İçinde fa olan 8 harfli 94 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Fa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAFALICA
-
-
[zarf]
Kafalı bir biçimde
-
[zarf]
Kafalı bir biçimde
- ZARİFANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓarįf + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız zarifçe
- "Müdür Efendi fazla gülenleri ‘kerpetenle dişlerinizi sökerim ha!’ diye zarifane tehdit edermiş."
-
[sıfat]
Zarife yakışır
- "Şinasi, bazen istihza ile karışık zarifane istifhamlarda bulundukça paşalar verecek cevap bulamazlardı."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız zarifçe
- FANTASMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca fantasme
-
[isim]
Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
-
[isim]
Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
- FATALİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca fatalisme
-
[isim, felsefe]
Bakınız yazgıcılık
-
[isim, felsefe]
Bakınız yazgıcılık
- REFAHİYE
-
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
- ŞİFAHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça şifāʾ + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hastane
-
[isim, eskimiş]
Bakınız hastane
- UFACICIK
-
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- "Kenarı fıstık çamlarıyla süslenmiş bir ufacıcık akçıl kayalık Lübnan köyü."
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- FAYTONCU
-
-
[isim]
Fayton süren kimse
-
[isim]
Fayton süren kimse
- KARAFAKİ
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim]
Bakınız karafa
- "Günümüzde de rakı tiryakilerinin ölçüsü bir karafaki rakı, yani dört tek, bir diğer deyişle iki dubledir."
-
[isim]
Bakınız karafa
- UFARAKÇA
-
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- "Minik sanatçılar mola verdiler, ufarakça ağızlarını muzla, şekerlemeyle, çikolatayla tatlandırdılar, ikinci perdeyi sahnelediler."
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- AFALLAMA
-
-
[isim]
Afallamak durumu
- "Öyle bir afallamıştı ki tavuk afallaması yanında hiç kalır."
-
[isim]
Afallamak durumu
- İSTİFADE
-
Kelime Kökeni: Arapça istifāde
-
[isim]
Bakınız yararlanma
- "Geminin altı saat tevakkufundan istifade ile bu şehrin içeri taraflarını araba ile gezdi."
-
[isim]
Bakınız yararlanma
- İFADESİZ
-
-
[sıfat]
Belli bir ifade taşımayan
-
[sıfat]
Belli bir ifade taşımayan
- MUNFASIL
-
Kelime Kökeni: Arapça munfaṣil
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ayrık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ayrık
- TEŞRİFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīfāt
-
[isim]
Resmî günlerde ve toplantılarda devlet büyüklerinin makam ve mevki sıralarına göre kabulü
-
Kurallara göre davranma
-
[isim]
Resmî günlerde ve toplantılarda devlet büyüklerinin makam ve mevki sıralarına göre kabulü
- FALAKALI
-
-
[sıfat]
Falakası olan
-
[sıfat]
Falakası olan
- FAALİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça faʿāliyyet
- KAFATASI
-
-
[isim, anatomi]
İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü
-
[isim, anatomi]
İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü
- MUFASSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça mufaṣṣal
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ayrıntılı
- "Kağnı arabalarının değiştirilmesi lüzumuna dair mufassal layihalar vermişti."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ayrıntılı
- SÜLFAMİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca sulfamide
-
[isim, kimya]
Mikroplara karşı etkili olan azotlu ve kükürtlü organik birleşimlerin ortak adı
-
[isim, kimya]
Mikroplara karşı etkili olan azotlu ve kükürtlü organik birleşimlerin ortak adı