İçinde fa olan 7 harfli 110 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FASULYE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
- "Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?" (Tarık Buğra)
-
Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları
-
[isim]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
- KOLOFAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hidratlı doğal kalsiyum sülfat
-
[isim]
Hidratlı doğal kalsiyum sülfat
- FALNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap
- CEFASIZ
- ...
- KAFADAN
-
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
- CEFAKAR
- ...
- SULFATA
-
-
[isim]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- "Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- FAKİRCE
-
-
[sıfat]
Yoksul
-
[zarf]
Fakire benzer biçimde
-
[sıfat]
Yoksul
- MENFAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çıkar
- "Gelip gidenlerden çok menfaat oluyor." (Halide Edip Adıvar)
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Çıkar
- FAULSÜZ
-
-
[sıfat]
Faulü olmayan, faul yapmayan
-
[zarf]
Faul yapmadan
- "Daha o yaşta, sert, hızlı fakat faulsüz oynardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Faulü olmayan, faul yapmayan
- SAFAHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Evreler, safhalar
-
[isim]
Evreler, safhalar
- FANİLİK
- ...
- TEFAHÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övünme
-
[isim]
Övünme
- KEFALET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
- "O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
- FAHRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
-
[isim]
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
- MAHFAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu
- "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu
- NİFAKÇI
-
-
[isim]
Arabozan kimse
-
[isim]
Arabozan kimse
- SOFASIZ
- ...
- SELOFAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
- HAFAKAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıkıntı, çarpıntı, afakan
-
[isim]
Sıkıntı, çarpıntı, afakan