İçinde hav olan 7 harfli 15 kelime var. İçerisinde HAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hav olan kelimeler listesine ya da sonu hav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAV, VAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AV, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAVLUCU
-
-
[isim]
Havlu dokuyan veya satan kimse
-
[isim]
Havlu dokuyan veya satan kimse
- HAVSALA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavṣala
-
[isim, eskimiş]
Kuşun kursağı
-
[anatomi]
Bakınız leğen
-
[mecaz]
Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi
- "Havsalasında olmadığı hâlde, karşısına çıkabilecek musibetleri öğrenmek için fal bakardı."
-
[isim, eskimiş]
Kuşun kursağı
- LAHAVLE
-
Kelime Kökeni: Arapça lāḥavle
-
[ünlem]
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz
-
[ünlem]
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz
- HAVADAR
-
Kelime Kökeni: Arapça hevā + Farsça -dār
-
[sıfat]
Havası bol, temiz olan (yer); yeleken, yeleç
- "Yüksek, havadar, nezaretli bir ev."
-
[sıfat]
Havası bol, temiz olan (yer); yeleken, yeleç
- HAVADİS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavādis̱
-
[isim]
İlgi ile karşılanabilecek haber
- "Şiirde gazete havadisini andıran bir mısra da bulunabilir."
-
[isim]
İlgi ile karşılanabilecek haber
- HAVADAN
-
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- "Havadan sözler."
-
[zarf]
Emeksiz, çaba harcanmadan
- "Benim havadan para kazandığımı mı sanıyorlar."
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- HAVLAMA
-
-
[isim]
Havlamak işi; ürüme
- "Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu."
-
[isim]
Havlamak işi; ürüme
- HAVUZCU
-
-
[isim]
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli
-
Havuz yapan kimse
-
[isim]
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli
- HAVALIK
-
-
[isim]
Bir yerin sürekli olarak havalanmasını sağlayan bacamsı delik
-
[isim]
Bir yerin sürekli olarak havalanmasını sağlayan bacamsı delik
- SAHAVET
-
Kelime Kökeni: Arapça seḫāvet
-
[isim, eskimiş]
El açıklığı, seleklik, cömertlik
-
[isim, eskimiş]
El açıklığı, seleklik, cömertlik
- HAVUZLU
-
-
[sıfat]
Havuzu olan
- "Rıza boş arsaları, ikiz pembe villaları, havuzlu bahçeyi geçti."
-
[sıfat]
Havuzu olan
- HAVASIZ
-
-
[sıfat]
Havası olmayan, hava almayan
-
Havası iyi veya yeterli olmayan
-
[mecaz]
Göz alıcı, çekici olmayan
-
[sıfat]
Havası olmayan, hava almayan
- ABUHAVA
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça havā
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız iklim
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız iklim
- BERHAVA
-
Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça hevā
-
[sıfat, eskimiş]
Havaya atılmış, uçurulmuş
-
[mecaz]
Yararsız, boş olan
-
[sıfat, eskimiş]
Havaya atılmış, uçurulmuş
- REHAVET
-
Kelime Kökeni: Arapça reḥāvet
-
[isim]
Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik
- "Bayıltıcı bir rehavet hissediyordu, uykuya çok ihtiyacı vardı ve uyudu."
-
[isim]
Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik