İçinde g olan 4 harfli 116 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu g harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAYR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başka kimse, başkası
    • "Gayre muhtaç olmamak."

GÖÇÜ

  1. [isim] Toprak kayması

GABİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön
    • "Haftanın kaç günü, günün kaç saat olduğunu bilmeyecek kadar gabi olan sütnine yalanlar uydurarak dolabını yiyecekle dolduruyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

İMGE

  1. [isim] Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya
  2. Genel görünüş, izlenim, imaj
    • "Efsanevi asi kız imgesine, bu imgenin kararlı ödünsüzlüğüne kavuşabilirdi." (Murathan Mungan)
  3. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj
  4. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj

LOGO

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İmlek

GAZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş
    • "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

GAİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Görünmez âlem
    • "Gaipten bir ses geldi."
  2. [sıfat] Göz önünde olmayan, hazır bulunmayan, nerede olduğu bilinmeyen
  3. Üçüncü kişi

GEZİ

  1. [isim] Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
  2. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk
  3. Gezilip hava alınacak yer
  4. Gezinti yeri
    • "İnönü gezisi. Taksim gezisi."

GANA
...
GANG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde
  2. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü

GARD

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eskrim, boks vb. oyunlarda korunmak için alınan durum

GİDİ

  1. [ünlem] Azarlama sözü
    • "Seni gidi seni!"
  2. Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz
    • "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"
  3. [sıfat] Ahlaksız, pezevenk

İGLU

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Kubbe biçiminde Eskimo kulübesi

GONK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı
  2. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği
  3. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç

RİGA
...
AGEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ

GİBİ

  1. [edat] ...-e benzer
    • "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir." (Haldun Taner)
    • "Murat'a, boş, kimsesiz ahşap bina, temelinden sallanıyor gibi geldi." (Kemal Tahir)
    • "O sırada güneş çıkar gibi olmuştu." (Haldun Taner)
  2. [zarf] O anda, tam o sırada, hemen arkasından
    • "Haberi aldığı gibi yola çıktı."
  3. [zarf] İmişçesine, benzer biçimde
    • "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir." (Orhan Seyfi Orhon)
  4. [zarf] ...-e yakışır biçimde
    • "İnsan gibi davrandı."

GEMİ

  1. [isim] Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine
    • "Yük gemisi. Savaş gemisi."
    • "O, gemisini kurtaran kaptandır, diye yaptığı alçaklıkla, namussuzlukla iftihar ediyor." (Ömer Seyfettin)

GÖCE

  1. [isim] Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday
  2. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılan çorba

GRUP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Küme
    • "Bir kadın grubu gözleri komutanın penceresine dikili duruyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü
    • "Lehçeler grubu."
  3. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip
  4. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu
    • "Savaş grubu. Yürüyüş grubu. Savunma grubu."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü