İçinde han olan 7 harfli 41 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H N

3 Harfli Kelimeler

HAN, NAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AN, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TOPHANE

Kelime Kökeni: Türkçe top + Farsça ḫāne

  1. [isim, tarih] Top yapılan, top dökülen yer
  2. Topçu askerinin eğitildiği yer
SALHANE

Kelime Kökeni: Arapça salḫ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
    • "Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır." (Asaf Halet Çelebi)
BARHANA

Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız barhane (II)
BUZHANE

Kelime Kökeni: Türkçe buz + Farsça ḫāne

  1. [isim] Buz yapılan yer
  2. Soğuk hava deposu
    • "Obruk peyniri has peynirdi. Tulum peyniri derlerdi kentte. Şimdikiler buzhane peyniriydi." (Osman Şahin)
BARHANE

Kelime Kökeni: Farsça ber + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız berhane
MEYHANE

Kelime Kökeni: Farsça mey + ḫāne

  1. [isim] İçki satılan ve içilen eğlence yeri; harabat
    • "Meyhaneden çıktığında sarhoş kafayla bir esir gemisine binmiş, güvertede sızıp kalmıştı." (İhsan Oktay Anar)
KEHANET

Kelime Kökeni: Arapça kehānet

  1. [isim] Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
    • "Peki, bu aynada beliren kehanetlerin bir bir gerçekleşmesine ne diyeceksin?" (İhsan Oktay Anar)
KUŞHANE

Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
SÜTHANE

Kelime Kökeni: Türkçe süt + Farsça ḫāne

  1. [isim] Süt ve süt ürünleri üretilen ve satılan yer
    • "Diyojen'le beraber oturduğu kulübesinden iki günde bir inip de eski dostu hemşehrisi Pandeli ustanın süthanesinde sabahları süt içerken rastlıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
ŞİŞHANE

Kelime Kökeni: Farsça şeş + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Namlusu altı yivli tüfek veya top
HANUMAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫānmān

  1. [isim, eskimiş] Ev bark, ocak
ISFAHAN

Kelime Kökeni: Farsça iṣfahān

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
MÜNHANİ

Kelime Kökeni: Arapça munḥanī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız eğri
HANENDE

Kelime Kökeni: Farsça ḫvānende

  1. [isim, eskimiş, müzik] Bakınız şarkıcı
    • "O hanende denilen yılışık boşboğaza ne diyeyim?" (Sermet Muhtar Alus)
TARHANA

Kelime Kökeni: Farsça terḫāne

  1. [isim] İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılan çorba malzemesi
  2. Bakınız tarhana çorbası
REYHANİ

Kelime Kökeni: Arapça reyḥānī

  1. [sıfat] İnce nakışlı
  2. [isim] Arap harfleriyle yazılan bir yazı türü
HANDOUT

Kelime Kökeni: İngilizce handout

  1. [isim] Bakınız el notu
HANGİSİ

  1. [zamir] "Kim, hangi şey" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Bende olmayanın hangisini sonradan edinebilirim?" (Ayla Kutlu)
KÜLHANİ

Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız külhanbeyi
    • "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [ünlem] Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
    • "Külhani, bak neler de biliyor!"
FERHANE

Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü