İçinde gö olan 5 harfli 46 kelime var. İçerisinde GÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gö olan kelimeler listesine ya da sonu gö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖÇME

  1. [isim] Göçmek işi
GÖÇÜK

  1. [isim] Çökmüş, kaymış toprak, çöküntü, yıkıntı
    • "Göçük altında can vermiş kaç insan görmüştü bugüne kadar?" (Ayşe Kulin)
  2. [madencilik] Kaya veya cevherin kendi kendine yer altına doğru çökmesi
GÖÇÜM

  1. [isim, biyoloji] Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi; taksi (II)
GÖMÜŞ

  1. [isim] Gömmek işi
GÖMÜT

  1. [isim] Bakınız mezar
    • "Uyandığında iyice anımsayamadığı düşlerinde karanlık gömütlerle dolu sokaklarda koşuyor çığlık çığlığa." (İnci Aral)
GÖÇÜŞ

  1. [isim] Göçmek işi
GÖÇER

  1. [sıfat] Bakınız göçebe
GÖZDE

  1. [sıfat] Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey); favori
    • "Kanmamaya dayanan bir oyunun gözde bir temsilcisi olmuştu." (Üstün Dökmen)
  2. [isim] Önemli bir kimsenin beğendiği kadın
GÖBÜT

  1. [isim, ağızlardan] Yuvarlak, yassı, içine yumurta vb. malzemeler konan ekmek
GÖZÜM

  1. "gözümün nuru" anlamında sevgi anlatan bir seslenme sözü
GÖKÇE

  1. [isim] Gök rengi, mavi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. [sıfat] Gökle ilgili; semavi
  4. [sıfat] Güzel, hoşa giden
    • "Kutlu Melek yüzü güneş esmeri, gözü menekşe moru, kumral saçı belikli, gökçe gonca artık yoktur." (Tarık Buğra)
GÖDEN

  1. [isim, anatomi] Kalın bağırsağın son bölümü; göden bağırsağı, rektum
  2. Bakınız işkembe
  3. Hayvanın midesi
GÖBEK

  1. [isim] İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
    • "Düğmeleri birer birer açtı göbeğine dek." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. Yağ bağlamış şişman karın
  3. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı
    • "İsviçre'nin göbeğinde, nerede ise bilmem kaçıncı Türk Moskof muharebesi patlamak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı
  5. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim
    • "Bu halının göbeği pek zarif."
  6. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada
  7. Bakınız poyra
  8. Değirmen taşının ortası
  9. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva
  10. [anatomi] Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer
  11. [toplum bilimi] Bakınız kuşak
    • "Temiz bir isim, züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir." (Reşat Nuri Güntekin)
  12. [teknik] Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça
GÖZER

  1. [isim, ağızlardan] Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur
GÖBEL

  1. [isim, ağızlardan] Kimsesiz, başıboş çocuk
  2. Yaramaz çocuk
  3. Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılan toprak tepecikler
GÖDEŞ

  1. [sıfat, ağızlardan] Semiz, etli
GÖVDE

  1. [isim] Bir şeyin asıl bölümü
  2. [anatomi] Bakınız beden
  3. [bitki bilimi] Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü
    • "Ağaç gövdelerini yonttular, günlerce uğraştılar, bir kağnı yaptılar." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  4. [anatomi] Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm
  5. [dil bilgisi] Ad ve fiil köklerinden eklerle türetilmiş kelime: evli (ev-li), inanç (inan-ç), sevdirmek (sev-dir-mek)
GÖREV

  1. [isim] Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş
  2. Bakınız işlev
  3. Resmî iş; vazife
    • "Cavit Bey görevi ona verdiği gün Abdi Bey çok sevinmişti." (Attilâ İlhan)
  4. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş; misyon
  5. [dil bilgisi] Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş
  6. [fizyoloji] Bir organ veya hücrenin yaptığı iş
  7. [matematik] Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi
GÖNYE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Dik açıları ölçmeye ve çizmeye yarayan dik üçgen biçiminde araç
GÖVEM

  1. [isim, ağızlardan] Sığırlara dadanan zar kanatlı bir tür sinek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü