İçinde gö olan 10 harfli 84 kelime var. İçerisinde GÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gö olan kelimeler listesine ya da sonu gö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖSTERİLİŞ
-
-
[isim]
Gösterilmek işi
-
[isim]
Gösterilmek işi
- GÖLGELİKLİ
-
-
[sıfat]
Gölgeliği olan
- "Yaz geceleri, tahta gölgelikli damda yatarken yıldızlar bile diğer zamanlara göre daha fazla büyümüş görünürdü gözüme."
-
Siperliği olan (şapka, kapı, lamba vb.)
-
[sıfat]
Gölgeliği olan
- GÖREBİLMEK
-
-
[-i]
Görme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "O gün bu şanlı fırka kumandanını görebilmek hepimiz için bir emeldi."
-
[-i]
Görme ihtimali veya imkânı bulunmak
- GÖĞÜSLEMEK
-
-
[-i]
Göğsünü dayayarak zorlamak
- "Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip, çocukları ezip, kadınları göğüsleyip biniyoruz."
-
[mecaz]
Karşı durmak, engel olmak, direnmek
- "Senin gerçekleri göğüslemek âdetin değildir."
-
[-i]
Göğsünü dayayarak zorlamak
- GÖZETLETME
-
-
[isim]
Gözetletmek işi; dikizletme
-
[isim]
Gözetletmek işi; dikizletme
- GÖMÜLDÜRÜK
-
-
[isim]
Boyunduruğa geçirilen kısa değnek
-
Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış
-
[isim]
Boyunduruğa geçirilen kısa değnek
- GÖĞÜSLEŞME
-
-
[isim]
Göğüsleşmek işi
-
[isim]
Göğüsleşmek işi
- GÖNDERİLİŞ
-
-
[isim]
Gönderilmek işi
-
[isim]
Gönderilmek işi
- GÖNYELEMEK
-
-
[-i]
Gönye ile ölçmek
-
[-i]
Gönye ile ölçmek
- GÖSTERİLEN
-
-
[isim, dil bilimi]
Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik
-
[isim, dil bilimi]
Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik
- GÖRÜŞTÜRME
-
-
[isim]
Görüştürmek işi
-
[isim]
Görüştürmek işi
- UMURGÖRMÜŞ
-
-
[sıfat]
Önemli görevlerde bulunmuş (kimse)
-
Görgülü, olgun (kimse)
-
Deneyimi çok olan
- "O zamanlar ‘Kutluk’ derler güngörmüş, umurgörmüş bir Akça Koca varmış."
-
[sıfat]
Önemli görevlerde bulunmuş (kimse)
- GÖNÜLLENME
-
-
[isim]
Gönüllenmek durumu
-
[isim]
Gönüllenmek durumu
- GÖRÜMSETME
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Sinema filmlerinden kesilmiş bölüm
-
[isim, sinema, televizyon]
Sinema filmlerinden kesilmiş bölüm
- KÖYGÖÇÜREN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları dökülen ağaçların bulunduğu ormanların zemininde yaz ve sonbahar aylarında yetişen, gelişimine çanakçık içinde başlayan sapında hareketli bir halka bulunan, zehirli, bazitli bir tür mantar; evcikkıran (Amanita phalloides)
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları dökülen ağaçların bulunduğu ormanların zemininde yaz ve sonbahar aylarında yetişen, gelişimine çanakçık içinde başlayan sapında hareketli bir halka bulunan, zehirli, bazitli bir tür mantar; evcikkıran (Amanita phalloides)
- GÖBEKLENME
-
-
[isim]
Göbeklenmek işi
-
[isim]
Göbeklenmek işi
- GÖRÜVERMEK
-
-
[-i]
Ansızın veya çabucak görmek
- "Tam yakasına yapışıyordun, görüverdim."
-
[-i]
Ansızın veya çabucak görmek
- GÖLMARMARA
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- SUGÖTÜRMEZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Başka bir yoruma elverişli olmayan, kesin; sözgötürmez
- "Müftünün sugötürmez bir mantığı vardı."
-
[sıfat, mecaz]
Başka bir yoruma elverişli olmayan, kesin; sözgötürmez
- GÖVDELİLİK
-
-
[isim]
Gövdeli olma durumu
-
[isim]
Gövdeli olma durumu