İçinde fa olan 8 harfli 94 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAFALICA

  1. [zarf] Kafalı bir biçimde
ZARİFANE

Kelime Kökeni: Arapça ẓarįf + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız zarifçe
    • "Müdür Efendi fazla gülenleri ‘kerpetenle dişlerinizi sökerim ha!’ diye zarifane tehdit edermiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Zarife yakışır
    • "Şinasi, bazen istihza ile karışık zarifane istifhamlarda bulundukça paşalar verecek cevap bulamazlardı." (Ebüzziya Tevfik)
FANTASMA

Kelime Kökeni: Fransızca fantasme

  1. [isim] Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
FATALİZM

Kelime Kökeni: Fransızca fatalisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız yazgıcılık
REFAHİYE

  1. [isim] Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
ŞİFAHANE

Kelime Kökeni: Arapça şifāʾ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız hastane
UFACICIK

  1. [sıfat] Bakınız küçücük
    • "Kenarı fıstık çamlarıyla süslenmiş bir ufacıcık akçıl kayalık Lübnan köyü." (Refik Halit Karay)
FAYTONCU

  1. [isim] Fayton süren kimse
KARAFAKİ

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim] Bakınız karafa
    • "Günümüzde de rakı tiryakilerinin ölçüsü bir karafaki rakı, yani dört tek, bir diğer deyişle iki dubledir." (Vefa Zat)
UFARAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça ufak veya küçük
    • "Minik sanatçılar mola verdiler, ufarakça ağızlarını muzla, şekerlemeyle, çikolatayla tatlandırdılar, ikinci perdeyi sahnelediler."
AFALLAMA

  1. [isim] Afallamak durumu
    • "Öyle bir afallamıştı ki tavuk afallaması yanında hiç kalır." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
İSTİFADE

Kelime Kökeni: Arapça istifāde

  1. [isim] Bakınız yararlanma
    • "Geminin altı saat tevakkufundan istifade ile bu şehrin içeri taraflarını araba ile gezdi." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
İFADESİZ

  1. [sıfat] Belli bir ifade taşımayan
MUNFASIL

Kelime Kökeni: Arapça munfaṣil

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ayrık
TEŞRİFAT

Kelime Kökeni: Arapça teşrīfāt

  1. [isim] Resmî günlerde ve toplantılarda devlet büyüklerinin makam ve mevki sıralarına göre kabulü
  2. Kurallara göre davranma
FALAKALI

  1. [sıfat] Falakası olan
FAALİYET

Kelime Kökeni: Arapça faʿāliyyet

  1. [isim] Bir yerde bulunan canlılık, hareketlilik durumu
    • "İstasyonda bir faaliyet vardı." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız çalışma
  3. Bakınız etkinlik
    • "Dost bir tabiat cesaret verir insana, onu faaliyete sürükler." (Cemil Meriç)
KAFATASI

  1. [isim, anatomi] İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü
MUFASSAL

Kelime Kökeni: Arapça mufaṣṣal

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ayrıntılı
    • "Kağnı arabalarının değiştirilmesi lüzumuna dair mufassal layihalar vermişti." (Refik Halit Karay)
SÜLFAMİT

Kelime Kökeni: Fransızca sulfamide

  1. [isim, kimya] Mikroplara karşı etkili olan azotlu ve kükürtlü organik birleşimlerin ortak adı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü