İçinde han olan 12 harfli 25 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H N

3 Harfli Kelimeler

HAN, NAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AN, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAHAFFUZHANE

Kelime Kökeni: Arapça taḥaffuẓ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu
KÜLHANBEYLİK

  1. [isim] Külhanbeyi olma durumu; apaşlık
  2. Külhanbeyine yakışır davranış; apaşlık
HANIMPARMAĞI

  1. [isim] Parmak biçiminde bir tür hamur tatlısı
  2. [bitki bilimi] Uzun taneli bir tür üzüm
MÜRETTİPHANE

Kelime Kökeni: Arapça murettib + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dizgi yeri
    • "Mürettiphanede operatörler İhsan Baba'nın etrafını çevirmişler." (Attilâ İlhan)
MUVAKKİTHANE

Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳit + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Zamanı belirlemek için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu, genellikle büyük camilerin yanında yer alan, muvakkitlerin görev yaptığı yer veya bina
    • "Burası yarı mektep, yarı medrese bir yer. Ön tarafı muvakkithane." (Orhan Seyfi Orhon)
MÜCELLİTHANE

Kelime Kökeni: Arapça mucellid + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ciltevi
PİSKOPOSHANE

Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne

  1. [isim] Bakınız piskoposluk
TIMARHANELİK

  1. [sıfat] Tımarhaneye kapatılmasını gerektirecek kadar akıl hastası olan
    • "Vaziyet o kadar gergin bir hâle gelmişti ki böyle bir teselliye düşebilmek için tımarhanelik hasta olmak lazımdı." (Necip Fazıl Kısakürek)
CEPHANECİLİK

  1. [isim] Cephanecinin yaptığı iş
MEYHANECİLİK

  1. [isim] Meyhane işletme işi
HANÇERLENMEK

  1. [nesnesiz] Hançerle yaralanmak veya öldürülmek
TENEFFÜSHANE

Kelime Kökeni: Arapça teneffus + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Genellikle okullarda, ders aralarında dinlenmek için öğrencilerin çıktığı salon veya bahçe
    • "Gezintilerini ve jimnastiğini üstü örtülü teneffüshanede yapıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
SIRMAKEŞHANE

Kelime Kökeni: Türkçe sırma + Farsça -keş + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Sırma yapılan yer
ÇAYHANECİLİK

  1. [isim] Çayhanecinin yaptığı iş
ALLAMEİCİHAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme + cihān

  1. [sıfat] Çok bilgili
BAHANESİZLİK

  1. [isim] Bahanesiz olma durumu
    • "Bahanesizlik insanı yabanileştiriyordu. Onursuz, gurursuz, dilsiz, vahşi bir hayvan gibi hissediyordum kendimi." (Hakan Bıçakcı)
HANTALLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Hantal bir duruma gelmek
FOTOĞRAFHANE

Kelime Kökeni: Fransızca photographe + Farsça ḫāne

  1. [isim] Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer; fotoğrafçı
    • "Fotoğrafhanenin yapay ev dekoru içinde, dal inceliğinde bir genç kadın, iki parmağını şakağına dayamış düşünüyordu." (Attilâ İlhan)
KIRAATHANECİ

  1. [isim] Kıraathane işleten kimse
AMELİYATHANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt + Farsça hāne

  1. [isim] Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm
    • "Ameliyathanenin yanında koğuşta yatıyor; girip çıkarken gidip bakıyorum, daima su istiyor." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü