUZ

  1. [sıfat] Huyu iyi olmayan, geçimsiz; aksi, damarlı
    • "Yeni edindiği bu huysuz ve kavgacı tabiatı, küçükken masum hâllerinin ona sağlamış olduğu hoşgörüyü çabucak yok etti." (Yaşar Nabi Nayır)
LAHUTİ

Kelime Kökeni: Arapça lāhūtī

  1. [sıfat, eskimiş, din bilimi] Bakınız ilahi (I)
    • "Musiki mucizesinin en coşkun, en lahuti, en temiz örneklerini veren bestekâr." (Sâmiha Ayverdi)
BADEHU

Kelime Kökeni: Arapça baʿdehu

  1. [zarf, eskimiş] Ondan sonra
ZUHURİ

Kelime Kökeni: Arapça ẓuhūrī

  1. [isim, eskimiş] Orta oyununda taklitçi
  2. Orta oyunu kollarından zuhuri kolunu yöneten sanatçı
CUMHUR

Kelime Kökeni: Arapça cumhūr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız halk (I)
  2. Bakınız topluluk
    • "Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
MENHUS

Kelime Kökeni: Arapça menḥūs

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız uğursuz
    • "Odanın içinde yine o menhus koku, o cehennem mazinin kokusu vardı." (Aka Gündüz)
MERHUN

Kelime Kökeni: Arapça merhūn

  1. [sıfat, eskimiş] Rehin edilmiş, rehin bırakılmış
  2. Tayin edilmiş, belirlenmiş
    • "Ehemmiyet verdiğimiz her sözün ağzımızdan çıkabilmek için merhun bulunduğu bir vakit vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [isim] Borca karşılık garanti olarak alınan mal
NOHUDİ

Kelime Kökeni: Farsça noḫūd + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız nohut rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Üstünde daima saz rengi, hardal rengi ... nohudi renklerde veya bunları andıran bir renkte bir esvabı ... vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
MERHUM

Kelime Kökeni: Arapça merḥūm

  1. [isim] Ölmüş Müslüman erkek; rahmetli, rahmetlik
    • "Merhumun ruhu zatıalinizi yeryüzünde avukat mı bıraktı?" (Ahmet Muhip Dıranas)
BHUTAN

  1. [isim] Himalayalar'da, Hindistan ile Çin arasında bir ülke; başkenti Thimphu
MEFHUM

Kelime Kökeni: Arapça mefhūm

  1. [isim, eskimiş, felsefe] Bakınız kavram
    • "Dürüst bir insan, inansa da inanmasa da mefhumları yerli yerinde kullanmak borcundadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
HUNRİZ

Kelime Kökeni: Farsça ḫūnrīz

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kanlı
DİLHUN

Kelime Kökeni: Farsça dil + ḫūn

  1. [isim] İçi kan ağlayan, çok üzüntülü (kimse)
YAHUDİ

Kelime Kökeni: Arapça yehūdī

  1. [isim] Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse; Musevi, Çıfıt
HUKŞAT

Kelime Kökeni: İngilizce hook shot

  1. [isim, spor] Bakınız çengel atış
HUKUKİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥuḳūḳī

  1. [sıfat, hukuk] Hukukla ilgili; hukuksal, tüzel
  2. Hukuka uygun; hukuksal, tüzel
HAYHUY

Kelime Kökeni: Farsça hāy + hūy

  1. [isim] Boş ve sonuçsuz iş veya çaba
    • "Onca hayhuy arasında, gündeliğin olağan mucizelerini iyiden iyiye unutmuştu." (Murathan Mungan)
LAHURİ

  1. [sıfat] Bakınız lahuraki
MEVHUM

Kelime Kökeni: Arapça mevhūm

  1. [sıfat] Gerçekte olmayıp var sanılan, var diye düşünülen, kuruntuya dayanan
    • "Onun mevhum bir büyüklüğe bile tahammülü olamazdı." (Mithat Cemal Kuntay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü