İçinde hay olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde HAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hay olan kelimeler listesine ya da sonu hay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H Y

3 Harfli Kelimeler

HAY

2 Harfli Kelimeler

AH, AY, HA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAYLAMA

  1. [isim] Haylamak işi
HAYROLA

  1. [ünlem] "Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
    • "Ne o Rüstem, sabah sabah, hayrola?" (Talip Apaydın)
HAYALCİ

  1. [isim] Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse; ütopist
    • "Beş yıllık plan hayalci olmadığımızı göstermektedir."
  2. Bakınız karagözcü
  3. [sıfat] Hayale kapılan, hayal kuran; hayalperest, hayalperver
    • "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti." (Memduh Şevket Esendal)
HAYALLİ

  1. [sıfat] Hayali olan
    • "Kısır hayalli bir adam olmama rağmen bu düşünce..." (Reşat Nuri Güntekin)
ZİHAYAT

Kelime Kökeni: Arapça ẕīḥayāt

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız canlı
    • "Fakat ben, bilakis o kadar zihayat, o kadar zinde ve faal idim ki..." (Ömer Seyfettin)
HAYALEN

Kelime Kökeni: Arapça ḫayālen

  1. [zarf, eskimiş] Hayalî olarak
HAYBECİ

  1. [isim] İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse
HAYASIZ

  1. [sıfat] Utanma duygusu olmayan, sıkılmayan
    • "Rezil! Seninle konuşmak abes zaten ... Hayâsız ..." (Peyami Safa)
HAYIRLI

  1. [sıfat] Yararı, hayrı olan
    • "Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi." (Ömer Seyfettin)
  2. Uğurlu, iyi, güzel olan
    • "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş." (Ahmet Ümit)
HAYALET

Kelime Kökeni: Arapça ḫayālet

  1. [isim] Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler; görüntü, fantom
    • "Gözümün önünden durmaksızın geçen bir hayalet var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Belli belirsiz görülen şey
  3. [mecaz] Çok zayıf kimse
HAYALAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫayālāt

  1. [isim, eskimiş] Hayaller
    • "Boş laflarınla şairane hayalatımı dağıtıyorsun." (Ömer Seyfettin)
HAYDARİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥaydarī

  1. [isim, eskimiş] Dervişler tarafından hırka altına giyilen yakasız, kolsuz, aba veya çuhadan yapılmış hırka
HAYDAMA

  1. [isim] Haydamak işi
HAYMANA

  1. [isim] Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
  2. [ağızlardan] Bakınız tembel
HAYVANİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥayvānī

  1. [sıfat] Bakınız hayvansal
    • "Hayvani protein alamayan yerlerde, bu yol ile fakir fukaraya et yedirebilmek imkânı hazırlanmıştır." (Burhan Felek)
  2. [eskimiş] Bakınız hayvanca
    • "Hele birlikte öleceği kimseleri düşündükçe bu hayvani isyanı büsbütün şiddetleniyor, âdeta azgın bir hâl alıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HAYKIRI

  1. [isim] Bakınız haykırma
NİHAYET

Kelime Kökeni: Arapça nihāyet

  1. [isim] Bakınız son
    • "Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım." (Ömer Seyfettin)
  2. [zarf] Sonunda
    • "Nihayet duam kabul olundu, önümde hiçbir hicap kalmadı, hakikat bana olduğu gibi tecelli etti." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [zarf] -den başka bir şey değil
    • "Ama bu, nihayet bir nüktedir." (Yusuf Ziya Ortaç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü