İçinde fer olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde FER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fer olan kelimeler listesine ya da sonu fer ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fer Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E F R

3 Harfli Kelimeler

FER

2 Harfli Kelimeler

ER, FE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OOSFER

Kelime Kökeni: Fransızca oosphère

  1. [isim, biyoloji] Bakınız yumurta hücresi
FERACE

Kelime Kökeni: Arapça ferāce

  1. [isim] Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi
  2. [eskimiş] Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka
FERAHİ

Kelime Kökeni: Farsça ferāḫ + Arapça -ī

  1. [isim, eskimiş] Bol ve geniş olma durumu
  2. Bakınız ucuzluk
  3. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik
  4. [tarih] Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma
FERYAT

Kelime Kökeni: Farsça feryād

  1. [isim] Bakınız çığlık
    • "Bu, bir hayat kurtarma feryadıdır." (Burhan Felek)
FERNEZ

Kelime Kökeni: (Fransız Maurice Fernez özel adından)

  1. [isim] Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı
CAFERİ

Kelime Kökeni: Arapça cāʿferī

  1. [isim] Şiiliğin bir kolu ve bu koldan olan kimse
FERTİK

Kelime Kökeni: Almanca fertig

  1. [ünlem, argo] "Kaç, uzaklaş; tamam, bitti" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Bisiklete atlayınca haydi babam fertik!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
FERSAH

Kelime Kökeni: Arapça fersaḫ

  1. [isim] Yaklaşık 5 kilometrelik bir uzaklık ölçüsü
  2. [mecaz] Çok uzun mesafe, uzaklık
FERSİZ

  1. [sıfat] Donuk, cansız olan (göz, ışık, yüz)
    • "Eski yalıların birçoklarının görünüşlerinde ihtiyarların o durgun, dalgın, fersiz ve ölgün yüzlerindeki manalar peyda olmuştu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KEFERE

Kelime Kökeni: Arapça kefere

  1. [isim, eskimiş] Müslüman olmayanlar, kâfirler
    • "Kefereye aldırmayın, hâlden anlar heriflerdir." (Peyami Safa)
SEFERİ

Kelime Kökeni: Arapça seferī

  1. [sıfat] Yolculukla ilgili olan
  2. Savaşla ilgili olan, hazari karşıtı
  3. [isim, din bilimi] Yolculuk sebebiyle dinî açıdan kendisine bazı kolaylıklar sağlanan kimse
AFERİN

Kelime Kökeni: Farsça āferīn

  1. [ünlem] Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz
    • "Aferin İsmail, söyle, daha bağırarak söyle!" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim, eskimiş] Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı
FERMAN

Kelime Kökeni: Farsça fermān

  1. [isim] Bakınız emir
  2. [tarih] Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı belge; yarlık, kaime
    • "İstanbul'dan çıkar padişahın fermanı / Gökte döner mızrağının yalmanı" (Halk türküsü)
MİĞFER

Kelime Kökeni: Arapça miġfer

  1. [isim] Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık; tolga
    • "Yollar, dereler taş dipleri, koparılmış apoletler, atılmış miğferler, terk edilmiş silahlarla dolu." (Aka Gündüz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü