İçinde hay olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde HAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hay olan kelimeler listesine ya da sonu hay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAY
2 Harfli Kelimeler
AH, AY, HA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAYIF
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayf
-
[isim, eskimiş]
Haksızlık yapma
-
Yapılamayan bir şey için duyulan üzüntü
-
[ünlem]
"Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz
-
[isim, eskimiş]
Haksızlık yapma
- HAYIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayż
-
[isim, eskimiş]
Kadınlarda aybaşı hâli
-
[isim, eskimiş]
Kadınlarda aybaşı hâli
- HAYIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayr
-
[isim]
İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım
-
[sıfat]
İyi, hayırlı, yararlı olan
- "Hayır haberdir inşallah!"
-
[isim]
İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım
- HAYFA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayfā
-
[ünlem, eskimiş]
"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz
-
[ünlem, eskimiş]
"Eyvah, yazık, heyhat" anlamlarında kullanılan bir söz
- HAYCI
-
-
[isim]
Avlanmak istenen hayvanı veya sürüyü ürkütüp avcıya doğru yönlendiren kimse
-
[isim]
Avlanmak istenen hayvanı veya sürüyü ürkütüp avcıya doğru yönlendiren kimse
- HAYIT
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız ayıt
- "Nerede bir yabanıl hayıt ya da başka çalı görürsem onun dibine bir avuç dolusu tohum dikerdim."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız ayıt
- HAYTA
-
-
[isim, tarih]
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
-
[sıfat, mecaz]
Başıboş, bir baltaya sap olamamış (kimse)
- "Ötedeki masada birtakım hayta gençler cıvık cıvık gülüşüyor."
-
[isim, tarih]
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
- HAYDA
-
-
[ünlem]
Hayvanları harekete geçirmek için kullanılan söz
-
Şaşkınlık belirten bir söz
-
[ünlem]
Hayvanları harekete geçirmek için kullanılan söz
- HAYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayāt
-
[isim]
Canlı, sağ olma durumu
-
Bakınız yaşam
- "Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım."
-
Bakınız yaşantı
- "Köy hayatı. Gece hayatı."
-
Toplumsal, ekonomik, kültürel, tarihsel vb. koşulların belirlediği bir döneme, bir topluma veya bir işe özgü yaşama biçimi
- "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."
-
Geçim şartlarının bütünü
- "Hayatımı yazılarımla kazanırım."
-
Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma
- "Bu köyde hiç hayat yok."
-
[din bilimi]
Bakınız yazgı
- "Hayat onları bir türlü birleştirmedi."
-
Yaşamayı sağlayan şartların bütünü
- "Ayda hayat yok."
-
Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
- "Atatürk'ün hayatı."
-
[isim]
Canlı, sağ olma durumu
- HAYAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayāl
-
[isim]
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülya
- "Mustafa Kemal hayallerin değil hakikatlerin adamı idi."
-
Belli belirsiz görülen şey; gölge
-
[fizik]
Bakınız görüntü
- "İnsanın aynadaki hayali."
-
[ruh bilimi]
Bakınız imge
-
Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun
- "Hayal yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış."
-
[isim]
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülya
- HAYLİ
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫaylī
-
[sıfat]
Bakınız çok
- "Akşamları Zeyno, çeşme başında hayli zor bir duruma düşüyordu."
-
[zarf]
Bakınız olabildiğince
- "Zaten şimdi artık öğrencilerden hayli uzakta kalmış bulunuyorum."
-
[sıfat]
Bakınız çok
- HAYDİ
-
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz; hadi
- "Haydi! Sen git, beni yalnız bırak, bu akşam iyi değilim."
-
Kabul ve onama bildiren bir söz
-
Hafifseme, alay etme belirten bir söz
- "Haydi oradan be maskara. Bunları başkasına anlat!"
-
"Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz
- "Haydi gelmedi, bari bir haber göndereydi!"
-
[zarf]
Bakınız haydi haydi
- "Ne kadar yaşayabilirdim? Altmış, yetmiş, doksan, haydi yüz sene."
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz; hadi
- HAYBE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaybet
-
[isim, argo]
Boş, işe yaramaz, anlamsız iş
-
[isim, argo]
Boş, işe yaramaz, anlamsız iş