İçinde fi olan 6 harfli 81 kelime var. İçerisinde Fİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fi olan kelimeler listesine ya da Sonu fi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FİNİKE
- ...
- TEKFİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kâfir sayma
-
[isim]
Kâfir sayma
- RAFİNE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
- "Rafine yağ."
-
Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin
- "Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış
- AMFİBİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki yaşamlılar
-
[sıfat]
Yüzergezer
-
[isim]
İki yaşamlılar
- AFİŞÇİ
-
-
[isim]
Afiş yapan veya asan
-
[isim]
Afiş yapan veya asan
- FİLETO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et
-
[isim]
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et
- HANEFİ
- ...
- TEKFİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kefenleme
-
[isim]
Kefenleme
- TAHFİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hafifletme, yükünü azaltma
-
[isim]
Hafifletme, yükünü azaltma
- REFİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karı
- "Bu adam, şayanıhayret bir yüzsüzlükle refikanın omuz başına yanaştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Karı
- KAFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uyak
-
Halk edebiyatında ayak
-
[isim]
Uyak
- AGRAFİ
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Yazma yitimi
-
[isim]
Yazma yitimi
- FİNCAN
-
-
[isim]
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genellikle kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap
- "Bir fincan kahve ve kızarmış ekmek getirin." (Halide Edip Adıvar)
-
Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç
-
[isim]
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genellikle kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap
- FİRUZE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral
-
[isim]
Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan, mavi renkli, saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral
- TELAFİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötü bir etkiyi veya sonucu başka bir etki ile yok etme, karşılama, yerine koyma
- "Telafisi kolay olmayan bir zarar."
- "Onun sevimsizliğini bunun cana yakınlığı ile telafi etmenin yolunu bulmuşlar." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kötü bir etkiyi veya sonucu başka bir etki ile yok etme, karşılama, yerine koyma
- ENFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
-
Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç
- "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
- GRAFİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir olayın, niceliğin çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş şekil, çizge
-
Biçim, desen veya çizgilerle gösterme
- "Grafik sanatlar."
-
[isim]
Bir olayın, niceliğin çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş şekil, çizge
- FİSTAN
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Tek parça kadın giysisi
- "Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik
-
[isim]
Tek parça kadın giysisi
- TRAFİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, seyrüsefer
-
Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü
- "Trafik, Bankalar Caddesi'nin ağzından Taksim doğrultusuna aralıksız boşalıyor." (Atilla İlhan)
-
Yoğunluk
- "Telefon trafiği."
-
Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi
-
[isim]
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, seyrüsefer
- FANFİN
-
-
[isim]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[isim]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek birleşik fiilinde geçen bir söz