İçinde g olan 4 harfli 116 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu g harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GAYR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Başka kimse, başkası
- "Gayre muhtaç olmamak."
-
[isim]
Başka kimse, başkası
- GÖÇÜ
-
-
[isim]
Toprak kayması
-
[isim]
Toprak kayması
- GABİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön
- "Haftanın kaç günü, günün kaç saat olduğunu bilmeyecek kadar gabi olan sütnine yalanlar uydurarak dolabını yiyecekle dolduruyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön
- İMGE
-
-
[isim]
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya
-
Genel görünüş, izlenim, imaj
- "Efsanevi asi kız imgesine, bu imgenin kararlı ödünsüzlüğüne kavuşabilirdi." (Murathan Mungan)
-
Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj
-
Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj
-
[isim]
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya
- LOGO
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
İmlek
-
[isim]
İmlek
- GAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
- "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
[isim]
İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
- GAİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görünmez âlem
- "Gaipten bir ses geldi."
-
[sıfat]
Göz önünde olmayan, hazır bulunmayan, nerede olduğu bilinmeyen
-
Üçüncü kişi
-
[isim]
Görünmez âlem
- GEZİ
-
-
[isim]
Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
-
Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk
-
Gezilip hava alınacak yer
-
Gezinti yeri
- "İnönü gezisi. Taksim gezisi."
-
[isim]
Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
- GANA
- ...
- GANG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde
-
Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü
-
[isim]
Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde
- GARD
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum
-
[isim]
Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum
- GİDİ
-
-
[ünlem]
Azarlama sözü
- "Seni gidi seni!"
-
Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz
- "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"
-
[sıfat]
Ahlaksız, pezevenk
-
[ünlem]
Azarlama sözü
- İGLU
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Kubbe biçiminde Eskimo kulübesi
-
[isim]
Kubbe biçiminde Eskimo kulübesi
- GONK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı
-
Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği
-
Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç
-
[isim]
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı
- RİGA
- ...
- AGEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ
-
[isim]
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ
- GİBİ
-
-
[edat]
...-e benzer
- "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir." (Haldun Taner)
- "Murat'a, boş, kimsesiz ahşap bina, temelinden sallanıyor gibi geldi." (Kemal Tahir)
- "O sırada güneş çıkar gibi olmuştu." (Haldun Taner)
-
[zarf]
O anda, tam o sırada, hemen arkasından
- "Haberi aldığı gibi yola çıktı."
-
[zarf]
İmişçesine, benzer biçimde
- "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[zarf]
...-e yakışır biçimde
- "İnsan gibi davrandı."
-
[edat]
...-e benzer
- GEMİ
-
-
[isim]
Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine
- "Yük gemisi. Savaş gemisi."
- "O, gemisini kurtaran kaptandır, diye yaptığı alçaklıkla, namussuzlukla iftihar ediyor." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine
- GÖCE
-
-
[isim]
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday
-
Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılan çorba
-
[isim]
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday
- GRUP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Küme
- "Bir kadın grubu gözleri komutanın penceresine dikili duruyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü
- "Lehçeler grubu."
-
Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip
-
Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu
- "Savaş grubu. Yürüyüş grubu. Savunma grubu."
-
[isim]
Küme