İçinde h olan 4 harfli 120 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu h harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Barış
    • "Yurtta sulh, cihanda sulh." (Atatürk)
    • "Yüz milyon lira alacaklıyken kırk milyon liraya sulh oldu."

CERH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaralama
  2. Bir düşünce, inanç veya iddiayı çürütme

TAHT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
    • "Mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler, fil dişinden tahtlar kurarmışsın." (Refik Halit Karay)
    • "Sultan Süleyman tahta çıkar çıkmaz, babası namına inşa ettirdiği cami 1522'de bitmiş ve halka açılmıştır." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık

YUHA

  1. [ünlem] Yuh

ULAH
...
HAİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hıyanet eden (kimse), hayın
    • "Bu anlayışsızlığa ve bu vatan hainlerine vahvahlanır, acır gibiydiler." (Tarık Buğra)
  2. Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse)
    • "Siz galip olduğunuz için cesur ve hain görünüyorsunuz." (Aka Gündüz)
  3. Kötü niyeti olan
  4. [ünlem] Sitemli bir seslenme sözü
    • "Hain! Biz seninle böyle mi konuşmuştuk?"

HALK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu
    • "Türk halkı."
  2. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu
    • "Yahudi halkı."
  3. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri
    • "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."
  4. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü
    • "Bütün köy halkı orada idi." (Ömer Seyfettin)
  5. Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu
    • "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir." (Orhan Veli Kanık)
  6. Aydınların dışında kalan topluluk
    • "Halktan bir adam."

MİHR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para

HARÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Harcanan para, masraf
  2. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para
    • "Tapu harcı. Mahkeme harcı."
  3. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı
  4. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım
    • "Sıvanmış, boyanmış bir binanın tuğlaları arasındaki harcı göremeyiz." (Orhan Veli Kanık)
  5. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü
    • "Bu yemeğin harcı pek iyi değil."
  6. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler
  7. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak

AHİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant
    • "Ahdim olsun, bu işi yapacağım."
  2. Antlaşma
  3. Devir, zaman

PUHU

  1. [isim] Baykuşgillerden, orman, dağ ve kayalıklarda yaşayan, uzunluğu 65 cm, sırtı koyu kahverengi bir kuş türü (Bubo bubo)

GAHİ
...
AHŞA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bağır

HÜMA
...
HERK

  1. [isim] Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla

HELA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tuvalet

EHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
    • "O, bu işin ehlidir."
    • "Dikkat ettim, bu adamda, her işte ehil olmak merakı var." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Sahip
    • "Sanat ehli. Zevk ehli."
  3. Karı kocadan her biri, eş
    • "Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor."
  4. Topluluk, cemaat

HARE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır
    • "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak." (Oktay Rifat)
  2. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş
  3. Çok sert taş, mermer

ŞEYH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse
  2. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse
  3. Arap kabile ve aşireti başkanı

HARS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tarla sürme
  2. Kültür

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü