İçinde fi olan 5 harfli 72 kelime var. İçerisinde Fİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fi olan kelimeler listesine ya da Sonu fi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİDYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para, kurtulmalık, fidyeinecat
    • "Baskı altında tutulduğunu bilip fidye vaat ederek seni kaçıracak birini aramışım." (Kemal Bilbaşar)

SEFİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sefalet çeken, yoksul
    • "Bu, korkunç bir çocukluğun, sefil, bahtsız bir çocukluğun devamıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Alçak

NEFİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yuf borusu

HAFİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı
    • "Çok hafif geldiği için düvene ağır bir taş oturtmuşlardı." (Reşat Enis)
    • "Bu soğukta çok hafif giyinmişsin."
    • "Sağduyunuzu, yanlışlıkla doğruyu ayırt etme yeteneğinizi hafife almaktadır." (Haldun Taner)
  2. Güç veya yorucu olmayan, kolay
    • "Hafif bir iş."
  3. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa
    • "Hafif bir kadın."
  4. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek)
    • "Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan
    • "Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi." (Memduh Şevket Esendal)
  6. Etkisi az olan, sert karşıtı
    • "Hafif bir içki."
  7. Önemli olmayan
    • "Hafif bir ceza."
  8. Çabuk uyanılan (uyku)
    • "Uykusu çok hafiftir."
  9. Çok dik olmayan (sırt, yokuş)
    • "Hafif bir meyilden indik." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  10. Gücü az olan, belli belirsiz
    • "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı." (Reşat Nuri Güntekin)
  11. Sıkıntısız, ferah, rahat
    • "Kendimi bugün çok hafif hissediyorum."

FİBER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva veya tahta

FİŞKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı

ELİFİ
...
HAFİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erkek torun

TERFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Derece, makam bakımından yükselme
  2. Yükseltme
    • "Zafer üzerine orduda terfiler yapılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)

FİNCE
...
FİTRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası

SEFİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elçi
    • "Bu sefirlerin ... kambiyo işlerinde mühim rolleri var." (Peyami Safa)

MENFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olumsuz, negatif
    • "Hayatım üzerine yaptığı bu menfi tesirden kurtulamayacak mıyım?" (Aka Gündüz)
  2. Her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan
    • "Ortaya konanda kusur ararsanız, kusur bulursanız o zaman menfi adamsınız, yıkıcı adamsınız." (Nurullah ataç)
  3. Olumsuz
  4. Negatif

ZİFİN

  1. [isim] Sarıağı

FİLSİ

  1. [sıfat] Fili andıran, file benzeyen, fil gibi

NEFİY

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sürme, sürgüne gönderme
    • "Bu nefiy hadisesinin dehşeti konakta, için için hissolunurdu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Olumsuzluk
  3. Olumsuz kılma
  4. Yadsıma

KEFİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
    • "Her hâllerine ben kefilim diyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Kefil olmak istediğiniz adamı evvela benden soracaksınız." (Abdülhak Şinasi Hisar)

FİLAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zamir] Falan

AFİLİ

  1. [sıfat] Gösterişli, çalımlı

NAFİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Delip geçen
  2. İçe işleyen
  3. Sözü geçen, etkili olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü