İçinde gör olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde GÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gör olan kelimeler listesine ya da sonu gör ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖRÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
    • "Ara sıra görüşelim."
  2. [-le] Dostluk, ahbaplık etmek
    • "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
  3. [-i] Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
    • "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
GÖRÜMLÜK

  1. [isim] Yalnız görülmek için konulan nesne
  2. Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan
GÖRÜRSÜN

  1. Bakınız görmek (görmek fiilinin geniş zaman, ikinci tekil kişi çekimi)
GÖRECECİ

  1. [isim, felsefe] Bakınız bağıntıcı
GÖRDÜRME

  1. [isim] Gördürmek işi
GÖRKEMLİ

  1. [sıfat] Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen; anıtsal, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, mutantan, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, alayişli
  2. İri yapılı, iyice serpilmiş
ÖNGÖRMEK

  1. [-i] Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
    • "Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu." (Attilâ İlhan)
GÖRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
    • "Görülünce vurulması için irade bile var." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Gereken iş yapılmış olmak
    • "İşimiz kolayca görüldü."
  3. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
    • "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü." (Peyami Safa)
  4. Kabul edilmek, sayılmak
    • "Basılı oyunlar sakıncalı görülünce yok ediliyordu." (Metin And)
GÖRÜŞSÜZ

  1. [sıfat] Görüşü olmayan
GÖREVSİZ

  1. [sıfat] Bir görevi bulunmayan
GÖREVSEL

  1. [sıfat] Göreve ilişkin, görevle ilgili
GÖRGÜSÜZ

  1. [sıfat] Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
    • "Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini." (Necati Cumalı)
GÖREVDAŞ

  1. [isim] Birlikte görev yapanlardan her biri
  2. Aynı görevi yapanlardan her biri
GÖRECELİ

  1. [sıfat] Bakınız görece
  2. [felsefe] Bakınız bağıntılı
    • "Bütün bu tarihler göreceli işaretlerdir." (Necati Cumalı)
GÖRÜNMEZ

  1. [sıfat] Görünmeyen, beklenmeyen
GÖRÜNMEK

  1. [nesnesiz] Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
    • "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var" (Karacaoğlan)
  2. İzlenim uyandırmak
    • "Bu, biraz daha inandırıcı görünüyor." (Ayla Kutlu)
  3. Benzemek, görünüşünde olmak
  4. [mecaz] Bakınız azarlamak
    • "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."
  5. [mecaz] Gözdağı vermek
GÖRMEMİŞ

  1. [sıfat] Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
GÖRESİME

  1. [isim] Göresimek işi
GÜNGÖREN

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
GÖRÜŞTAŞ

  1. [isim] Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü