İçinde gör olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde GÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gör olan kelimeler listesine ya da sonu gör ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- "Ara sıra görüşelim."
-
[-le]
Dostluk, ahbaplık etmek
- "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
-
[-i]
Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
- "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- GÖRÜMLÜK
-
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
-
Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
- GÖRÜRSÜN
-
-
Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
-
Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
- GÖRECECİ
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntıcı
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntıcı
- GÖRDÜRME
-
-
[isim]
Gördürmek işi
-
[isim]
Gördürmek işi
- GÖRKEMLİ
-
-
[sıfat]
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen; anıtsal, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, mutantan, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, alayişli
-
İri yapılı, iyice serpilmiş
-
[sıfat]
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen; anıtsal, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, mutantan, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, alayişli
- ÖNGÖRMEK
-
-
[-i]
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
- "Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu."
-
[-i]
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
- GÖRÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
- "Görülünce vurulması için irade bile var."
-
Gereken iş yapılmış olmak
- "İşimiz kolayca görüldü."
-
Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
- "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü."
-
Kabul edilmek, sayılmak
- "Basılı oyunlar sakıncalı görülünce yok ediliyordu."
-
[nesnesiz]
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
- GÖRÜŞSÜZ
-
-
[sıfat]
Görüşü olmayan
-
[sıfat]
Görüşü olmayan
- GÖREVSİZ
-
-
[sıfat]
Bir görevi bulunmayan
-
[sıfat]
Bir görevi bulunmayan
- GÖREVSEL
-
-
[sıfat]
Göreve ilişkin, görevle ilgili
-
[sıfat]
Göreve ilişkin, görevle ilgili
- GÖRGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
- "Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini."
-
[sıfat]
Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
- GÖREVDAŞ
-
-
[isim]
Birlikte görev yapanlardan her biri
-
Aynı görevi yapanlardan her biri
-
[isim]
Birlikte görev yapanlardan her biri
- GÖRECELİ
-
- GÖRÜNMEZ
-
-
[sıfat]
Görünmeyen, beklenmeyen
-
[sıfat]
Görünmeyen, beklenmeyen
- GÖRÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var"
-
İzlenim uyandırmak
- "Bu, biraz daha inandırıcı görünüyor."
-
Benzemek, görünüşünde olmak
-
[mecaz]
Bakınız azarlamak
- "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."
-
[mecaz]
Gözdağı vermek
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- GÖRMEMİŞ
-
-
[sıfat]
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
-
[sıfat]
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
- GÖRESİME
-
-
[isim]
Göresimek işi
-
[isim]
Göresimek işi
- GÜNGÖREN
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- GÖRÜŞTAŞ
-
-
[isim]
Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
-
[isim]
Aynı görüşü paylaşanlardan her biri