İçinde gö olan 7 harfli 83 kelime var. İçerisinde GÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gö olan kelimeler listesine ya da sonu gö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖZETME

  1. [isim] Gözetmek işi
    • "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir." (Nurullah Ataç)
GÖREVLİ

  1. [sıfat] Görevi olan; vazifeli, işyar
    • "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı." (Çetin Altan)
  2. [isim] Bakınız memur
ÖNGÖRME

  1. [isim] Öngörmek işi
GÖSTERİ

  1. [isim] İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun
    • "Uçakların uçuş gösterileri."
  2. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması; nümayiş
  3. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi
    • "Sinematekte film gösterileri başladı."
  4. Genellikle şarkı, dans vb.nin yer aldığı eğlence; şov
  5. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahüratı
AÇIKGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmayı bilen; aynagöz, cingöz, uyanık
    • "Bu insanların alabildiğine açıkgöz ve çakır pençe olduklarını bir kere daha anlardık." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
GÖZETİM

  1. [isim] Gözetmek işi; nezaret
    • "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
GÖZDAĞI

  1. [isim, mecaz] Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
    • "Küfürlerin arasında duyduğu sözlerden, bu gözdağının sabahki olayla ilintili olduğunu anlar gibiydi." (Ayşe Kulin)
GÖVDELİ

  1. [sıfat] İri yapılı olan
GÖRÜNME

  1. [isim] Görünmek işi; teberrüz
    • "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu." (Necati Cumalı)
GÖZETİŞ

  1. [isim] Gözetmek işi
GÖRÜNGE

  1. [isim] Eşya ve nesnelerin uzaktan görünüşü; perspektif
    • "Romanda gerçek kişileri arayanlar roman sanatına pek dar görüngelerden yaklaşıyorlar." (Selim İleri)
PARAGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse); para canlısı, paragözlü
    • "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu." (Halide Edip Adıvar)
GÖÇELGE

  1. [isim, ağızlardan] Göçülen yer
HORGÖRÜ

  1. [isim] Bir kimseyi, bir hareketi küçük görme, değersiz bulma
    • "Yanlarından geçtiği atkılı, eldivenli, kalın paltolu insanlara horgörüyle baktı, ‘kenterler!’ dedi dişlerinin arasından." (Tahsin Yücel)
GÖRGÜLÜ

  1. [sıfat] Görgüsü olan
    • "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
GÖBELEZ

  1. [isim, ağızlardan] Köpek yavrusu
GÖRMECE

  1. [zarf] Görmek koşuluyla
  2. [sıfat] Karşılıklı görmeye dayalı olarak yapılan
GÖLBAŞI

  1. [isim] Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
  2. Ankara iline bağlı ilçelerden biri
KUŞGÖZÜ

  1. [isim, mimarlık] Ev, villa vb. konutların çatı katlarını aydınlatmaya yarayan küçük pencere
İÇGÖRÜR
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü