İçinde ham olan 7 harfli 19 kelime var. İçerisinde HAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ham olan kelimeler listesine ya da sonu ham ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ham Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAM, MAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AM, HA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAMİSİZ
-
-
[sıfat]
Koruyucusu, kayıranı olmayan
-
[zarf]
Koruyucusuz bir biçimde
- "Kayınbabasının evinden kovulduktan sonra, karısından da ayrılmış, bu yüzden hamisiz kalmıştı."
-
[sıfat]
Koruyucusu, kayıranı olmayan
- HAMARAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥımāre
-
[sıfat]
Çalışkan, becerikli, elinden iyi iş gelen
- "Durup dinlenmeksizin çalışan hamarat bir kadındı."
-
[sıfat]
Çalışkan, becerikli, elinden iyi iş gelen
- HAMLAMA
-
-
[isim]
Hamlamak durumu
-
Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi
-
Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü
-
[isim]
Hamlamak durumu
- HAMLACI
-
-
[isim]
Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse
- "Dalyanda hamlacılar kaçıştı, deniz bir cam kadar sert ve hareketsiz."
-
[isim]
Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse
- HAMAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamāḳat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ahmaklık
- "Hamakat, dalalet ve kötü niyetin bu kadarına söylenebilecek bir şey yoktur."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ahmaklık
- HAMAYLI
-
-
[isim]
Bakınız hamayıl
-
[isim]
Bakınız hamayıl
- HAMAYIL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamā´il
-
[isim]
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ; hamaylı
-
Bakınız muska
-
[isim]
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ; hamaylı
- HAMİLEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāmilen
-
[zarf, eskimiş]
Üzerinde taşıyarak
-
[zarf, eskimiş]
Üzerinde taşıyarak
- İZDİHAM
-
Kelime Kökeni: Arapça izdiḥām
-
[isim]
Aşırı kalabalık
- "Tıbbiyeli uzaklaşır fakat o izdiham içinde kızın teyzesi kaybolur."
-
[isim]
Aşırı kalabalık
- HAMAMCI
-
-
[isim]
Hamam işleten kimse
-
[argo]
Boy abdesti alması gereken kimse
-
[isim]
Hamam işleten kimse
- HAMASET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamāset
-
[isim, eskimiş]
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret
- "Bir hamaset destanı."
-
Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım
-
[isim, eskimiş]
Yiğitlik, kahramanlık, cesaret
- HAMİNNE
-
-
[isim]
Ailede yaşlı ve saygı duyulan kadın
- "Haminnenin içi sıkıldı mı mutfağa girer, turşu kurardı."
-
[isim]
Ailede yaşlı ve saygı duyulan kadın
- FEHAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça feḫāmet
-
[isim, eskimiş]
Büyük, ulu olma durumu
-
Bakınız değer
-
[isim, eskimiş]
Büyük, ulu olma durumu
- VAHAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḫāmet
-
[isim]
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
- "İşin aramızda mutlak bir ayrılıkla halledilmesi lazım gelecek derecede vahameti olmadığını anlıyorum."
-
[isim]
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
- EVHAMLI
-
-
[sıfat]
Bakınız kuruntulu
-
[sıfat]
Bakınız kuruntulu
- HAMURSU
-
-
[sıfat]
Hamuru andıran, hamura benzeyen, hamur gibi; hamurumsu
- "Hamursu bir ekmek."
-
[sıfat]
Hamuru andıran, hamura benzeyen, hamur gibi; hamurumsu
- HAMURCU
-
-
[isim]
Fırında hamur yoğuran işçi; hamurkâr
-
[isim]
Fırında hamur yoğuran işçi; hamurkâr
- HAMLECİ
-
-
[sıfat]
Bakınız atılımcı
-
[sıfat]
Bakınız atılımcı
- HAMİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamiyyet
-
[isim]
Bir insanın kendi yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası
- "İçinde müthiş bir harp taraftarlığı, bir vatanperverlik, bir hamiyet taşıyordu."
-
[isim]
Bir insanın kendi yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası