İçinde fer olan 7 harfli 16 kelime var. İçerisinde FER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fer olan kelimeler listesine ya da sonu fer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E F R

3 Harfli Kelimeler

FER

2 Harfli Kelimeler

ER, FE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FERHANE

Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
FERMUAR

Kelime Kökeni: Fransızca fermoir

  1. [isim] Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek; cırcır, carcur (II)
LÜFERCİ

  1. [isim] Lüfer avlayan veya lüfer yemesini seven kimse
    • "Çengelköyü’nde lüferci Vasil’in hazırladığı balığı alır, Kanlıca’daki İsmet Bey’in yalısına verir…" (Fahri Celâlettin)
FERİBOT

Kelime Kökeni: İngilizce ferryboat

  1. [isim] Bakınız arabalı vapur
AFERİST

Kelime Kökeni: Fransızca affairiste

  1. [isim] Bakınız dalavereci
    • "İkinci Dünya Savaşı yıllarında bilirim, Dış Ticaret Dairesinin koridorlarını aferistler doldururdu." (Mehmed Kemal Kurşunluoğlu)
FERİŞTE

Kelime Kökeni: Farsça firişte

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız melek
FERMENE

Kelime Kökeni: İtalyanca paramano

  1. [isim, eskimiş] Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi
FERDASI

  1. [sıfat] Bakınız ertesi
    • "Bir gün evvel canciğer kuzu sarması, ferdası günü sen kimsin efendi ben seni tanımıyorum." (Haldun Taner)
FERMENT

Kelime Kökeni: Fransızca ferment

  1. [isim, kimya] Bakınız maya (I)
NİLÜFER

Kelime Kökeni: Farsça nīlūfer

  1. [isim, bitki bilimi] Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea)
FERAHLI

  1. [sıfat] Bakınız ferah (II)
    • "Muntazaman bir mektebe gidiniz. Hava çok alan ziyalı dershanelerden, geniş ferahlı bahçelerden, temiz ve sade teneffüs salonlarından ziyade gözlerinize jimnastikhaneler çarpar." (Ömer Seyfettin)
FERSUDE

Kelime Kökeni: Farsça fersūde

  1. [sıfat, eskimiş] Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
    • "Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
SEFERLİ

  1. [sıfat] Sefere giden veya sefere çıkan
FERAGAT

Kelime Kökeni: Arapça ferāġat

  1. [isim] Hakkından kendi isteğiyle vazgeçme
FERİZLİ

  1. [isim] Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
FERASET

Kelime Kökeni: Arapça ferāset

  1. [isim, eskimiş, ruh bilimi] Bakınız anlayış
    • "Diplomatça bir ferasetle söylemek istediğini anlayıveriyordum." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız zekâ
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü