İçinde he olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde HE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında he olan kelimeler listesine ya da sonu he ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

He Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E H

2 Harfli Kelimeler

EH, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KERAHET

Kelime Kökeni: Arapça kerāhet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tiksinme
AHENKLİ

  1. [sıfat] Bakınız uyumlu
    • "Zaman oldu en renkli, en ahenkli şekillerin peşinde koştum." (Nâzım Hikmet)
  2. [müzik] Ahengi olan, kulağa hoş gelen; ahenktar
    • "Sokaktan gelen ahenkli ses aynı şiddet, aynı letafet, aynı azamet, aynı belagatle devam eder." (Ömer Seyfettin)
HELİSEL

  1. [sıfat, fizik] Bakınız sarmal
HELEZON

Kelime Kökeni: Arapça ḥalezūn

  1. [isim] Kıvrımlı, yılankavi biçim
    • "Bir toz kasırgası yerden yelpaze biçimi havalandı, iç içe bir sürü helezonlar çizerek yükseldi." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
NEZAHET

Kelime Kökeni: Arapça nezāhet

  1. [isim, eskimiş] Temizlik, ahlak temizliği
HELİKON

Kelime Kökeni: Fransızca hélicon

  1. [isim, müzik] Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı
MÜHEYYA

Kelime Kökeni: Arapça muheyyā

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hazır
    • "Her şey emre müheyya, hazır bir vaziyette bekliyor." (Esat Mahmut Karakurt)
HENTBOL

Kelime Kökeni: İngilizce handball

  1. [isim, spor] Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun; el topu
HEZEYAN

Kelime Kökeni: Arapça heẕeyān

  1. [isim] Bakınız saçmalama
    • "Hiddetlenince hezeyana başladı."
  2. Bakınız sayıklama
    • "Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [ruh bilimi] Bakınız sabuklanma
KOHENİT

Kelime Kökeni: Fransızca cohénite

  1. [isim, mineraloji] Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
VİCAHEN

Kelime Kökeni: Arapça vicāhen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız karşı karşıya
HESAPÇI

  1. [sıfat] Hesabını iyi bilen; hesabi
    • "İşi tıkırında insanlar her zaman uyumlu, aynı zamanda da hesapçı kişilerdir." (Selim İleri)
  2. [mecaz] Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse); hesabi
    • "Hesapçı biri olduğumu mu düşünüyorsunuz? Ama bu çok kötü bir şey değil." (Murat Gülsoy)
CEPHELİ

  1. [sıfat] Cephesi olan
    • "Tek cepheli edebiyatlara aldanmak istemiyorum." (Peyami Safa)
HESAPLI

  1. [sıfat] Satın alınabilen, bütçeye uygun; hesaplıca, ekonomik
    • "Hesaplı bir alışveriş."
  2. Bakınız tutumlu
    • "Hesaplı adam."
  3. [mecaz] Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı olan
    • "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı." (Necati Cumalı)
  4. [mecaz] Ölçülü davranan
    • "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım." (Sait Faik Abasıyanık)
HESAPÇA

  1. [zarf] Hesaba göre, hesaba uygun olarak
    • "Yazları, haftada üç gün işe gitmiyorum, hesapça bu bizim tatilimiz oluyor." (Attilâ İlhan)
ŞAHESER

Kelime Kökeni: Farsça şāh + Arapça es̱er

  1. [isim] Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser; başyapıt, başeser
    • "Herkes, mektep müdürü dâhil, bu resmin bir şaheser olduğuna kaniydi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Değeri üstün olan, üstün nitelikli
HELALLİ

  1. [sıfat] Nikâhlı olan (eş)
    • "Merasim böyle bitince nikâhlım, başındaki örtüyü utanarak usulca kaldırdı zira artık helallimdi." (Refik Halit Karay)
HERAGİL

Kelime Kökeni: Farsça hergele'den

  1. [sıfat, teklifsiz konuşmada] Terbiyesiz, görgüsüz (kimseler)
    • "İster misin giderayak Paşa’yı tevkif etsinler? Bu heragil yapar mı yapar, yemin istersen, işte yemin." (Attilâ İlhan)
HEZİMET

Kelime Kökeni: Arapça hezīmet

  1. [isim] Bakınız bozgun
HEDGİNG

Kelime Kökeni: İngilizce hedging

  1. [isim, ekonomi] Bakınız koruma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü