İçinde fes olan 5 harfli 5 kelime var. İçerisinde FES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fes olan kelimeler listesine ya da sonu fes ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fes Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E F S

3 Harfli Kelimeler

FES

2 Harfli Kelimeler

ES, FE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ENFES

Kelime Kökeni: Arapça enfes

  1. [sıfat] Çok güzel, en güzel, çok nefis
    • "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti." (Yusuf Ziya Ortaç)
KAFES

Kelime Kökeni: Arapça ḳafes

  1. [isim] Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme
    • "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste" (Halk türküsü)
  2. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme
    • "Aslan kafesi."
  3. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper
    • "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti
  5. Kayık, sandal vb. şeylerin iskelet kısmı
  6. [eskimiş] Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer
  7. [eskimiş] Bakınız şimşirlik
  8. [argo] Bakınız cezaevi
FESİH

Kelime Kökeni: Arapça fesḫ

  1. [isim, hukuk] Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma
    • "Fesih kararı."
  2. Dağıtma, dağıtılma; lağıv
    • "Parlamentonun feshi."
FESAT

Kelime Kökeni: Arapça fesād

  1. [isim] Bakınız bozukluk
    • "Mide fesadı. Ahlak fesadı."
  2. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
    • "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler." (Salâh Birsel)
  3. Bakınız hile
  4. [sıfat] Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
    • "Sen de ne fesat adamsın!"
  5. [sıfat] Karıştırıcı, ara bozucu (kimse)
    • "Fakat gitgide içlerine uygunsuz adamlar ve türlü fesatlar karışmış." (Necip Fazıl Kısakürek)
NEFES

Kelime Kökeni: Arapça nefes

  1. [isim] Bakınız soluk
  2. Şifa amacıyla hastaya okunan dua
    • "İhtiyar kadınlar ilaç yapar, nefesi olanlar okur, tütsü yakılır, tedavi yolları gösterilir." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
    • "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu." (Haldun Taner)
  4. [mecaz] Canlılık, hayat belirtisi
    • "Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür" (Orhan Veli Kanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü