İçinde han olan 7 harfli 41 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOPHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe top + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Top yapılan, top dökülen yer
-
Topçu askerinin eğitildiği yer
-
[isim, tarih]
Top yapılan, top dökülen yer
- SALHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça salḫ + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- "Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- BARHANA
-
Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız barhane (II)
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız barhane (II)
- BUZHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe buz + Farsça ḫāne
-
[isim]
Buz yapılan yer
-
Soğuk hava deposu
- "Obruk peyniri has peynirdi. Tulum peyniri derlerdi kentte. Şimdikiler buzhane peyniriydi."
-
[isim]
Buz yapılan yer
- BARHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ber + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız berhane
-
[isim, eskimiş]
Bakınız berhane
- MEYHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça mey + ḫāne
-
[isim]
İçki satılan ve içilen eğlence yeri; harabat
- "Meyhaneden çıktığında sarhoş kafayla bir esir gemisine binmiş, güvertede sızıp kalmıştı."
-
[isim]
İçki satılan ve içilen eğlence yeri; harabat
- KEHANET
-
Kelime Kökeni: Arapça kehānet
-
[isim]
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
- "Peki, bu aynada beliren kehanetlerin bir bir gerçekleşmesine ne diyeceksin?"
-
[isim]
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme; kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
- KUŞHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
-
[isim, eskimiş]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
- SÜTHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe süt + Farsça ḫāne
-
[isim]
Süt ve süt ürünleri üretilen ve satılan yer
- "Diyojen'le beraber oturduğu kulübesinden iki günde bir inip de eski dostu hemşehrisi Pandeli ustanın süthanesinde sabahları süt içerken rastlıyorum."
-
[isim]
Süt ve süt ürünleri üretilen ve satılan yer
- ŞİŞHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça şeş + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Namlusu altı yivli tüfek veya top
-
[isim, eskimiş]
Namlusu altı yivli tüfek veya top
- HANUMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫānmān
-
[isim, eskimiş]
Ev bark, ocak
-
[isim, eskimiş]
Ev bark, ocak
- ISFAHAN
-
Kelime Kökeni: Farsça iṣfahān
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
- MÜNHANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥanī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız eğri
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız eğri
- HANENDE
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫvānende
-
[isim, eskimiş, müzik]
Bakınız şarkıcı
- "O hanende denilen yılışık boşboğaza ne diyeyim?"
-
[isim, eskimiş, müzik]
Bakınız şarkıcı
- TARHANA
-
Kelime Kökeni: Farsça terḫāne
-
[isim]
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılan çorba malzemesi
-
Bakınız tarhana çorbası
-
[isim]
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılan çorba malzemesi
- REYHANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça reyḥānī
-
[sıfat]
İnce nakışlı
-
[isim]
Arap harfleriyle yazılan bir yazı türü
-
[sıfat]
İnce nakışlı
- HANDOUT
-
Kelime Kökeni: İngilizce handout
-
[isim]
Bakınız el notu
-
[isim]
Bakınız el notu
- HANGİSİ
-
-
[zamir]
"Kim, hangi şey" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Bende olmayanın hangisini sonradan edinebilirim?"
-
[zamir]
"Kim, hangi şey" anlamlarında kullanılan bir söz
- KÜLHANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir."
-
[ünlem]
Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
- "Külhani, bak neler de biliyor!"
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- FERHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
-
[isim, eskimiş]
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray