İçinde han olan 6 harfli 24 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H N

3 Harfli Kelimeler

HAN, NAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AN, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PİNHAN

Kelime Kökeni: Farsça pinhān

  1. [sıfat, eskimiş] Gizli, saklı, gizlenmiş
HANLIK

  1. [isim] Han olma durumu
    • "Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Hanın egemenliğindeki ülke
    • "Kırım Hanlığı."
  3. Hanın yönetimi
SEYHAN

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
HANTAL

  1. [sıfat] Kocaman, iri, kaba
    • "Epey iri ve hantal bir vücudu vardı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. İşi, davranışları kaba ve yavaş
    • "Suat onun yanında kendini iri yarı ve hantal hissetti, bırakıp kaçası geldi." (Attilâ İlhan)
BAHANE

Kelime Kökeni: Farsça bahāne

  1. [isim] Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep; mazeret
    • "Birtakım bahanelerle elimden kurtulacağını mı sanıyorsun?" (Ahmet Muhip Dıranas)
HANDAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫandān

  1. [sıfat, eskimiş] Gülen, neşeli olan (kimse)
HANEFİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥanefī

  1. [isim, din bilimi] İslamiyet'in dört Sünni mezhebinden biri
  2. Bu mezhepten olan kimse
HANÖNÜ

  1. [isim] Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
HANÇER

Kelime Kökeni: Arapça ḫancer

  1. [isim] Ucu eğri ve sivri, kamaya benzer, silah olarak kullanılan bir bıçak türü
KÜLHAN

Kelime Kökeni: Farsça kulḫan

  1. [isim] Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak; cehennemlik
    • "Evin bir ucunda bir fırın, öbür ucunda bir külhan vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AŞHANE

Kelime Kökeni: Türkçe aş + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız aşevi
  2. [ağızlardan] Bakınız mutfak
İHANET

Kelime Kökeni: Arapça ihānet

  1. [isim] Arkadan vurma, hainlik etme
    • "İhanetin böylesini tarih kabul etmez, kusardı." (Tarık Buğra)
  2. Evlilikte, sevgide aldatma, sadakatsizlik
  3. Gerektiğinde yardımda bulunmama, bir kimsenin güvenini yok etme
RUHANİ

Kelime Kökeni: Arapça rūḥānī

  1. [sıfat] Ruhla ilgili
    • "Ruhani bir cazibe Turhan'ı türbeye çekti." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. [din bilimi] Din ve mezhep işlerini ele alan, bunlarla ilgili bulunan
    • "Muhterem Hatun patrik meclisiyle ruhani meclisin nasihatlerini dinleyerek kızını, büyük emîre zevce olarak verdi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [din bilimi] Bakınız manevi, cismani karşıtı
    • "Bunu artık ne pahasına ödersem ödeyeyim, duymuş olduğum bu ruhani haz, bana kâfidir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. [isim] Ruhlar âlemine mensup olan varlık
DUAHAN

Kelime Kökeni: Arapça duʿāʾ + Farsça -ḫvān

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Dua okuyucu
CHANGE

Kelime Kökeni: İngilizce change

  1. [isim, ekonomi] Bakınız para değişimi
HANGAR

Kelime Kökeni: Fransızca hangar

  1. [isim] Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer
    • "Burası hangar genişliğinde bir üst kat." (Ahmet Ümit)
ŞAHANE

Kelime Kökeni: Farsça şāhāne

  1. [sıfat, eskimiş] Hükümdarla ilgili, hükümdara özgü olan
  2. [eskimiş] Hükümdara yakışacak durumda olan
  3. [mecaz] Çok güzel, mükemmel, üstün nitelikli
    • "Bu şahane tespitlere bazı müdahaleler yapalım." (Cemil Meriç)
BURHAN

Kelime Kökeni: Arapça burhān

  1. [isim] Bakınız kanıt
  2. [mantık] Bakınız belgit
SOLHAN

  1. [isim] Bingöl iline bağlı ilçelerden biri
LAHANA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki; dürme, kelem (Brassica oleracea)
  2. [mecaz] Kat kat elbise giymiş kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü