İçinde har olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde HAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında har olan kelimeler listesine ya da sonu har ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Har Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAR
2 Harfli Kelimeler
AH, AR, HA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HARILTI
-
-
[isim]
Harıldama sırasında çıkan sesin adı
-
[isim]
Harıldama sırasında çıkan sesin adı
- MUHARİP
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥārib
-
[isim, askerlik]
Bakınız savaşçı
-
[isim, askerlik]
Bakınız savaşçı
- TAHARET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭahāret
-
[isim]
Temizlik, temiz olma
-
Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra suyla temizlenme
-
[din bilimi]
İslam dinine göre ibadetten önce vücudu ve giyecekleri namaza engel olan kirlerden ve pisliklerden arındırmak şeklindeki temizlik
-
[isim]
Temizlik, temiz olma
- HAREKET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥareket
-
[isim]
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
- "Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı."
-
Bakınız davranış
- "Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır."
-
Yola çıkma
- "Hareketimiz iki gün ertelendi."
-
[fizik]
Bir cismin bütününün veya bir kısmının yerini, konumunu veya durumunu değiştirmesi; devinim, aksiyon
-
Belirli bir amaca varmak veya bir düşünceyi yerleştirmek için birbiri ardınca yapılan faaliyetler dizisi; akım
- "Türkçülük hareketi. Dilde özleşme hareketi."
-
Toplu olarak ufak çapta başkaldırma
-
[coğrafya]
Bakınız deprem
- "Ben diyor, hareket olurken Eminönü'nde idim."
-
Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri
- "Hareket cetveli. Hareket memuru."
-
[felsefe, fizyoloji]
Bakınız devinim
-
[müzik]
Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi
-
[spor]
Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi
-
[ticaret]
Fiyat vb. sayıların, değerlerin değişmesi
-
[isim]
Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
- HARESİZ
-
-
[sıfat]
Haresi olmayan; menevişsiz
-
[sıfat]
Haresi olmayan; menevişsiz
- HARÇLIK
-
-
[isim]
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para
- "Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı."
-
[isim]
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para
- HARAÇÇI
-
-
[isim]
Haraç alan kimse
-
[tarih]
Haraç toplamakla görevli olan kimse
-
[isim]
Haraç alan kimse
- HARBİCİ
-
-
[sıfat]
Bakınız doğrucu
-
[sıfat]
Bakınız doğrucu
- HAREKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥarekāt
-
[isim, eskimiş]
Davranışlar, işler
-
[askerlik]
Belli bir amaç gözetilerek bir askerî birliğe yaptırılan manevra, çarpışma, çevirme, kovalama vb. işler
- "Askerî harekâtın durmasına neden olan gerekçelerden birisi, harekât başladığı gün vuku bulan bir huzursuzluk sebebiyle cephe komutanının Erzurum’a dönmek durumunda kalmasıdır."
-
[isim, eskimiş]
Davranışlar, işler
- İNTİHAR
-
Kelime Kökeni: Arapça intiḥār
-
[isim]
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
- "Cinayetlerin ve intiharların sebebi kudret ve imkân arasındaki dengesizliktir."
-
[mecaz]
Hayatını tehlikeye düşürecek aşırı davranış veya iş
-
[isim]
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
- MUAHHAR
-
Kelime Kökeni: Arapça muʾaḫḫar
-
[sıfat, eskimiş]
Sonraki, sonradan gelen, ertelenmiş, daha sonraki
-
[sıfat, eskimiş]
Sonraki, sonradan gelen, ertelenmiş, daha sonraki
- HARÇSIZ
-
-
[sıfat]
Harcı olmayan
-
[sıfat]
Harcı olmayan
- MAHARET
-
Kelime Kökeni: Arapça mahāret
-
[isim]
Bakınız beceri
- "Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir."
-
[isim]
Bakınız beceri
- İFTİHAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iftiḫār
-
[isim]
Bakınız övünme
- "Bu kararı size tebliğ ederken çok derin bir inşirah ve iftihar duyduğumu ehemmiyetle kaydetmek isterim."
-
[isim]
Bakınız övünme
- HARARET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥarāret
-
[isim]
Bakınız sıcaklık
- "İspirto tatlı bir hararetle midesini alazladı."
-
Susama, susuzluk
- "Çay, harareti giderir."
-
[mecaz]
Coşkunluk, ateşlilik
- "Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı,"
-
[isim]
Bakınız sıcaklık
- HARABAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarābāt
-
[isim, eskimiş]
Harabeler
-
[edebiyat]
Bakınız meyhane
-
[isim, eskimiş]
Harabeler
- HARCAMA
-
-
[isim]
Harcamak işi; sarf
-
Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider
- "Bildiğim kadarıyla o, lüks tüketime girecek harcamalara karşı idi."
-
[isim]
Harcamak işi; sarf
- TOHARCA
-
-
[isim]
Orta Asya'da kullanılmış olan eski bir Hint-Avrupa dili
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Orta Asya'da kullanılmış olan eski bir Hint-Avrupa dili
- BUHARLI
-
-
[sıfat]
Buharı olan
-
Buhar gücü ile çalışan
-
[sıfat]
Buharı olan
- HARAÇLI
-
-
[sıfat]
Haraca bağlanmış, vergi ödeyen
-
[sıfat]
Haraca bağlanmış, vergi ödeyen