İçinde hav olan 7 harfli 15 kelime var. İçerisinde HAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hav olan kelimeler listesine ya da sonu hav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H V

3 Harfli Kelimeler

HAV, VAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AV, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAVLUCU

  1. [isim] Havlu dokuyan veya satan kimse
HAVSALA

Kelime Kökeni: Arapça ḥavṣala

  1. [isim, eskimiş] Kuşun kursağı
  2. [anatomi] Bakınız leğen
  3. [mecaz] Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi
    • "Havsalasında olmadığı hâlde, karşısına çıkabilecek musibetleri öğrenmek için fal bakardı." (Elif Şafak)
LAHAVLE

Kelime Kökeni: Arapça lāḥavle

  1. [ünlem] Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz
HAVADAR

Kelime Kökeni: Arapça hevā + Farsça -dār

  1. [sıfat] Havası bol, temiz olan (yer); yeleken, yeleç
    • "Yüksek, havadar, nezaretli bir ev." (Sermet Muhtar Alus)
HAVADİS

Kelime Kökeni: Arapça ḥavādis̱

  1. [isim] İlgi ile karşılanabilecek haber
    • "Şiirde gazete havadisini andıran bir mısra da bulunabilir." (Asaf Halet Çelebi)
HAVADAN

  1. [sıfat] Boş, değersiz
    • "Havadan sözler."
  2. [zarf] Emeksiz, çaba harcanmadan
    • "Benim havadan para kazandığımı mı sanıyorlar." (Muzaffer İzgü)
HAVLAMA

  1. [isim] Havlamak işi; ürüme
    • "Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu." (İhsan Oktay Anar)
HAVUZCU

  1. [isim] Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli
  2. Havuz yapan kimse
HAVALIK

  1. [isim] Bir yerin sürekli olarak havalanmasını sağlayan bacamsı delik
SAHAVET

Kelime Kökeni: Arapça seḫāvet

  1. [isim, eskimiş] El açıklığı, seleklik, cömertlik
HAVUZLU

  1. [sıfat] Havuzu olan
    • "Rıza boş arsaları, ikiz pembe villaları, havuzlu bahçeyi geçti." (Haldun Taner)
HAVASIZ

  1. [sıfat] Havası olmayan, hava almayan
  2. Havası iyi veya yeterli olmayan
  3. [mecaz] Göz alıcı, çekici olmayan
ABUHAVA

Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça havā

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız iklim
BERHAVA

Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça hevā

  1. [sıfat, eskimiş] Havaya atılmış, uçurulmuş
  2. [mecaz] Yararsız, boş olan
REHAVET

Kelime Kökeni: Arapça reḥāvet

  1. [isim] Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik
    • "Bayıltıcı bir rehavet hissediyordu, uykuya çok ihtiyacı vardı ve uyudu." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü