İçinde fes olan 5 harfli 5 kelime var. İçerisinde FES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fes olan kelimeler listesine ya da sonu fes ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Fes Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E F S
3 Harfli Kelimeler
FES
2 Harfli Kelimeler
ES, FE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENFES
-
Kelime Kökeni: Arapça enfes
-
[sıfat]
Çok güzel, en güzel, çok nefis
- "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti."
-
[sıfat]
Çok güzel, en güzel, çok nefis
- KAFES
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳafes
-
[isim]
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
- "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste"
-
Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme
- "Aslan kafesi."
-
Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper
- "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş."
-
Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti
-
Kayık, sandal vb. şeylerin iskelet kısmı
-
[eskimiş]
Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer
-
[eskimiş]
Bakınız şimşirlik
-
[argo]
Bakınız cezaevi
-
[isim]
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
- FESİH
-
Kelime Kökeni: Arapça fesḫ
-
[isim, hukuk]
Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma
- "Fesih kararı."
-
Dağıtma, dağıtılma; lağıv
- "Parlamentonun feshi."
-
[isim, hukuk]
Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma
- FESAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fesād
-
[isim]
Bakınız bozukluk
- "Mide fesadı. Ahlak fesadı."
-
Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
- "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler."
-
Bakınız hile
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
- "Sen de ne fesat adamsın!"
-
[sıfat]
Karıştırıcı, ara bozucu (kimse)
- "Fakat gitgide içlerine uygunsuz adamlar ve türlü fesatlar karışmış."
-
[isim]
Bakınız bozukluk
- NEFES
-
Kelime Kökeni: Arapça nefes
-
[isim]
Bakınız soluk
-
Şifa amacıyla hastaya okunan dua
- "İhtiyar kadınlar ilaç yapar, nefesi olanlar okur, tütsü yakılır, tedavi yolları gösterilir."
-
Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
- "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."
-
[mecaz]
Canlılık, hayat belirtisi
- "Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür"
-
[isim]
Bakınız soluk