İçinde hav olan 6 harfli 10 kelime var. İçerisinde HAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hav olan kelimeler listesine ya da sonu hav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A H V
3 Harfli Kelimeler
HAV, VAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AV, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAVHAV
-
-
[isim]
Çocuk dilinde köpek
-
[isim]
Çocuk dilinde köpek
- HAVANA
-
-
[isim]
Küba'nın başkenti
-
[isim]
Küba'nın başkenti
- HAVYAR
-
-
[isim]
Genellikle mersin balığının salamura edilmiş yumurtası; balık yumurtası
- "İkinci alkışa dayanamayan şair havyar, şampanya getirtti."
-
[isim]
Genellikle mersin balığının salamura edilmiş yumurtası; balık yumurtası
- HAVRAN
-
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
- ARHAVİ
-
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri
- HAVALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavālī
-
[isim]
Bakınız yöre (I)
- "Adapazarı havalisinde de buna mümasil bir hadise vukua geldi."
-
[isim]
Bakınız yöre (I)
- HAVARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavārī
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri; apotr
-
[eskimiş]
Bakınız yardımcı
-
[mecaz]
Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse; apotr
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri; apotr
- HAVALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- "O murdar kokulu, ağır havalı yere..."
-
İyi, temiz hava alan; havadar
-
[mecaz]
Bir işi gereğince benimsemeyen, önemsemeyen
-
[mecaz]
Göz alıcı, çekici, albenisi olan
- "Havalı kız."
-
[mecaz]
Bakınız çalımlı
-
[teknik]
Sıkıştırılmış hava ile çalışan (alet vb.)
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- HAVALE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavāle
-
[isim]
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
- "Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor."
-
Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para
- "Ay başında havaleyi postaneye yatırdım."
-
Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt; havalename
-
[tıp]
Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri
- "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret’i kurtarırmış."
-
Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar
- "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..."
-
Yüksek ve büyük bir görünüşü olma
-
[isim]
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
- HAVACI
-
-
[isim]
Hava kuvvetlerine bağlı subay, astsubay veya er
- "Romanımızı Türk havacılarına armağan edeceğiz."
-
[isim]
Hava kuvvetlerine bağlı subay, astsubay veya er