İçinde fa olan 7 harfli 110 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FANİLİK
- ...
- FANTEZİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal
-
Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
- "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Süslü ve türü değişik olan
- "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal
- SELOFAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
- ARİFANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Arif olana yakışacak biçimde
-
[zarf]
Arif olana yakışacak biçimde
- FALÇATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Eğri kunduracı bıçağı
-
[isim]
Eğri kunduracı bıçağı
- FALANCA
-
-
[sıfat]
Falan
- "Falanca yerde, falanca gün."
-
[zamir]
Falan kimse
- "Falanca geldi."
-
[sıfat]
Falan
- FALNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap
- FARBALI
- ...
- KOFALIK
-
-
[isim]
Kofanın çok bulunduğu yer
-
[isim]
Kofanın çok bulunduğu yer
- FAİZSİZ
-
-
[sıfat]
Faizi olmayan (para)
-
[sıfat]
Faizi olmayan (para)
- FAYDALI
-
-
[sıfat]
Yararlı
- "Seninle dostluğumuzu, artık hayırlı ve faydalı buluyor." (Haldun Taner)
- "Ben şurada karınca kaderince daha faydalı olmaya çalışırım." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Yararlı
- UFAKLIK
-
-
[isim]
Ufak olma durumu
-
Küçük çocuk
-
Bozuk para
-
[ünlem]
Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü
-
Bit
-
[isim]
Ufak olma durumu
- UFALTMA
-
-
[isim]
Ufaltmak işi
-
[isim]
Ufaltmak işi
- KALAFAT
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı
-
Osmanlı İmparatorluğu'nda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
-
Onarma, tamir etme
-
[isim]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- REFAHLI
-
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- "Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel arızasız geçerken ne kıyametler koptu." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- DEFAKTO
- ...
- İNDİFAİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Püskürten (yanardağ)
-
Döküntülü (hastalık)
-
[sıfat]
Püskürten (yanardağ)
- FAKİRCE
-
-
[sıfat]
Yoksul
-
[zarf]
Fakire benzer biçimde
-
[sıfat]
Yoksul
- FAMİLYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Aile
- "Halep'in esas familyalarının asılları Türklerdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile
- "Karabuğdaygiller. İzmaritgiller. Gelincikgiller."
-
Karı, eş
-
[isim]
Aile
- KAFADAŞ
-
-
[isim]
Kafadar
- "Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz." (Etem İzzet Benice)
-
[isim]
Kafadar