İçinde h olan 4 harfli 120 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da sonu h harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HUNİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç
-
Bakınız ağızlık
-
[isim]
Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç
- HADİ
-
-
[ünlem]
Bakınız haydi
-
[ünlem]
Bakınız haydi
- HALA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāle
-
[isim]
Babanın kız kardeşi; bibi
- "Halamın çevresi değişmiş, hayat standardı değişmişti ama üç yeğenine olan sevgisi, ilgisi azalmamıştı."
-
[isim]
Babanın kız kardeşi; bibi
- ZIRH
-
Kelime Kökeni: Farsça zirih
-
[isim]
Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi; cebe
- "Demir halkalardan örülmüş zırh, o soğukta Bünyamin'in yüzüne yapışıverdi."
-
Savaş gemilerinin veya bazı araçların dışına kaplanılan çelik levha
-
Herhangi bir yeri, aracı vb.ni kuvvetlendiren, zararlı etkilerden koruyan özel madde
-
[isim]
Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi; cebe
- HANİ
-
-
[zarf]
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?"
-
Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz
- "Kitap doğrusu görülecek nesneydi hani."
-
Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz
- "Hani uykun vardı?"
-
Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz
- "Hani benim kim olduğumu bilmese."
-
"Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Benim sormam hani yârenlik olsun, anlarsınız ya!"
-
[zarf]
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz
- ZÜHT
-
Kelime Kökeni: Arapça zuhd
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız takva
- "İsmail Hakkı Divanı’nda sık sık nazma gelen züht ve irfan konusu genellikle zahit ve arifin şahsında ele alınmaktadır."
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız takva
- HORA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu
-
[isim]
Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu
- HALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫālī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız boş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız boş
- CERH
-
Kelime Kökeni: Arapça cerḥ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaralama
-
[hukuk]
Bir düşünce, inanç veya iddiayı çürütme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yaralama
- SULH
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣulḥ
-
[isim]
Bakınız barış
- "Yurtta sulh, cihanda sulh."
-
[isim]
Bakınız barış
- HOST
-
Kelime Kökeni: İngilizce host
-
[isim]
Taşıtlarda, özellikle uçaklarda yolcu ağırlayan erkek
-
Bir topluluk, kongre vb. yerlerde katılanları ağırlayan, onlara kılavuzluk eden erkek
-
Restoran, otel, bar vb. yerlerde gelen müşterileri karşılayan ve onlara kılavuzluk eden erkek
-
Yarışma programlarında sunucuya yardımcı olan erkek
-
[isim]
Taşıtlarda, özellikle uçaklarda yolcu ağırlayan erkek
- EHEM
-
Kelime Kökeni: Arapça ehemm
-
[sıfat, eskimiş]
Çok önemli
-
[sıfat, eskimiş]
Çok önemli
- HUŞU
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫuşūʿ
-
[isim, din bilimi]
Yüreği ürperme ve korku ile dolu olarak Allah’a boyun eğme
-
Varlığının farkında olamayacak derecede kendini karşısında bulunduğu şeyin heybet ve cazibesine kaptırma
- "Herkes huşu içinde idi."
-
[eskimiş]
Bakınız alçak gönüllülük
-
[isim, din bilimi]
Yüreği ürperme ve korku ile dolu olarak Allah’a boyun eğme
- İMHA
-
Kelime Kökeni: Arapça imḥāʾ
-
[isim]
Ortadan kaldırma, yok etme
-
[isim]
Ortadan kaldırma, yok etme
- NARH
-
Kelime Kökeni: Farsça nirḫ
-
[isim, ticaret]
Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat
-
[isim, ticaret]
Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat
- HOŞT
-
-
[isim]
Köpekleri ürkütüp kaçırmak için çıkarılan ses
-
[isim]
Köpekleri ürkütüp kaçırmak için çıkarılan ses
- TAHT
-
Kelime Kökeni: Farsça taḫt
-
[isim]
Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
- "Mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler, fil dişinden tahtlar kurarmışsın."
-
[mecaz]
Hükümdarlık makamı
-
[mecaz]
En üst makam
-
[isim]
Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
- TARH
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭarḥ
-
[isim]
Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
- "Çiçek tarhları üzerinde küçük sinek kümeleri görünüyor, birden kayboluyorlardı."
-
[eskimiş]
Vergi koyma
-
[eskimiş]
Kurma, tertip ve tanzim etme
-
[eskimiş, matematik]
Bakınız çıkarma
-
[isim]
Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
- HOBİ
-
Kelime Kökeni: İngilizce hobby
-
[isim]
Bakınız uğraşı
- "Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı."
-
[isim]
Bakınız uğraşı
- HOPA
-
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri