İçinde g olan 4 harfli 116 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GAYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ġāye
-
[isim]
Bakınız amaç
- "İnsanoğlunun gayesi ölmek değil, yaşamak ve galebe çalmaktır."
-
[isim]
Bakınız amaç
- GAİP
-
Kelime Kökeni: Arapça ġāʾib
-
[isim]
Görünmez âlem
- "Gaipten bir ses geldi."
-
[sıfat, eskimiş]
Göz önünde olmayan, hazır bulunmayan, nerede olduğu bilinmeyen
-
[eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız üçüncü kişi
-
[isim]
Görünmez âlem
- İZGE
-
-
[isim]
Bakınız çeşitlilik
-
[isim]
Bakınız çeşitlilik
- ARGO
-
Kelime Kökeni: Fransızca argot
-
[isim]
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken, çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim
- "Argo çok hızlı değişir, canlıdır, ataktır, günlük dilin önünde gider."
-
[mecaz]
Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim
-
[isim]
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken, çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim
- AGOP
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim]
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak, “eline geçeni yalayıp yutmak” anlamındaki Agop’un kazı gibi yutmak (veya yemek), “kara kara düşünmek” anlamındaki Agop’un kazı gibi düşünmek deyimlerinde geçen bir söz
- "Biri uyanıp ‘Kaçtı, Türk kaçtı!’ deyinceye kadar kafayı uzatıp Agop’un kazı gibi arkalarından bakakaldılar."
- "Agop’un kazı gibi yutarsınız değil mi? Hadi çabuk yiyin ha!"
- "Sen, Agop’un kazı gibi düşünürken biz sataştık mı?"
-
[isim]
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak, “eline geçeni yalayıp yutmak” anlamındaki Agop’un kazı gibi yutmak (veya yemek), “kara kara düşünmek” anlamındaki Agop’un kazı gibi düşünmek deyimlerinde geçen bir söz
- SAGU
-
Kelime Kökeni: Malezyaca
-
[isim]
Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde; Hint irmiği
-
[isim]
Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde; Hint irmiği
- ALGI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir evin, bir iş yerinin geliri, vergi karşıtı
- "Bu evin algısı benden sorulur."
-
[isim, ağızlardan]
Bir evin, bir iş yerinin geliri, vergi karşıtı
- GAMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca gamma
-
[isim]
Yunan alfabesinin üçüncü harfi (g)
-
[isim]
Yunan alfabesinin üçüncü harfi (g)
- GAYZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ġayż
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hınç
- "Tanrı'nın vermediği lütfu halk ondan diler / Ansızın gayza döner en riyasız sevgiler"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hınç
- UYGU
-
-
[isim]
Bakınız uygulama
- "Ancak uygu alanında bu amaca göre işlenemediği için Kayseri Köy Öğretmen Okulu 1932’de, Denizli’deki de 1933’te kapatıldı."
-
İki veya daha fazla şey arasındaki uygunluk ilgisi
-
[müzik]
Aynı anda işitilen iki veya daha çok ses
- "Fakat armonilere esas olan malzemeyi ‘uygu’ denilen muayyen ses takımları teşkil ederken kontrpuanda malzeme bilakis münferit notalardır."
-
[isim]
Bakınız uygulama
- GAGA
-
-
[isim]
Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ
- "Kuşların boyu ağacın boyuyla hemen hemen aynıydı, gagaları üst dallara değiyordu."
-
[argo]
İnsanda ağız
- "Gaganı kapa!"
-
[isim]
Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ
- GÜCÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı
-
[isim, ağızlardan]
Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı
- GÖMÜ
-
-
[isim]
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şey; define
-
[isim]
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şey; define
- GAZA
-
Kelime Kökeni: Arapça ġazāʾ
-
[isim, din bilimi]
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
- "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir."
-
[isim, din bilimi]
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
- GANJ
-
-
[isim]
Himalayalar'dan doğup Hindistan ve Bangladeş'ten geçerek Bengal Körfezi'ne dökülen, Hindularca kutsal sayılan ırmak
-
[isim]
Himalayalar'dan doğup Hindistan ve Bangladeş'ten geçerek Bengal Körfezi'ne dökülen, Hindularca kutsal sayılan ırmak
- GÖRÜ
-
-
[isim]
Görme yetisi
-
Bir yerin çevreyi görme özelliği; nezaret
- "Buranın görüsü geniş."
-
[felsefe]
Dolaysız kavrama, birden kavrama
-
[isim]
Görme yetisi
- GAYR
-
Kelime Kökeni: Arapça ġayr
-
[isim, eskimiş]
Başka kimse, başkası
- "Gayre muhtaç olmamak."
-
Başına geldiği Arapça sıfatlara olumsuzluk anlamı katan bir söz
-
[isim, eskimiş]
Başka kimse, başkası
- GRİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca grille
-
[isim]
Bakınız ızgara
-
[isim]
Bakınız ızgara
- GASP
-
Kelime Kökeni: Arapça ġaṣb
-
[isim]
Bir malı sahibinin izni ve haberi olmadan zorla alma
-
[isim]
Bir malı sahibinin izni ve haberi olmadan zorla alma
- GATO
-
Kelime Kökeni: Fransızca gateâu