İçinde hay olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde HAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hay olan kelimeler listesine ya da sonu hay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAY
2 Harfli Kelimeler
AH, AY, HA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAYLAMA
-
-
[isim]
Haylamak işi
-
[isim]
Haylamak işi
- HAYROLA
-
-
[ünlem]
"Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
- "Ne o Rüstem, sabah sabah, hayrola?"
-
[ünlem]
"Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
- HAYALCİ
-
-
[isim]
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse; ütopist
- "Beş yıllık plan hayalci olmadığımızı göstermektedir."
-
Bakınız karagözcü
-
[sıfat]
Hayale kapılan, hayal kuran; hayalperest, hayalperver
- "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti."
-
[isim]
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse; ütopist
- HAYALLİ
-
-
[sıfat]
Hayali olan
- "Kısır hayalli bir adam olmama rağmen bu düşünce..."
-
[sıfat]
Hayali olan
- ZİHAYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕīḥayāt
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız canlı
- "Fakat ben, bilakis o kadar zihayat, o kadar zinde ve faal idim ki..."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız canlı
- HAYALEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayālen
-
[zarf, eskimiş]
Hayalî olarak
-
[zarf, eskimiş]
Hayalî olarak
- HAYBECİ
-
-
[isim]
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse
-
[isim]
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse
- HAYASIZ
-
-
[sıfat]
Utanma duygusu olmayan, sıkılmayan
- "Rezil! Seninle konuşmak abes zaten ... Hayâsız ..."
-
[sıfat]
Utanma duygusu olmayan, sıkılmayan
- HAYIRLI
-
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- "Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi."
-
Uğurlu, iyi, güzel olan
- "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş."
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- HAYALET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayālet
-
[isim]
Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler; görüntü, fantom
- "Gözümün önünden durmaksızın geçen bir hayalet var."
-
Belli belirsiz görülen şey
-
[mecaz]
Çok zayıf kimse
-
[isim]
Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler; görüntü, fantom
- HAYALAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayālāt
-
[isim, eskimiş]
Hayaller
- "Boş laflarınla şairane hayalatımı dağıtıyorsun."
-
[isim, eskimiş]
Hayaller
- HAYDARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaydarī
-
[isim, eskimiş]
Dervişler tarafından hırka altına giyilen yakasız, kolsuz, aba veya çuhadan yapılmış hırka
-
[isim, eskimiş]
Dervişler tarafından hırka altına giyilen yakasız, kolsuz, aba veya çuhadan yapılmış hırka
- HAYDAMA
-
-
[isim]
Haydamak işi
-
[isim]
Haydamak işi
- HAYMANA
-
-
[isim]
Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
-
[ağızlardan]
Bakınız tembel
-
[isim]
Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
- HAYVANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayvānī
- HAYKIRI
-
-
[isim]
Bakınız haykırma
-
[isim]
Bakınız haykırma
- NİHAYET
-
Kelime Kökeni: Arapça nihāyet
-
[isim]
Bakınız son
- "Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım."
-
[zarf]
Sonunda
- "Nihayet duam kabul olundu, önümde hiçbir hicap kalmadı, hakikat bana olduğu gibi tecelli etti."
-
[zarf]
-den başka bir şey değil
- "Ama bu, nihayet bir nüktedir."
-
[isim]
Bakınız son