İçinde hane olan 10 harfli 35 kelime var. İçerisinde HANE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hane olan kelimeler listesine ya da sonu hane ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
HANE
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, EH, EN, HA, HE, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAADETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça saʿādet + Farsça ḫāne
-
[isim]
Yüksek rütbeli kimselerin evi
-
Mutluluk ve huzur içinde yaşanılan yer
-
[isim]
Yüksek rütbeli kimselerin evi
- DERSHANECİ
-
-
[isim]
Dershane işleten kimse
-
[isim]
Dershane işleten kimse
- MAHPUSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- KIRAATHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳirāʾat + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kahvehane
- "Burasını otel mi zannettin, kıraathane mi?"
-
Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kahvehane
- ABDESTHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + dest + ḫāne
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- "Koridorda kimselerin bulunmamasına sevindim ve süratle abdesthaneye yürüdüm."
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- HAŞHAŞHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaşḫāş + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Haşhaşın işlendiği yer
-
[isim, eskimiş]
Haşhaşın işlendiği yer
- DEFTERHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça defter + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire
- CEPHANELİK
-
-
[isim]
Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer
- "İnsan düşünmeden edemiyor, acaba Türkiye'de de bu tür bir tomografik tarama cihazının tespit ettiği bir cephanelik vurulmuş olabilir mi?"
-
[isim]
Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer
- DOKUMAHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe dokuma + Farsça ḫāne
-
[isim]
Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer
- "Üç yüz otomatik dokuma tezgâhının, kulakları sağır eden bir şakırtıyla çalıştığı dokumahane toz içindeydi."
-
[isim]
Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer
- DEVLETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça devlet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz
- "Ne bendeniz bendehaneye girebildim ne de Nuri Beyefendi devlethanelerini teşrif edebildiler."
-
[isim, eskimiş]
Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz
- YOĞURTHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe yoğurt + Farsça ḫāne
-
[isim]
Yoğurt yapılan yer
-
[isim]
Yoğurt yapılan yer
- MİSKİNHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça miskīn + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız miskinler tekkesi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız miskinler tekkesi
- GÜDERİHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça gevderī + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Güderinin yapıldığı yer
-
[isim, eskimiş]
Güderinin yapıldığı yer
- VAFTİZHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim, din bilimi]
Vaftiz yapılan yer
-
[isim, din bilimi]
Vaftiz yapılan yer
- İBADETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız mabet
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız mabet
- PATRİKHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim]
Patriğin makamı
-
Patriğin görev yaptığı bina
- "Dimitro'nun babası patrikhanede memurdu."
-
[isim]
Patriğin makamı
- HANENDELİK
-
-
[isim]
Hanende olma durumu; şarkıcılık, okuyuculuk
-
[isim]
Hanende olma durumu; şarkıcılık, okuyuculuk
- NAKKARHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳḳār + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
-
Bu takımın bulunduğu yer
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
- TEŞRİHHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīḥ + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Otopsi yapılan yer
-
Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer
-
[isim, eskimiş]
Otopsi yapılan yer
- HALVETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalvet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
- "… her seferinde muvaffak olarak karısını nazikçe, incitmeden halvethaneye sürüklerdi."
-
Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer