İçinde g olan 3 harfli 42 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖÇ
-
-
[isim]
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
- "Obalarının hâlâ arkası kesilmeyen göçleri devam etmekte idi."
-
Evden eve taşınma; nakil
- "Her sene, zamanı gelince İstanbul'un mahallelerinde Boğaz'ın köylerine göçler başlardı."
-
Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları
-
[hayvan bilimi]
Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri
-
[isim]
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
- GÜÇ
-
-
[sıfat]
Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
- "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir!"
-
[zarf]
Bakınız zor
- "Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı."
-
[sıfat]
Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
- POG
-
-
[sıfat]
Gür ve uzun (bıyık)
-
[sıfat]
Gür ve uzun (bıyık)
- LİG
-
Kelime Kökeni: Fransızca ligue
-
[isim, spor]
Takımların belli kurallar çerçevesinde karşılıklı olarak iç ve dış sahalarda karşılaştıkları yarışma grubu
-
[isim, spor]
Takımların belli kurallar çerçevesinde karşılıklı olarak iç ve dış sahalarda karşılaştıkları yarışma grubu
- GAH
-
Kelime Kökeni: Farsça gāh
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
- GAK
-
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
- GAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ġamm
-
[isim]
Bakınız kaygı
- "Bana derler gam yükünü sen götür / Benim yük götürür dermanım mı var?"
-
[isim]
Bakınız kaygı
- GOL
-
Kelime Kökeni: İngilizce goal
-
[isim, spor]
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
- "Kısacası biz kendimizi yerden yere atar, akınlar durdurur, goller kurtarır, ona paslar sunardık."
-
[isim, spor]
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
- GAG
-
Kelime Kökeni: İngilizce gag
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız gülüt
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız gülüt
- GAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaffe
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir."
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- GAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaze
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
- GEY
-
Kelime Kökeni: İngilizce gay
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
- GAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca gare
-
[isim]
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
- "Bu beylerle Selânik Garı'nın civarında bazı bahçelerden geçerek gidiyorduk."
-
[isim]
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
- GEZ
-
-
[isim]
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
-
Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik
-
[isim]
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
- GEM
-
-
[isim]
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
- "Kadın dizginleri çekmek istedi fakat hırçın hayvan sert bir boyun hareketi ile gemini kurtardı."
-
[isim]
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
- GEN
-
-
[sıfat]
Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
-
[sıfat]
Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
- ÖGE
-
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça; unsur, uzuv, eleman
-
Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde; ilke, unsur
-
Gerekçe, araç
- "O savaşı başarıya ulaştıran en kuvvetli öge, ne yabancıdan gördüğümüz yardım ne de bugünkü özel girişimcilerin gayretleridir."
-
[kimya]
Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri; unsur, eleman
-
[dil bilgisi]
Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri
-
[toplum bilimi, mantık]
Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça; unsur, uzuv, eleman
- GÖL
-
-
[isim, coğrafya]
Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
- "Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu."
-
Yapay su birikintisi
-
[isim, coğrafya]
Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
- GIK
-
-
[isim]
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
- "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez."
-
[isim]
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
- EGE
-
-
[isim]
Bakınız veli
-
[isim]
Bakınız veli