İçinde han olan 11 harfli 37 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEFARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça sefāret + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız elçilik
- "Sefarethanenin bizzat kendi memurları bile on ikiye kadar binayı terk etme emrini almışlardır."
-
[isim]
Bakınız elçilik
- KÜTÜPHANECİ
-
-
[isim]
Kütüphanede görevli kimse; bibliyotekçi
-
Kütüphanelerde işlerin yürütülmesini sağlayan, kütüphanecilik öğrenimi görmüş kimse; kitaplık bilimci, bibliyotekçi
-
[isim]
Kütüphanede görevli kimse; bibliyotekçi
- KARAHANLICA
-
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız Karahanlı Türkçesi
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız Karahanlı Türkçesi
- CİHANGİRANE
-
Kelime Kökeni: Farsça cihāngīrāne
-
[zarf]
Cihangire yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Cihangire yakışan
- "İspat etti ki bir zaman bir aşiretten cihangirane bir devlet çıkaran bu millet o cihangirane devletten bugün bir Türk vatanı çıkaracak kudrettedir."
-
[zarf]
Cihangire yakışır bir biçimde
- HANIMLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Hanım durumuna gelmek
-
[nesnesiz]
Hanım durumuna gelmek
- HUMBARAHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫumbere + ḫāne
-
[isim, tarih]
Humbara yapılan fabrika; kumbarahane
-
Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri
-
[isim, tarih]
Humbara yapılan fabrika; kumbarahane
- KULUÇKAHANE
-
Kelime Kökeni: Bulgarca + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuluçkalık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuluçkalık
- KÜLHANCILIK
-
-
[isim]
Külhancı olma durumu
-
[isim]
Külhancı olma durumu
- SÜPHANALLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça subḥānallah
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'yı her türlü kusur, ayıp ve eksiklikten, insanlığa özgü niteliklerden uzak tutarım" anlamında kullanılan bir söz
-
Umulmadık, beklenmedik, olağanüstü bir olay veya davranış karşısında, “Allah Allah! Bu nasıl iştir! Nasıl olur! Nasıl yapılır!” anlamında hayret ve şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz
-
Kızgınlık anında kendi kendine sabır telkin etmek için söylenen bir söz; fesüphanallah
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'yı her türlü kusur, ayıp ve eksiklikten, insanlığa özgü niteliklerden uzak tutarım" anlamında kullanılan bir söz
- TİCARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ticāret + Farsça ḫāne
-
[isim]
Ticaret işlerinin yürütüldüğü yer; tecimevi
- "Ben gazeteciyim. Bir ticarethanenin sahibiyim."
-
[isim]
Ticaret işlerinin yürütüldüğü yer; tecimevi
- GAZELHANLIK
-
-
[isim]
Gazelhanın yaptığı iş
- "İstanbul'da mektepler âleminde gazelhanlıkları ile nam vermişti."
-
[isim]
Gazelhanın yaptığı iş
- HANIMEFENDİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe hanım + Rumca
-
[isim]
Saygı belirtmek için kadın adlarının sonuna getirilen veya bu adların yerine kullanılan bir ünvan
- "Biz de şimdi hanımefendiyle onu konuşuyorduk."
-
[sıfat]
Terbiyeli, kibar (kız, kadın)
-
[isim]
Saygı belirtmek için kadın adlarının sonuna getirilen veya bu adların yerine kullanılan bir ünvan
- MUAYENEHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāyene + Farsça ḫāne
-
[isim]
Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer
- "Sahne, Nuruosmaniye’de bir doktor muayenehanesi üzerindeki özel oda, kişiler de doktorla kızıydı."
-
[isim]
Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer
- MUHANNETLİK
-
-
[isim]
Muhannet olma durumu
-
[isim]
Muhannet olma durumu
- KAHVEHANECİ
-
-
[isim]
Kahvehane işleten kimse
-
[isim]
Kahvehane işleten kimse
- HANDİKAPSIZ
-
-
[sıfat]
Engeli olmayan
-
[sıfat]
Engeli olmayan
- KALAVRAHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Deriden olan ayakkabı, koşum takımı, eyer vb.nin yapıldığı imalathane
-
[isim, eskimiş]
Deriden olan ayakkabı, koşum takımı, eyer vb.nin yapıldığı imalathane
- HANÇERLETME
-
-
[isim]
Hançerletmek işi
-
[isim]
Hançerletmek işi
- NEZARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça neẓāret + Farsça ḫāne
-
[isim]
Gözaltına alınan kimselerin karakolda konulduğu yer; nezaret
- "Emniyet müdürlüğünde nezarethane dedikleri yerdi burası."
-
[isim]
Gözaltına alınan kimselerin karakolda konulduğu yer; nezaret
- KİREMİTHANE
-
Kelime Kökeni: Rumca + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Kiremit yapılan yer
-
[isim, eskimiş]
Kiremit yapılan yer