İçinde gat olan 30 kelime var. İçerisinde GAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gat olan kelimeler listesine ya da sonu gat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

ELEKTRONEGATİF

11 Harfli Kelimeler

YADIRGATMAK, YOZGATLILIK

10 Harfli Kelimeler

BELAGATSİZ, LÜGATÇİLİK, MEGATONLUK, YADIRGATMA

9 Harfli Kelimeler

BELAGATLİ, FERAGATLİ, IRGATBAŞI, NAVİGATÖR

8 Harfli Kelimeler

BOCURGAT, IRGATLIK, MANAVGAT, TEBLİGAT, YOZGATLI

7 Harfli Kelimeler

BELAGAT, BURGATA, DEBAGAT, FERAGAT, LÜGATÇE, LÜGATÇİ, MEGATON, NEGATİF, PARAGAT

6 Harfli Kelimeler

LEGATO, YOZGAT

5 Harfli Kelimeler

IRGAT, LÜGAT

4 Harfli Kelimeler

GATO

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Gat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A G T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELEKTRONEGATİF

Kelime Kökeni: Fransızca électronégatif

  1. [sıfat, fizik] Elektrolizde artı kutupta toplanma niteliği olan (cisimler)
YOZGATLILIK

  1. [isim] Yozgatlı olma durumu
YADIRGATMAK

  1. [-i] Yadırgama işini yaptırmak, yadırgamasına yol açmak
    • "Ama bizi, en azından Fahri'yle beni yadırgatan başka şeyler ortaya çıkmaya başladı." (Ahmet Ümit)
MEGATONLUK

  1. [sıfat] Herhangi bir megaton değerinde olan
LÜGATÇİLİK

  1. [isim] Bakınız sözlükçülük
YADIRGATMA

  1. [isim] Yadırgatmak işi
    • "Günümüzün yenilik sıtmasına tutulmuş sanatçılarını yadırgatmasını tabii görmek gerekir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
BELAGATSİZ

  1. [sıfat] Belagati olmayan
    • "Yeni kelimeler sanatı, daha saf, hiç belagatsiz ve hiçbir zaman, hiçbir şey ispat etmeye çalışmıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
BELAGATLİ

  1. [sıfat] Belagati olan; beliğ
NAVİGATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca navigateur

  1. [isim] Bakınız yolbil
  2. Osmanlı denizcisi
IRGATBAŞI

  1. [isim] Irgatlardan sorumlu kimse
    • "Fakat bir kadınla çene çalmakta olan ırgatbaşı hiç oralı olmuyordu." (Haldun Taner)
FERAGATLİ

  1. [sıfat] Vazgeçebilen, özveride bulunabilen, özveri gösterebilen
IRGATLIK

  1. [isim] Irgat olma durumu; rençperlik
    • "İnsan ırgatlık eder, gene ekmeğini çıkarır, derler." (Memduh Şevket Esendal)
TEBLİGAT

Kelime Kökeni: Arapça teblīġāt

  1. [isim] Bakınız bildirim
BOCURGAT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık
    • "Bundan sonra dümen yekesine ince ipler ile bir bocurgat yapıp kendisi birinci topun yanında bulunduğu hâlde dümen idaresine başladı." (Ahmet Midhat Efendi)
MANAVGAT

  1. [isim] Antalya iline bağlı ilçelerden biri
YOZGATLI

  1. [isim] Yozgat ilinden olan kimse
    • "Yozgatlı Osman amcanın hikâyesini duydun mu? Hani şu duvarın kenarına gecekondu yapan adam." (Ahmet Ümit)
BURGATA

Kelime Kökeni: İtalyanca purgada

  1. [isim, denizcilik] Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim
FERAGAT

Kelime Kökeni: Arapça ferāġat

  1. [isim] Hakkından kendi isteğiyle vazgeçme
DEBAGAT

Kelime Kökeni: Arapça debāġat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sepicilik
    • "Abdullah bin Ömer Hazretlerine, debagat olunmuş yani temizlenmiş deriden sandal giymesinin sebebini soruyorlar." (Necip Fazıl Kısakürek)
MEGATON

Kelime Kökeni: Fransızca mégatonne

  1. [isim] Bir milyon ton değerinde kütle birimi
  2. [fizik] Nükleer bir bombanın veya merminin gücünü ölçmeye yarayan birim
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü