İçinde har olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde HAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında har olan kelimeler listesine ya da sonu har ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Har Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H R

3 Harfli Kelimeler

HAR

2 Harfli Kelimeler

AH, AR, HA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HARILTI

  1. [isim] Harıldama sırasında çıkan sesin adı
MUHARİP

Kelime Kökeni: Arapça muḥārib

  1. [isim, askerlik] Bakınız savaşçı
TAHARET

Kelime Kökeni: Arapça ṭahāret

  1. [isim] Temizlik, temiz olma
  2. Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra suyla temizlenme
  3. [din bilimi] İslam dinine göre ibadetten önce vücudu ve giyecekleri namaza engel olan kirlerden ve pisliklerden arındırmak şeklindeki temizlik
HAREKET

Kelime Kökeni: Arapça ḥareket

  1. [isim] Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    • "Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız davranış
    • "Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır." (Halide Edip Adıvar)
  3. Yola çıkma
    • "Hareketimiz iki gün ertelendi."
  4. [fizik] Bir cismin bütününün veya bir kısmının yerini, konumunu veya durumunu değiştirmesi; devinim, aksiyon
  5. Belirli bir amaca varmak veya bir düşünceyi yerleştirmek için birbiri ardınca yapılan faaliyetler dizisi; akım
    • "Türkçülük hareketi. Dilde özleşme hareketi."
  6. Toplu olarak ufak çapta başkaldırma
  7. [coğrafya] Bakınız deprem
    • "Ben diyor, hareket olurken Eminönü'nde idim." (Memduh Şevket Esendal)
  8. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri
    • "Hareket cetveli. Hareket memuru."
  9. [felsefe, fizyoloji] Bakınız devinim
  10. [müzik] Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi
  11. [spor] Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi
  12. [ticaret] Fiyat vb. sayıların, değerlerin değişmesi
HARESİZ

  1. [sıfat] Haresi olmayan; menevişsiz
HARÇLIK

  1. [isim] Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para
    • "Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı." (Lâtife Tekin)
HARAÇÇI

  1. [isim] Haraç alan kimse
  2. [tarih] Haraç toplamakla görevli olan kimse
HARBİCİ

  1. [sıfat] Bakınız doğrucu
HAREKAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥarekāt

  1. [isim, eskimiş] Davranışlar, işler
  2. [askerlik] Belli bir amaç gözetilerek bir askerî birliğe yaptırılan manevra, çarpışma, çevirme, kovalama vb. işler
    • "Askerî harekâtın durmasına neden olan gerekçelerden birisi, harekât başladığı gün vuku bulan bir huzursuzluk sebebiyle cephe komutanının Erzurum’a dönmek durumunda kalmasıdır." (Mustafa Zenginbaş)
İNTİHAR

Kelime Kökeni: Arapça intiḥār

  1. [isim] Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
    • "Cinayetlerin ve intiharların sebebi kudret ve imkân arasındaki dengesizliktir." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Hayatını tehlikeye düşürecek aşırı davranış veya iş
MUAHHAR

Kelime Kökeni: Arapça muʾaḫḫar

  1. [sıfat, eskimiş] Sonraki, sonradan gelen, ertelenmiş, daha sonraki
HARÇSIZ

  1. [sıfat] Harcı olmayan
MAHARET

Kelime Kökeni: Arapça mahāret

  1. [isim] Bakınız beceri
    • "Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir." (Cemil Meriç)
İFTİHAR

Kelime Kökeni: Arapça iftiḫār

  1. [isim] Bakınız övünme
    • "Bu kararı size tebliğ ederken çok derin bir inşirah ve iftihar duyduğumu ehemmiyetle kaydetmek isterim." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
HARARET

Kelime Kökeni: Arapça ḥarāret

  1. [isim] Bakınız sıcaklık
    • "İspirto tatlı bir hararetle midesini alazladı." (Refik Halit Karay)
  2. Susama, susuzluk
    • "Çay, harareti giderir."
  3. [mecaz] Coşkunluk, ateşlilik
    • "Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı," (Peyami Safa)
HARABAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫarābāt

  1. [isim, eskimiş] Harabeler
  2. [edebiyat] Bakınız meyhane
HARCAMA

  1. [isim] Harcamak işi; sarf
  2. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider
    • "Bildiğim kadarıyla o, lüks tüketime girecek harcamalara karşı idi." (Adalet Ağaoğlu)
TOHARCA

  1. [isim] Orta Asya'da kullanılmış olan eski bir Hint-Avrupa dili
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
BUHARLI

  1. [sıfat] Buharı olan
  2. Buhar gücü ile çalışan
HARAÇLI

  1. [sıfat] Haraca bağlanmış, vergi ödeyen
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü