İçinde has olan 8 harfli 29 kelime var. İçerisinde HAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında has olan kelimeler listesine ya da Sonu has ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAS, SAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AS, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HASREDİŞ
...
HASETLİK

  1. [isim] Haset olma durumu, hasetçi davranış, kıskançlık, günücülük

HASSİYUM

  1. [isim] Atom numarası 108, atom ağırlığı 269 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Hs)

TAHASSUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Korunmak için bir yere çekilme, sığınma

MÜNHASIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus
    • "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Sınırlanmış, sınırlı
    • "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."

VELHASIL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kısacası
    • "Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde." (Yahya Kemal Beyatlı)

PAHASINA

  1. karşılığında, uğruna, ... için
    • "Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu." (Ömer Seyfettin)
    • "Alınıp satılan eşyalar gibi ona paha biçmek akılsızlık olurdu." (Samiha Ayverdi)
    • "Treni kaçırmak pahasına onu bekledim."

HASIMLIK

  1. [isim] Hasım olma durumu
  2. Düşmanlık

MUHASSAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birine ayrılmış, tahsis olunmuş

TAHASSÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, özlem
    • "Neveser'in gönlünde elem bulaşığı bir tahassür, bir hicran..." (Atilla İlhan)

MUHASARA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuşatma
    • "Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit anlamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Çevirme

HASRETLİ

  1. [sıfat] Hasreti olan, özlemli
    • "İstanbul'un binlerce yüreği böyle bir inmenin hasretlisiydi." (Falih Rıfkı Atay)

HASARSIZ

  1. [sıfat] Hasarı olmayan

HASSATEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ayrıca, özellikle, bilhassa
    • "Bu bazı demagogların, hassaten, seçim propagandalarında kullandığı boş laflardan biri değildir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

HASUTLUK
...
HASTALIK

  1. [isim] Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
    • "Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım." (Haldun Taner)
  2. Ruh sağlığının bozulması durumu
  3. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk
    • "Filoksera, bağ hastalıklarının en korkuncudur."
  4. Aşırı düşkünlük, tutku
    • "Temizlik hastalığı."

MÜŞAHHAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Somut, konkre
    • "Bazen hayalim daha müşahhas olur, tanıdığım İstanbul sebillerini, mahallemizin küçük ve fakir süslü çeşmesini görür gibi olurdum." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

HASTAMSI
...
HASBİHAL
...
BİLHASSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Özellikle
    • "Koyu yeşil çuhalı uzun masanın başında sessiz, üzüntüden, heyecan ve bilhassa uykusuzluktan bitkin." (Nahid Sırrı Örik)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü