İçinde han olan 10 harfli 53 kelime var. İçerisinde HAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında han olan kelimeler listesine ya da sonu han ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Han Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAN, NAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AN, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEPHANELİK
-
-
[isim]
Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer
- "İnsan düşünmeden edemiyor, acaba Türkiye'de de bu tür bir tomografik tarama cihazının tespit ettiği bir cephanelik vurulmuş olabilir mi?"
-
[isim]
Cephanenin saklanmasına yarar kapalı ve korunmuş yer
- İMARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿimāret + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu; imaret
- "Gönlü o kadar geniş imiş ki sair yoksullar gibi imarethaneden bir tas çorba içmeyi dahi açgözlülük sayarmış."
-
[isim, tarih]
Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu; imaret
- MAHPUSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥbūs + Farsça ḫāne
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- "Mahpushane idare etmek, mıntıka karakolunda komiserlik yapmaya benzemiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız cezaevi
- HANBELİLİK
-
-
[isim]
Hanbeli olma durumu
-
[isim]
Hanbeli olma durumu
- NAKKARHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳḳār + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
-
Bu takımın bulunduğu yer
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
- KARALAHANA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yaprakları kalınca, koyu yeşil ve kat kat olan, kış sebzesi olarak yetiştirilen bir tür lahana (Brassica oleracea)
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yaprakları kalınca, koyu yeşil ve kat kat olan, kış sebzesi olarak yetiştirilen bir tür lahana (Brassica oleracea)
- HALVETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalvet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
- "… her seferinde muvaffak olarak karısını nazikçe, incitmeden halvethaneye sürüklerdi."
-
Tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları oda
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Başkasının giremediği, baş başa kalınan yer
- TARHANALIK
-
-
[sıfat]
Tarhana yapmak için ayrılmış
- "Tarhanalık hamur."
-
Tarhana yapmaya elverişli olan
- "Tarhanalık yoğurtlar, satırlarla ve plastik bidonlarla hale gelince bir hareket başlar."
-
[sıfat]
Tarhana yapmak için ayrılmış
- ABDESTHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça āb + dest + ḫāne
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- "Koridorda kimselerin bulunmamasına sevindim ve süratle abdesthaneye yürüdüm."
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- BÜYÜKORHAN
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- TEŞRİHHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīḥ + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Otopsi yapılan yer
-
Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer
-
[isim, eskimiş]
Otopsi yapılan yer
- TEMBELHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça tenbel + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer
-
[isim, eskimiş]
İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer
- TERKİPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça terkīb + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent
- MEHTERHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça mihter + ḫāne
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
-
[tarih]
Bu takımın görev yaptığı yer
-
[argo]
Bakınız cezaevi
- "Samatya'da sekiz yerinden vurarak üç sene mehterhanede yatmıştı."
-
[isim, tarih]
Bakınız mehter takımı
- DERSHANECİ
-
-
[isim]
Dershane işleten kimse
-
[isim]
Dershane işleten kimse
- KÜLHANİLİK
-
-
[isim]
Külhani olma durumu
-
Külhaninin tavır ve davranışı
-
[isim]
Külhani olma durumu
- DEVLETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça devlet + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz
- "Ne bendeniz bendehaneye girebildim ne de Nuri Beyefendi devlethanelerini teşrif edebildiler."
-
[isim, eskimiş]
Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz
- DEFTERHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça defter + Farsça ḫāne
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire
- SAADETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça saʿādet + Farsça ḫāne
-
[isim]
Yüksek rütbeli kimselerin evi
-
Mutluluk ve huzur içinde yaşanılan yer
-
[isim]
Yüksek rütbeli kimselerin evi
- SULTANHANI
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri