İçinde g olan 5 harfli 438 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu g harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEREN

  1. [isim] Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak

GİREN

  1. [isim] Hafif bulutlu, sisli hava

GÖZÜM

  1. gözümün nuru
    • "İşkembe ayıklamaktan, bulaşık yıkamaktan göz açamıyordum." (Orhan Kemal)
    • "Daha ileride denizin yüzünü birdenbire allak bullak eden akıntıya benzer bir çırpıntı oluyor, bu çırpıntı göz açıp kapayıncaya kadar kesiliyor." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Göz alabildiğine uzanan yeşil tepelerin, ruha ferahlık veren bir munis enginliği vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Kocakarı yöntemlerine inanmayı göz ardı ettiğini söyleyemezdim." (Ayşe Kulin)

KILGI

  1. [isim] Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, uygulama, tatbik, ameliye, pratik

SEGAH
...
BİNGİ

  1. [isim] Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri

ILGAR

  1. [isim] Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması
    • "Koşancalı Halil, ılgar ederek İstanbul kapısına kadar geldi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Atla ansızın yapılan dolu dizgin saldırı

YANGI

  1. [isim] Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap
    • "Dolama bir yangıdır."

BEGÜM

  1. [isim] Hint prenseslerine verilen unvan

DALGA

  1. [isim] Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    • "Rıhtıma vuran dalgaların temposu da içimdeki ölçüye uyuyor." (Haldun Taner)
    • "Dersini çalış, dalga geçme."
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem
    • "Sıcak dalgası. Aerobik dalgası."
    • "İki delikanlı dalga geçip otururlarken kapı yeniden sürüldü." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    • "Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Saçların kıvrım genişliği
  5. Gizli iş, dalavere
    • "Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu
  7. Dalgınlık
  8. Geçici sevgili
  9. Geçici aşk ilişkisi
  10. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi
    • "Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor." (Halide Edip Adıvar)

GÜMÜL

  1. [isim] Susam ve ekin demeti veya yığını

SEVGİ

  1. [isim] İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
    • "Sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki." (Haldun Taner)
    • "Makedonya'da savaşmıştı ve Türk köylüsüne karşı büyük sevgi besliyordu." (Halide Edip Adıvar)

GÖLGE

  1. [isim] Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık
    • "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?" (Halide Edip Adıvar)
    • "... bu iki yazarın usta hikâyeci vasıflarına gölge düşürmüştür." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "O bir gölge gibi kalkıp gittiği zaman farkında olmadım." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Enişte, delikanlıları gölgede bırakacak kadar çalıştı; hâlâ ayak üstünde." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Güneş ışınlarından korunacak yer
    • "Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Gölge etme, başka ihsan istemem." (Diyojen)
  3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet
    • "Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler." (Aka Gündüz)
  4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk
  5. Röfle
  6. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan
    • "Gölge başkan. Gölge kabine."
  7. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse
  8. Koruma, kayırma himaye
    • "Onun gölgesi altında yaşıyor."

ZİGON

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] İç içe geçen sehpa

GOTÇA
...
ILGAZ
...
MAGMA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yerin içinde, sıvı veya hamur kıvamında uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik

GİRAY

Kelime Kökeni : Moğolca

  1. [isim] Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen unvan

LEGAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Yasal

TOYGA

  1. [isim] Toyga çorbası

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü