İçinde gör olan 7 harfli 26 kelime var. İçerisinde GÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gör olan kelimeler listesine ya da Sonu gör ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRMECE
-
-
[zarf]
Görmek şartıyla
-
[zarf]
Görmek şartıyla
- GÖRÜNGE
-
-
[isim]
Perspektif
- "Romanda gerçek kişileri arayanlar roman sanatına pek dar görüngelerden yaklaşıyorlar." (Selim İleri)
-
[isim]
Perspektif
- ÖNGÖRME
-
-
[isim]
Öngörmek işi
-
[isim]
Öngörmek işi
- GÖRÜNGÜ
-
-
[isim]
Duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı
-
[isim]
Duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı
- GÖRELİK
-
-
[isim]
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
-
[isim]
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
- GÖRÜŞME
-
-
[isim]
Görüşmek işi, mülakat, müzakere
-
[isim]
Görüşmek işi, mülakat, müzakere
- GÖRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- UZGÖRÜR
-
-
[sıfat]
Gerçeği önceden görebilen, uzgören
-
[sıfat]
Gerçeği önceden görebilen, uzgören
- GÖREVLİ
-
-
[sıfat]
Görevi olan, vazifeli
- "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Resmî görevi olan kimse, memur
-
[sıfat]
Görevi olan, vazifeli
- GÖRÜNÜR
-
-
[sıfat]
Görünen, gözle görülebilen
-
Belli, apaçık göze çarpan
-
[sıfat]
Görünen, gözle görülebilen
- İÇGÖRÜR
- ...
- HOŞGÖRÜ
-
-
[isim]
Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans
- "Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans
- GÖRÜNÜM
-
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
-
[isim]
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara
- GÖRÜLÜŞ
- ...
- İÇGÖREÇ
- ...
- GÖRÜNME
-
-
[isim]
Görünmek işi
- "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Görünmek işi
- GÖRÜNÜŞ
-
-
[isim]
Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey
-
Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir
- "Görünüşe aldanmamalı."
-
Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara
- "Van gölünün görünüşü eşsizdi." (Necati Cumalı)
-
Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi
- "Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak."
-
[isim]
Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey
- GÖRÜŞLÜ
-
-
[sıfat]
Görüş bulunan
-
[sıfat]
Görüş bulunan
- UZGÖREN
-
-
[sıfat]
Uzgörür
-
[sıfat]
Uzgörür
- GÖRÜLME
-
-
[isim]
Görülmek işi
-
[isim]
Görülmek işi