İçinde geç olan 8 harfli 29 kelime var. İçerisinde GEÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında geç olan kelimeler listesine ya da sonu geç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Geç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E G Ç
3 Harfli Kelimeler
GEÇ
2 Harfli Kelimeler
ÇE, GE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEÇKİNCE
-
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
- NİŞANGEÇ
-
-
[isim]
Düzeltilmiş bir ağaç parçasının kenarına değişik aralıklarda paralel çizgiler çizmek için marangozlukta kullanılan el aracı
-
[isim]
Düzeltilmiş bir ağaç parçasının kenarına değişik aralıklarda paralel çizgiler çizmek için marangozlukta kullanılan el aracı
- GEÇERLİK
-
-
[isim]
Bakınız geçerlilik
- "Bu para geçerlikten kaldırıldı."
-
Sürümü olma durumu
- "Bu malın geçerliği kalmadı."
-
[isim]
Bakınız geçerlilik
- YÜZGEÇLİ
-
-
[sıfat]
Yüzgeci olan
-
[sıfat]
Yüzgeci olan
- PİŞİRGEÇ
-
-
[isim]
Ocakta börek pişirmeye yarayan alet
-
[ağızlardan]
Sac üzerinde pişirilen ekmeği çevirmeye yarayan kürek biçiminde tahta araç
-
[isim]
Ocakta börek pişirmeye yarayan alet
- GEÇİRMEK
-
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
-
[-e]
Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
- "Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu'nun karşı kıyısına geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
- "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."
-
[-e, -i]
Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
- "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
- "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu."
-
[-e, -i]
Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
- "Arkadaşımı geçirmeye gittim."
-
[-i, -de]
Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
- "Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum."
-
[-e, nesnesiz]
Giymek, giyinmek
- "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti."
-
[-den]
Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
- "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."
-
[-i, -den]
Herhangi bir durumu yaşamış olmak
- "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi."
-
Etmek, yapmak
-
[-e, -i]
Hastalık bulaştırmak
- "Nezleyi bana geçirdin."
-
Zaman harcamak
- "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."
-
Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak
-
[-e]
Bakınız vurmak
-
[mecaz]
Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak
-
[-e, argo]
Birine kötü söz söylemek
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
- DARGEÇİT
-
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
- YELENGEÇ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç)
-
[sıfat, ağızlardan]
Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç)
- GEÇİMLİK
-
-
[isim]
Bakınız nafaka
-
[isim]
Bakınız nafaka
- İĞRENGEÇ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız iğrengen
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız iğrengen
- GEÇMİŞTE
-
-
[zarf]
Bakınız eskiden
-
[zarf]
Bakınız eskiden
- GEÇMELİK
-
-
[isim]
Bazı yerlerden geçenlerin ödemek zorunda oldukları para; müruriye
-
[isim]
Bazı yerlerden geçenlerin ödemek zorunda oldukları para; müruriye
- ÇEVİRGEÇ
-
-
[isim, fizik]
Bakınız anahtar
-
[isim, fizik]
Bakınız anahtar
- GEÇİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
- ŞEKİLGEÇ
-
-
[isim]
Bakınız biçimsel
-
[isim]
Bakınız biçimsel
- GEÇİŞKEN
-
-
[sıfat]
Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
-
[mecaz]
Birbirine etki edebilen
-
[sıfat]
Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
- GEÇİRTME
-
-
[isim]
Geçirtmek işi
-
[isim]
Geçirtmek işi
- GEÇİRGEN
-
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
-
[jeoloji]
Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç); geçirimli
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
- SÜZGEÇLİ
-
-
[sıfat]
Süzgeci olan
-
[sıfat]
Süzgeci olan
- GELGEÇÇİ
-
-
[sıfat]
Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse)
- "Edipler yerlerini arabacılara, gelgeççi müşterilere bırakırlar."
-
[sıfat]
Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse)