İçinde har olan 6 harfli 29 kelime var. İçerisinde HAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında har olan kelimeler listesine ya da Sonu har ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAR

2 Harfli Kelimeler

AH, AR, HA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HARMAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi
    • "Akşam vakti ırgatlarla beraber harman savururum." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Harmanı kaldırmaktan başka bir şey düşünmüyordu." (Sevinç Çokum)
  2. Bu işin yapıldığı yer veya mevsim
    • "Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi
    • "Çay harmanı. Tütün harmanı."
  4. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon

HARABİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Meyhaneye giden, âlemci
    • "Ne harabiyim ne harabatiyim / Kökü mazide olan atiyim." (Yahya Kemal Beyatlı)

HARAZA

  1. [isim] Kavga, gürültü, karışıklık
    • "Yine mi kavga erenler? Yine mi haraza?" (Aka Gündüz)
  2. Öfke, sinir

AHARCI
...
HARAŞO

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Bir tür yün örgüsü

HARAMİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hırsız, haydut, eşkıya
    • "Olur mu canım, bu kudurmuş, şehirde, bunca haraminin ortasında nasıl yalnız kalır Suat, nasıl bensiz yaşar!" (Atilla İlhan)

HUNHAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kana susamış, kan dökücü

HARABE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, kalıntı
    • "Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Yıkılmış veya yıkılmaya yüz tutmuş yapı, yıkı
    • "Bu harabenin bir değirmen olduğunu hatırladım." (Sait Faik Abasıyanık)

HARELİ

  1. [sıfat] Haresi olan
    • "Elinde şampanya bardağı, dişlerinin arasında bir sap karanfil, hareli gözleri süzgün." (Atilla İlhan)

HARTUÇ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kartuş

HARARE
...
HARPUT
...
HARNUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Keçiboynuzu

HARİTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularla ilgili yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı
    • "Koca Rumeli, Edirne'si, Selanik'i, Manastır'ı, Yanya'sı, Kosova'sı, İşkodra'sı ile imparatorluk haritasından silinmişti." (Yusuf Ziya Ortaç)

HAREKE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret

HARLAK

  1. [isim] Harıltı ile akan su, çağlayan

MAZHAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin ortaya çıktığı, göründüğü yer veya kimse
  2. [sıfat] Bir iyiliğe erişmiş, erişen (kimse)

HARRAN
...
HARİCİ
...
HARDAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Turpgillerden, 100-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan, tadı acı ve bir yıllık bir bitki (Brassica nigra)
  2. Bu tohumun toz durumuna getirilmiş veya sirke ile karıştırılarak yapılmış macunu
    • "Sofra hardalı."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü