İçinde han olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLHANLIK
-
-
[isim]
İlhan olma durumu
-
Kendi topraklarında oturan çeşitli ulusları egemenliği altında toplayan devlet biçimi; imparatorluk
-
Böyle bir devletin yönetimi altındaki ülkelerin bütünü
-
[isim]
İlhan olma durumu
- HANIMAĞA
-
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- "Amacı birkaç tane kamyon almak olan hanımağanın yanında takım elbiseli bir sağ kolu da var, ancak sağ kol bir önceki stantta satıcıyla konuşurken hanımağa başka bir stanttaki kamyonlara bakmak üzere ilerlemiş."
-
Kadınlar koğuşunda kalanlara baskıyla hükmeden, onların eşya ve mallarını yöneten kadın
- "Hanımağa Kara Fatma da elleri arkasına bağlı volta atıyordu koğuş boyunca."
-
[mecaz]
Hâl ve tavırlarıyla ağır başlı ve güçlü, işinde gücünde, becerikli kadın
- "Kayınvalide de kızın annesi gibi emreden, hanımağa özelliğinde bir kadındı."
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- HALIHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe halı + Farsça ḫāne
-
[isim]
Halı dokunan yer
-
[isim]
Halı dokunan yer
- DARPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḍarb + Farsça ḫāne
-
[isim]
Madenî para basılan yer
- "Darphane binası, Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda, Aya İrini’nin az aşağısında yer almaktadır."
-
[isim]
Madenî para basılan yer
- İPEKHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe ipek + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Kozaların, ipek çilesi durumuna getirilmesi için işlendiği yer
-
[isim, eskimiş]
Kozaların, ipek çilesi durumuna getirilmesi için işlendiği yer
- HANDİKAP
-
Kelime Kökeni: İngilizce handicap
-
[isim]
Bakınız engel
- "Esaslı dokümantasyona ve teknik hünerlere karşın, en büyük handikapları, bu yaşanmışlık sıcaklığından yoksun oluşları idi."
-
At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması
-
[isim]
Bakınız engel
- FATİHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça fātiḥ + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Fatih gibi, fatihe benzercesine
- "Padişahlık ricalinin en ziyade fatihane düşüneni idi."
-
[zarf, eskimiş]
Fatih gibi, fatihe benzercesine
- HANCILIK
-
-
[isim]
Hancının yaptığı iş
-
[isim]
Hancının yaptığı iş
- MİHANİKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça miḫānikī
-
[sıfat, eskimiş]
Düşünmeden, ölçülerek değil de yalnızca alışkanlığın verdiği kolaylıkla veya yalnız kasların hareketiyle yapılan (iş, hareket vb.)
- "Mihaniki bir sükûn ile keserini eline aldı."
-
[sıfat, eskimiş]
Düşünmeden, ölçülerek değil de yalnızca alışkanlığın verdiği kolaylıkla veya yalnız kasların hareketiyle yapılan (iş, hareket vb.)
- İNEKHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe inek + Farsça ḫāne
-
[isim]
İneklerin barındığı yer
-
[isim]
İneklerin barındığı yer
- HANIMCIK
-
-
[isim]
Hanımlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Yalvarırım hanımcığım, beni beyin yanına çıkarmayınız, utancımdan yerlere geçerim."
-
[isim]
Hanımlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- REYHANLI
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- HEKİMHAN
-
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
- SARIHANİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Hanigillerden, oval gövdeli, vücudu ve burnu küçük pullarla kaplı, kızıl sarı renkli, tatlı su levreğine benzer kemikli bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas)
-
[isim, hayvan bilimi]
Hanigillerden, oval gövdeli, vücudu ve burnu küçük pullarla kaplı, kızıl sarı renkli, tatlı su levreğine benzer kemikli bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas)
- UMUMHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿumūm + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız genelev
-
[isim, eskimiş]
Bakınız genelev
- BOYAHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe boya + Farsça ḫāne
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
- DERSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ders + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız derslik
- "Genç kızlığın bütün şakraklığı dershaneyi kapladı, her kafadan bir ses çıkıyordu."
-
Öğrencilere okul dışında para ile ders veren özel kuruluş
-
[isim]
Bakınız derslik
- GAZELHAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ġazel + Farsça -ḫvān
-
[isim, müzik]
Gazel okuyan, gazel söyleyen kimse
-
[isim, müzik]
Gazel okuyan, gazel söyleyen kimse
- BAHANELİ
-
-
[sıfat]
Bahanesi olan
- "İşte burada diyebiliriz ki tüketim çılgınlığının başlıca sebebi yaşanılan bu bahaneli doyumsuzluk."
-
[sıfat]
Bahanesi olan
- MUHANNET
-
Kelime Kökeni: Arapça muḫannes̱
-
[sıfat, ağızlardan]
Alçak, namert olan (kimse)
- "En güzeli vakitlice ölümdür, muhannete muhtaç olmadan."
-
[sıfat, ağızlardan]
Alçak, namert olan (kimse)