İçinde hs olan 8 harfli 29 kelime var. İçerisinde HS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hs olan kelimeler listesine ya da sonu hs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İŞTAHSIZ

  1. [sıfat] Yemek yeme isteği olmayan; boğazsız
    • "Hizmet erim sefer tasıyla akşam yemeğini getirdi. İştahsızım. Yemeğin tadı tuzu yok." (Erhan Bener)
  2. [mecaz] İsteksiz, arzusuz olan
MİZAHSIZ

  1. [sıfat] Mizah içermeyen
  2. [zarf] Mizah olmadan
    • "Çeyrek yüzyılı aşkın bir süre mizahsız yaşamış bir başka ülke daha var mı acaba?" (Turgut Çeviker)
TAHSİSAT

Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣāt

  1. [isim] Bir iş için ayrılmış para
  2. Bir kimseye, bir kuruluş veya topluluğa ayrılmış para; ödenek
    • "Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye bir lakırtı çıkardılar." (Memduh Şevket Esendal)
İHSANİYE

  1. [isim] Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
TAHSİSEN

Kelime Kökeni: Arapça taḫṣįṣen

  1. [zarf] Tahsis yoluyla
  2. Bakınız özellikle
MAHSUSEN

Kelime Kökeni: Arapça maḫṣūṣen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız özellikle
KÜLAHSIZ

  1. [sıfat] Külahı olmayan
İSTİHSAL

Kelime Kökeni: Arapça istiḥṣāl

  1. [isim, eskimiş] Elde etme
  2. Bakınız üretim
    • "Eskiden İstanbul istihlak ile yaşarken şimdi istihsalle yaşamak mecburiyetindedir." (Yahya Kemal Beyatlı)
TARİHSEL

  1. [sıfat] Tarihe dair, tarihle ilgili; tarihî
    • "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır." (Melih Cevdet Anday)
TALİHSİZ

  1. [sıfat] Bakınız bahtsız
    • "Alın yazısı bu masum ve talihsizi idama mahkûm etmişti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
TAHSİLAT

Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīlāt

  1. [isim, hukuk] Alacakların ve vergilerin toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması
    • "İstanbul’da ticaretin tahsilat günüydü cumalar." (Hakan Yel)
TARİHSİZ

  1. [sıfat] Tarihi yazılmamış, yazıldığı gün, ay veya yıl belirtilmemiş
    • "Kudret Bey’in elinde kaç tane tarihsiz, rakam yeri açık senet var, Sevil’in imzası ile biliyor musun sen?" (Vasıf Öngören)
  2. Tarihi olmayan, uzun bir geçmişi olmayan
SİLAHSIZ

  1. [sıfat] Silahı olmayan
  2. [zarf] Silahı olmadan
    • "Silahsız kaldık, köylüler bize dipçik, üvendire, nacak yetiştirdi." (Aka Gündüz)
VUZUHSUZ

  1. [sıfat] Bakınız belirsiz
ŞAHSİLİK

  1. [isim] Bakınız kişisellik
TAHSİSLİ

  1. [sıfat] Bir şeye özgü kılınmış, bir şeye ayrılmış
BAHSETME

  1. [isim] Bahsetmek işi
    • "Hatta ben, bazı şairlerimizin gülden, çiçekten, aşktan ve büyüleyen gözlerden bahsetmelerine şaşarım, çok şaşarım." (Ahmet Kabaklı)
MAHSULAT

Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūlāt

  1. [isim, eskimiş] Ürünler
  2. [mecaz] Ortaya çıkan, elde edilen şeyler
GÜNAHSIZ

  1. [sıfat] Günahı veya suçu olmayan; yazıksız, bigünah
    • "Bombalar patlar ve günahsız insanlar göz göre göre öldürülür veya sakatlanırken gazetelerdeki iri başlıklar ve haber bültenlerine öylesine alıştık ki kılımız bile kıpırdamıyor artık." (Cemil Meriç)
  2. [zarf] Günahı veya suçu olmadan
    • "Silahçı Tahsin günahsız gitti fakat sonra, onu gönderenlerin ebedî günahları, tarihin ebedî sayfalarına geçti." (Aka Gündüz)
MAHSUBEN

Kelime Kökeni: Arapça maḥsūben

  1. [zarf] Hesaba geçirilerek, alacağa sayılarak, hesabına sayılmak üzere
    • "Bazen sıkışınca da ileride getireceği reklamlara mahsuben avans olarak şarap istiyordu." (Çetin Altan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü