İçinde gör olan 9 harfli 34 kelime var. İçerisinde GÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gör olan kelimeler listesine ya da sonu gör ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HOŞGÖRÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
- HOŞGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..."
-
[sıfat]
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
- GÖRECİLİK
-
-
[isim]
Bakınız bağıntılılık
-
[isim]
Bakınız bağıntılılık
- GÖRGÜLÜCE
-
-
[zarf]
Görgülü bir biçimde
-
[zarf]
Görgülü bir biçimde
- GÖRENEKÇİ
-
-
[isim]
Göreneklere bağlı kimse
-
[isim]
Göreneklere bağlı kimse
- GÖRÜŞMECİ
-
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- "İki ülke arasında yapılan görüşmelere görüşmeci olarak katıldı."
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- GÖRENEKLİ
-
-
[sıfat]
Göreneklerine bağlı, göreneği olan
-
[sıfat]
Göreneklerine bağlı, göreneği olan
- SAĞGÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız basiretli
-
[sıfat]
Bakınız basiretli
- GÖRÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
- GÖREBİLME
-
-
[isim]
Görebilmek işi
-
[isim]
Görebilmek işi
- GÖRÜNÜRDE
-
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- "Görünürde hiçbir şey yok."
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- GÖRDÜRMEK
-
-
[-e, -i]
Görme işini yaptırmak
-
Bir işi başkasına yaptırmak
- "Orta hizmetini bile ona gördürüyor, koca evi ona sildirip süpürtüyordu."
-
[-e, -i]
Görme işini yaptırmak
- GÖRDÜRTME
-
-
[isim]
Gördürtmek işi
-
[isim]
Gördürtmek işi
- GÖRÜNÜŞTE
-
-
[zarf]
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa; sureta, zahirde, zahiren
- "Görünüşte iyi bir çocuk."
-
[zarf]
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa; sureta, zahirde, zahiren
- GÖRÜNGÜCÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Görüngücülük yanlısı olan; olaycı, fenomenist
-
[sıfat, felsefe]
Görüngücülük yanlısı olan; olaycı, fenomenist
- GÖRECELİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- "Zamanı salt görecelik açısından değil, dille hesaplaşma gibi bir edebiyat sorunu olarak önümde bulacağımı sezmiştim."
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- GÖRESİMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek
-
[-i, ağızlardan]
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek
- IRAKGÖRÜR
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız teleskop
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız teleskop
- GÖRÜŞÜLME
-
-
[isim]
Görüşülmek işi
-
[isim]
Görüşülmek işi
- ÖNGÖRÜLME
-
-
[isim]
Öngörülmek işi
-
[isim]
Öngörülmek işi