İçinde olan 6 harfli 54 kelime var. İçerisinde GÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gü olan kelimeler listesine ya da Sonu gü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇÖZGÜN

  1. [sıfat] Çözülmüş, dağılmış
  2. Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)

GÜTMEK

  1. [-i] Hayvan veya hayvan sürüsünü önüne katıp otlatarak sürmek
  2. [nsz] Bir düşünceyi, bir duyguyu veya bir ilkeyi gerçekleştirmeye çalışmak
    • "Amaç gütmek. Kin gütmek."
  3. Bir kimseyi, bir topluluğu kendi düşünce ve amacı doğrultusunda yönetmek, sevk ve idare etmek

GÜNDÜZ

  1. [isim] Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü, gece karşıtı
  2. [zarf] Gündüz vaktinde
    • "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."

ÖRGÜCÜ

  1. [isim] Örgü örüp satan kimse

ÇÜNGÜŞ
...
GÜVELA

  1. [isim] Açık yeşil, maviye çalan göz rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Karabuğday rengindeki esmer simasının üzerinde bir çift duru bakışlı güvela gözleri vardı." (Ercüment Ekrem Talu)

GÜDERİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin
  2. [sıfat] Bu meşinden yapılmış
    • "Arka cebinden büyük bir güderi tabaka çıkarmıştı." (Mahmut Yesari)

GÜNCEK

  1. [isim] Şemsiye

GÜNCEL

  1. [sıfat] Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel
    • "Güncel olaylar, yorumlarla şaşılacak bir özdeşlik, bir uyum gösterir." (Necati Cumalı)

GÜNSÜZ
...
GÜNLÜK

  1. [sıfat] O günkü, o günle ilgili
  2. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek
    • "On günlük çocuk. Sekiz günlük gezi."
  3. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan
    • "Günlük gazete."
  4. [isim] Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra
  5. [isim] Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce

GÜRGEN

  1. [isim] Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç, karagürgen (Carpinus betulus)
    • "Gürgen dibine vardım / Oyma alırım oyma" (Halk türküsü)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılmış

GÜMRAH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Aşırı derecede büyümüş olan (bitki)
    • "Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Deli dolu akan (su)
  3. Gür, yüksek, kuvvetli (ses)
  4. Uzun, sık ve dalgalı (saç)

GÜLLÜK

  1. [isim] Gül bahçesi veya gülü çok olan yer

GÜLMEK

  1. [nsz] İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak
    • "O ne söylese sinirli sinirli ve tabii olmayan gülüşü ile gülüyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Ahali gülmekten kırılıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bizi şimdi böyle görse yine sadece gülüp geçer miydi?" (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek
  3. [-e] Biriyle alay etmek
  4. Dikkati çekecek derecede hoş ve sıcak görünmek
    • "Annemin, yirmi gündür ağlayan yüzü, bu akşam ilk defa güldü." (Yusuf Ziya Ortaç)

GÜNISI

  1. [isim] Güneş enerjisinden yararlanarak sıcak su elde etmeye yarayan düzenek

GÜZİDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Seçkin, seçilmiş, seçme
    • "Selanik'in en varlıklı, en güzide ailelerinden sayılıyor." (Atilla İlhan)
  2. Aydın, okumuş, seçkin (kimse)
    • "Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur?" (Orhan Seyfi Orhon)

GÜMRÜK

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi
    • "Yalnız hareketlerime değil, sözlerime de gümrük koyacak." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu
  3. Bir ülkenin giriş ve çıkışında gümrük denetim ve gözetiminin yapıldığı yer
    • "Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin dalgalarıyla dolu pasaportlar eskitti." (Necati Cumalı)

HÖRGÜÇ

  1. [isim] Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı
  2. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı
    • "Yüksek yaylalara hörgüçler gibi çökmüş dağları ile ufkumuzu kapladı." (Ruşen Eşref Ünaydın)

İÇGÜDÜ

  1. [isim] Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii
    • "Bir çeşit içgüdüyle fincanı alıyor tepsiden ve hemen dudaklarına götürüyor." (Erhan Bener)
  2. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü