İçinde fa olan 8 harfli 94 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FARMASON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mason
-
[sıfat]
Dinsiz, imansız
-
[isim]
Mason
- FAKİRANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Fakir gibi, fakire uygun düşen
- "Renksiz, fakirane bir hayat, cazibesiz ve yabancı bir erkek." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Fakir gibi, fakire uygun düşen
- FASIKLIK
- ...
- FAZLALIK
-
-
[isim]
Çokluk, gereğinden artık olma durumu
- "Fakat tuhaf ki kadın teessürde, korkuda hiçbir fazlalık göstermedi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çokluk, gereğinden artık olma durumu
- FAALİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çalışkanlık, çalışma, canlılık, hareket
- "İstasyonda bir faaliyet vardı." (Aka Gündüz)
- "Sendikalar siyasi amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar." (Anayasa)
-
İşler durumda olma, etkinlik
- "Casusların en çok faaliyet gösterdikleri liman da burasıydı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
- "Bir siyasi grup, başka cinsten bir faaliyete geçmiş görünüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çalışkanlık, çalışma, canlılık, hareket
- MUHAFAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Koruma, saklama, korunum
- "Zamanımızda kıymetli şeylerin muhafazası güçleşti." (Burhan Felek)
- "On sene evvelki külhanbeyi modasını o, tek başına hâlâ muhafaza ediyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Koruma, saklama, korunum
- ŞEFAATÇİ
-
-
[isim]
Birisi için şefaatte bulunan, şefaat eden kimse
- "Gülsüm'ün şefaatçileri günden güne çoğalıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Birisi için şefaatte bulunan, şefaat eden kimse
- TUFALAMA
- ...
- FATALİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alın yazısı, yazgı, kader
-
Uğursuzluk
-
[isim]
Alın yazısı, yazgı, kader
- FATURALI
-
-
[sıfat]
Faturası olan
-
[sıfat]
Faturası olan
- PİRİFANİ
- ...
- FALAKACI
-
-
[isim]
Sadrazamın, İstanbul kadısının, yeniçeri ağasının veya sekbanbaşının denetlemeler sırasında yanında bulunan ve suçlu bulunanları falakaya yatıran görevli
-
[isim]
Sadrazamın, İstanbul kadısının, yeniçeri ağasının veya sekbanbaşının denetlemeler sırasında yanında bulunan ve suçlu bulunanları falakaya yatıran görevli
- FANTAZYA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri, atlı gösteri
-
[isim]
Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri, atlı gösteri
- FAREDİŞİ
-
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
- İSTİĞFAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanrı'dan suçlarının bağışlanmasını dileme
- "Hicaz'a gitmiş, Beytullah'a yüz sürerek tövbe ve istiğfar etmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tövbe etme
-
[isim]
Tanrı'dan suçlarının bağışlanmasını dileme
- TURFANDA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze)
-
Yeni, ilk kez ortaya çıkan
-
[sıfat]
Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze)
- İSTİHFAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Küçümseme, hor görme, hafifseme
- "Kendini bu nevi düğünlerden birinin gelini olarak görmek, onu tiksinti ve istihfaf ile doldurmaya kâfi geliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Küçümseme, hor görme, hafifseme
- DEFAATLE
-
-
[zarf]
Çok kez, çok kere
-
[zarf]
Çok kez, çok kere
- FAKTİTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ettirgen fiil
-
[isim]
Ettirgen fiil
- İSTİFADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yararlanma
- "Biz yağmur birikintilerinden istifade etmiştik." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Yararlanma