İçinde hoş olan 9 harfli 10 kelime var. İçerisinde HOŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hoş olan kelimeler listesine ya da sonu hoş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hoş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
H O Ş
3 Harfli Kelimeler
HOŞ
2 Harfli Kelimeler
OH
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HOŞSOHBET
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫoş + Arapça ṣuḥbet
-
[sıfat]
Güzel ve tatlı konuşan (kimse)
- "Pekâlâ sevimli, nazik, terbiyeli, hoşsohbet bir çocuktu."
-
[sıfat]
Güzel ve tatlı konuşan (kimse)
- HOŞNUTSUZ
-
-
[sıfat]
Hoşnut olmayan
-
[sıfat]
Hoşnut olmayan
- HOŞGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..."
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- HOŞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Hoş duruma gelmek
- "Oya da sabah geldi, saçları beline kadar uzamış, daha hoşlaşmış, gözlerine siyah kalem sürmüş."
-
İyilik hissetmek
-
[-den]
Bakınız hoşlanmak
- "Oldum olası bu kaba ve küstah insanların böylesine hastalıklı buyurgan tavırlarından hoşlaşmaz, tam tersine iğrenirdi."
-
[-den]
Birbirinden hoşlanmak
-
[nesnesiz]
Hoş duruma gelmek
- HELALÜHOŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl + Farsça ḫoş
-
[sıfat]
Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz
-
[sıfat]
Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz
- HOŞLANMAK
-
-
[-den]
Hoşuna gitmek, hoş bulmak; hazzetmek, hoşlaşmak
- "Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?"
-
[-den]
Hoşuna gitmek, hoş bulmak; hazzetmek, hoşlaşmak
- SARHOŞLUK
-
-
[isim]
Sarhoş olma durumu; esriklik, matizlik, mestlik, sermestlik, sermestî
- "Sarhoşluğu hicvetmek, hiciv silahıyla sarhoşluğa saldırmak gerekmektedir."
-
[mecaz]
Dalgınlık, şaşkınlık
- "Deniz rüzgârı yüzümdeki sarhoşluğu yıkadı."
-
[isim]
Sarhoş olma durumu; esriklik, matizlik, mestlik, sermestlik, sermestî
- MAYHOŞLUK
-
-
[isim]
Mayhoş olma durumu
-
[isim]
Mayhoş olma durumu
- HOŞNUTLUK
-
-
[isim]
Hoşnut olma durumu
- "Bu keşiften hoşnutluğumu gizleyebildiğim kadar gizleyip sözüm ona bir ayıplamayla homurdanıyorum."
-
[isim]
Hoşnut olma durumu
- HOŞGÖRÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü