İçinde g olan 3 harfli 42 kelime var. İçerisinde G harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖÇ

  1. [isim] Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
    • "Obalarının hâlâ arkası kesilmeyen göçleri devam etmekte idi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Evden eve taşınma; nakil
    • "Her sene, zamanı gelince İstanbul'un mahallelerinde Boğaz'ın köylerine göçler başlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları
  4. [hayvan bilimi] Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri
GÜÇ

  1. [sıfat] Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
    • "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir!" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. [zarf] Bakınız zor
    • "Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
POG

  1. [sıfat] Gür ve uzun (bıyık)
LİG

Kelime Kökeni: Fransızca ligue

  1. [isim, spor] Takımların belli kurallar çerçevesinde karşılıklı olarak iç ve dış sahalarda karşılaştıkları yarışma grubu
GAH

Kelime Kökeni: Farsça gāh

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ara sıra
GAK

  1. [isim] Karganın çıkardığı ses
GAM

Kelime Kökeni: Arapça ġamm

  1. [isim] Bakınız kaygı
    • "Bana derler gam yükünü sen götür / Benim yük götürür dermanım mı var?" (Karacaoğlan)
GOL

Kelime Kökeni: İngilizce goal

  1. [isim, spor] Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
    • "Kısacası biz kendimizi yerden yere atar, akınlar durdurur, goller kurtarır, ona paslar sunardık." (Haldun Taner)
GAG

Kelime Kökeni: İngilizce gag

  1. [isim, sinema, tiyatro] Bakınız gülüt
GAF

Kelime Kökeni: Fransızca gaffe

  1. [isim] Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
    • "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir." (Haldun Taner)
GAZ

Kelime Kökeni: Fransızca gaze

  1. [isim] Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
GEY

Kelime Kökeni: İngilizce gay

  1. [isim] Eş cinsel olan erkek
GAR

Kelime Kökeni: Fransızca gare

  1. [isim] Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
    • "Bu beylerle Selânik Garı'nın civarında bazı bahçelerden geçerek gidiyorduk." (Yahya Kemal Beyatlı)
GEZ

  1. [isim] Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
  2. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik
GEM

  1. [isim] Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
    • "Kadın dizginleri çekmek istedi fakat hırçın hayvan sert bir boyun hareketi ile gemini kurtardı." (Haldun Taner)
GEN

  1. [sıfat] Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
ÖGE

  1. [isim] Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça; unsur, uzuv, eleman
  2. Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde; ilke, unsur
  3. Gerekçe, araç
    • "O savaşı başarıya ulaştıran en kuvvetli öge, ne yabancıdan gördüğümüz yardım ne de bugünkü özel girişimcilerin gayretleridir." (Necati Cumalı)
  4. [kimya] Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri; unsur, eleman
  5. [dil bilgisi] Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri
  6. [toplum bilimi, mantık] Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri
GÖL

  1. [isim, coğrafya] Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
    • "Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu." (Necati Cumalı)
  2. Yapay su birikintisi
GIK

  1. [isim] "Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
    • "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez." (Halide Edip Adıvar)
EGE

  1. [isim] Bakınız veli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü