İçinde hane olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde HANE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hane olan kelimeler listesine ya da sonu hane ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E H N

4 Harfli Kelimeler

HANE

3 Harfli Kelimeler

HAN, NAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AN, EH, EN, HA, HE, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİLEHANE

Kelime Kökeni: Farsça çille + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Dervişlerin çile doldurdukları yer
    • "Böyle bir hücreye bu kadar çok pencerenin açılmış olması alışık olduğumuz çilehane tasavvuruna aykırı görünmektedir." (Şevket Kâmil Akar)
SEMAHANE

Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça ḫāne

  1. [isim] Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm
İNEKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe inek + Farsça ḫāne

  1. [isim] İneklerin barındığı yer
BAHANELİ

  1. [sıfat] Bahanesi olan
    • "İşte burada diyebiliriz ki tüketim çılgınlığının başlıca sebebi yaşanılan bu bahaneli doyumsuzluk." (Ayşegül Akakuş Akgün)
DARPHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḍarb + Farsça ḫāne

  1. [isim] Madenî para basılan yer
    • "Darphane binası, Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda, Aya İrini’nin az aşağısında yer almaktadır." (Adnan Özyalçıner)
YAZIHANE

Kelime Kökeni: Türkçe yazı + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız büro
    • "Yazıhaneye girdi, kâtiple camekânlı bölmede konuşuyor." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız yazı masası
    • "Ufak bir odaydı burası, köhne iki maroken koltuk, birkaç tahta iskemle, iki ucuz yazıhane ile döşenmişti." (Attilâ İlhan)
DERSHANE

Kelime Kökeni: Arapça ders + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız derslik
    • "Genç kızlığın bütün şakraklığı dershaneyi kapladı, her kafadan bir ses çıkıyordu." (Aka Gündüz)
  2. Öğrencilere okul dışında para ile ders veren özel kuruluş
İPEKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe ipek + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Kozaların, ipek çilesi durumuna getirilmesi için işlendiği yer
FATİHANE

Kelime Kökeni: Arapça fātiḥ + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Fatih gibi, fatihe benzercesine
    • "Padişahlık ricalinin en ziyade fatihane düşüneni idi." (Yahya Kemal Beyatlı)
BESİHANE

Kelime Kökeni: Türkçe besi + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız besi çiftliği
SEFİHANE

Kelime Kökeni: Arapça sefīh + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız alçakça
ORHANELİ

  1. [isim] Bursa iline bağlı ilçelerden biri
BOZAHANE

Kelime Kökeni: Türkçe boza + Farsça ḫāne

  1. [isim] Boza yapılan yer
  2. Boza içilen yer
BOYAHANE

Kelime Kökeni: Türkçe boya + Farsça ḫāne

  1. [isim] Boya işleri yapılan yer
UMUMHANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿumūm + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız genelev
HALIHANE

Kelime Kökeni: Türkçe halı + Farsça ḫāne

  1. [isim] Halı dokunan yer
ŞİFAHANE

Kelime Kökeni: Arapça şifāʾ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız hastane
BİRAHANE

Kelime Kökeni: İtalyanca birra + Farsça ḫāne

  1. [isim] Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
    • "Dün akşam Reha Bey bana oturduğumuz birahanede muharrir Ahmet Rasim Bey'i de tanıttı." (Osman Cemal Kaygılı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü