İçinde g olan 7 harfli 670 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GİYİNİK
-
-
[sıfat]
Giyinmiş olan
- "Yarınlara güvenen sımsıkı giyinik / Gövdelerde eğreti / En süslü giysiler"
-
[zarf]
Giyinmiş olarak
-
[sıfat]
Giyinmiş olan
- GAGAVUZ
-
-
[isim]
Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı özerk Gagauz Yeri’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı özerk Gagauz Yeri’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- KORUNGA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
-
[isim, bitki bilimi]
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
- GEDALIK
-
-
[isim]
Geda olma durumu
-
[isim]
Geda olma durumu
- GÜCENİŞ
-
-
[isim]
Gücenmek işi
-
[isim]
Gücenmek işi
- GİDEĞEN
-
-
[isim, coğrafya]
Bakınız göl ayağı
-
[isim, coğrafya]
Bakınız göl ayağı
- PENÇGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça pencgāh
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde rast ve bayati dizilerinden oluşan birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde rast ve bayati dizilerinden oluşan birleşik makam
- GEVŞEME
-
-
[isim]
Gevşemek işi; relaks
-
[mecaz]
İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması
- "Vicdan hürriyetine değil, ahlak gevşemesine şahit oluyoruz."
-
[biyoloji]
Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi; diyastol
-
[ekonomi]
Para piyasasında değer yitimi
- "Uluslararası piyasalarda doların gevşemesi iç piyasalara yansıdı."
-
[ruh bilimi]
Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi
-
[spor]
Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı
-
[isim]
Gevşemek işi; relaks
- GÖÇÜRME
-
-
[isim]
Göçürmek işi
-
[isim]
Göçürmek işi
- LALANGA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı
- "Rana bir lalanga yapar, alimallah parmaklarını yalarsın."
-
[isim]
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı
- GİYİNME
-
-
[isim]
Giyinmek işi
- "Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı."
-
[isim]
Giyinmek işi
- GAMSELE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kauçuktan yapılmış, su geçirmeyen yağmurluk
- "İçeriye gamselelerini giymiş, gök gözlü bir adam giriyor."
-
[isim]
Kauçuktan yapılmış, su geçirmeyen yağmurluk
- BİLGİCE
-
-
[zarf]
Bilgi bakımından
- "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum."
-
[zarf]
Bilgi bakımından
- GEBERİK
-
-
[sıfat]
Ölü, ölmüş
-
[sıfat]
Ölü, ölmüş
- GÜVENCE
-
-
[isim]
Güvenilecek şey
- "Param var, her şeyim tamam dediğimde ‘‘Olsun, cebinde bulunsun, güvence olur.” diyerek dostluklarını gösterdiler."
-
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması; inanca, teminat, garanti
-
Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey
-
[mecaz]
Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz; teminat
-
[isim]
Güvenilecek şey
- SENEGAL
-
-
[isim]
Batı Afrika'da, Atlas Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dakar
-
[isim]
Batı Afrika'da, Atlas Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dakar
- GÜBÜRCÜ
-
-
[isim]
Bakınız çöpçü
-
[isim]
Bakınız çöpçü
- GARGARA
-
-
[isim]
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
-
Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı
-
[isim]
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
- ÖZGÜLÜK
-
-
[isim]
Özgü olma durumu; mahsusluk
-
[isim]
Özgü olma durumu; mahsusluk
- ERGİTME
-
-
[isim]
Ergitmek işi
-
[isim]
Ergitmek işi