İçinde hri olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde HRİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hri olan kelimeler listesine ya da sonu hri ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOHRİYUM
-
-
[isim, kimya]
Atom numarası 107, atom ağırlığı 264 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Bh)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 107, atom ağırlığı 264 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Bh)
- ŞEHRİYAR
-
Kelime Kökeni: Farsça şehr + yār
-
[isim, tarih]
Padişah, hükümdar
-
[isim, tarih]
Padişah, hükümdar
- KEHRİBAR
-
Kelime Kökeni: Farsça kehrubā
-
[isim]
Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
-
[sıfat]
Bu reçineden yapılmış
- "İki aydır kayıp sarı kehribar tespihini görünce sevindi."
-
[isim]
Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
- TAHRİLLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız tahrirli
- "Fakat bir farkla, anasının yeşil tahrilli gözleri yavruda maviye dönmüştü."
-
[sıfat]
Bakınız tahrirli
- FİLBAHRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fūl + Farsça bahār
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık (Philadelphus)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık (Philadelphus)
- TAHRİRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīrāt
-
[isim, eskimiş]
Resmî bir daire tarafından yazılan yazılar ve mektuplar
-
[isim, eskimiş]
Resmî bir daire tarafından yazılan yazılar ve mektuplar
- TAHRİREN
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīren
-
[zarf, eskimiş]
Yazıyla, yazılı olarak
- "Bize tahriren verdiği imzalı cevabında, vapurun limandan çıkmasına kadar nezdimizde alıkoymamızın, hayatını kurtarabileceğini söyledi."
-
[zarf, eskimiş]
Yazıyla, yazılı olarak
- SIHRİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣihriyyet
-
[isim, eskimiş]
Evlenme sonucu oluşan akrabalık
- "Kendi yetiştirdiği evlatlığı, Kimya ile evlendirmek suretiyle bir nevi sıhriyet de tesis edebilmişti."
-
[isim, eskimiş]
Evlenme sonucu oluşan akrabalık
- TAHRİRLİ
-
-
[sıfat]
Renkli kısmı çizgi çizgi olan (göz); tahrilli
- "Uzun, siyah ve kıvırcık kirpiklerin arasından, güneşe bakar gibi kısılan tahrirli gözleri vardı."
-
Kenarına çizgi çekilmiş olan
- "... çok kez altınla veya renkli yazılmış, tahrirli ve çerçeve içine alınmış olup yazının zemini çeşitli şekillerde süslenmiştir."
-
Bakınız çizgili
-
[sıfat]
Renkli kısmı çizgi çizgi olan (göz); tahrilli
- TAHRİKÇİ
-
-
[isim]
Tahrik eden kimse
- "Çevre sorunlarının bizde ilk tahrikçisi olmak onuru başkentimiz Ankara'ya düşüyor."
-
[sıfat]
Bakınız kışkırtıcı
- "Bu isyanla doğrudan doğruya ilgili devlet, Bulgarlar arasında öteden beri yaptığı tahrikçi faaliyet hakkında yukarıda biraz malumat verdiğimiz Rusya’dır."
-
[isim]
Tahrik eden kimse
- MİHRİBAN
-
Kelime Kökeni: Farsça mihr + bān
-
[sıfat]
Güler yüzlü, muhabbeti bol, sevgi dolu, candan dost olan (kimse)
-
Şefkati, merhameti olan (kimse)
-
[sıfat]
Güler yüzlü, muhabbeti bol, sevgi dolu, candan dost olan (kimse)
- HEMŞEHRİ
-
Kelime Kökeni: Farsça hemşehrī
-
[isim]
Bakınız memleketli
- "Hemşehrileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."
-
[isim]
Bakınız memleketli
- TAHRİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīkāt
-
[isim, eskimiş]
Kışkırtmalar
-
[isim, eskimiş]
Kışkırtmalar
- TAHRİFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥrīfāt
-
[isim]
Bir şeyin aslını bozma, değiştirme
-
Bir metni değiştirip bozma, üzerinde oynayarak anlamı değiştirme
- "Çünkü Fransızcadan Almancaya, Almancadan Rusçaya tercüme edilirken tahrifat olmuş."
-
[isim]
Bir şeyin aslını bozma, değiştirme
- TAHRİBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḫrībāt
-
[isim]
Yıkıp bozma, harap etme
- "Şiddetin derecesi, sıklığı ve verdiği tahribat aileden aileye değişebildiği gibi ailelerin uyum ve değişim dönemlerinde daha çok şiddet görülebilmektedir."
-
[isim]
Yıkıp bozma, harap etme
- FAHRİLİK
-
-
[isim]
Fahri olma durumu
-
Bakınız onursallık
-
[isim]
Fahri olma durumu