İçinde he olan 8 harfli 69 kelime var. İçerisinde HE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında he olan kelimeler listesine ya da sonu he ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
He Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, HE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HEMŞEHRİ
-
Kelime Kökeni: Farsça hemşehrī
-
[isim]
Bakınız memleketli
- "Hemşehrileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."
-
[isim]
Bakınız memleketli
- HEKİMHAN
-
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
- HEKİMLİK
-
-
[isim]
Hekim olma durumu; doktorluk, tabiplik
-
[isim]
Hekim olma durumu; doktorluk, tabiplik
- HEMOROİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca hémorroïde
-
[isim, tıp]
Bakınız basur
-
[isim, tıp]
Bakınız basur
- MEZHEPÇİ
-
-
[isim]
Mezhep yanlısı olan kimse
-
[isim]
Mezhep yanlısı olan kimse
- CEHENNEM
-
Kelime Kökeni: Arapça cehennem
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
- "Cennet, cehennem, ahiret, ebedî hayat hayallerine bir daha dönmesine imkân yoktu."
-
[mecaz]
Çok sıkıntılı yer
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer; tamu
- TEHEYYÜÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça teheyyuc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız heyecan
- "Genç kızın kızarmış yüzünde teheyyüç görünüyordu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız heyecan
- METHETME
-
-
[isim]
Methetmek işi
- "Boksör Vehip, onun mektupta kendini methetmesine hak vermişti."
-
[isim]
Methetmek işi
- HELALLİK
-
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı eş
-
Helal olan şey
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı eş
- FETHETME
-
-
[isim]
Fethetmek işi
- "İçindeki her şeyle birlikte dünyayı fethetmeye artık kendilerini hazır hissediyorlardı."
-
[isim]
Fethetmek işi
- HEYHEYLİ
-
-
[sıfat]
Heyheyleri üstünde olan, sinirleri bozuk
- "Zaten kadınlar ona biraz siniri bozuk, heyheyli insan gözüyle bakıyorlardı; odasına kapanıp kimseyle görüşmemesi, bu inançlarını pekiştirdi."
-
Gürültülü hâlde olan
- "Gerçi en heyheyli caddelerde, alanlarda bile hâlâ görünmeye çalışır doğa veda edercesine."
-
[sıfat]
Heyheyleri üstünde olan, sinirleri bozuk
- HEZLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça hezliyyāt
-
[isim, edebiyat]
Hezel türünde yazılmış şiirler
-
[isim, edebiyat]
Hezel türünde yazılmış şiirler
- FESHETME
-
-
[isim]
Feshetmek işi
-
[isim]
Feshetmek işi
- TELMİHEN
-
Kelime Kökeni: Arapça telmīḥen
-
[zarf, eskimiş]
Telmih yoluyla, ima ederek
-
[zarf, eskimiş]
Telmih yoluyla, ima ederek
- HELENİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca hellénisme
-
[isim]
Helen uygarlığı
- "Kilise kendi üzerinde kafa yormaya başlayınca, Helenizm'e neler borçlu olduğunu , daha doğrusu Helenizm'in Hristiyanlığa ne kadar yakın olduğunu anlayacaktı."
-
Helen olmayan ulusların Helen düşüncesinin etkisiyle gerçekleştirdiği uygarlık
-
Helen kültürünün Doğu kültürleriyle etkileşime girmesi sonucu ortaya çıkan kültür, fikir, sanat ve felsefe akımı
-
[din bilimi]
Helenlere ait dinî uygulamaları çeşitli şekillerde canlandırmaya yönelik dinî hareketler
-
[isim]
Helen uygarlığı
- MÜHEYYİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça muheyyic
-
[sıfat, eskimiş]
Coşturucu, heyecan verici
-
[sıfat, eskimiş]
Coşturucu, heyecan verici
- BAŞHEKİM
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça ḥekīm
-
[isim]
Bir hastanede sağlık hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden ve denetlenmesinden sorumlu yönetici hekim; başdoktor, baştabip, sertabip
- "Babam hastaneye gidip başhekimle görüştü."
-
[isim]
Bir hastanede sağlık hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden ve denetlenmesinden sorumlu yönetici hekim; başdoktor, baştabip, sertabip
- HELVALIK
-
-
[isim]
Helva yapımı için kullanılan malzeme
-
[isim]
Helva yapımı için kullanılan malzeme
- KÜHEYLAN
-
Kelime Kökeni: Arapça kuḥeylān
-
[isim]
Soylu Arap atı
- "Dağın ardında bir nazlı sultanım / Tavlamda doru bir küheylanım"
-
[isim]
Soylu Arap atı
- HEMOFİLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca hémophilie
-
[isim, tıp]
Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı
-
[isim, tıp]
Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı