İçinde fa olan 7 harfli 110 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MURAFAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Duruşma
-
[isim]
Duruşma
- SULFATA
-
-
[isim]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- "Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- İTTİFAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlaşma, uyuşma, bağlaşma
- "Hazır bulunanların hepsi tatlı dil, güler yüz taraftarlığında ittifak etmiş gibiydiler." (Ömer Seyfettin)
-
Oy birliği
-
[isim]
Anlaşma, uyuşma, bağlaşma
- REFAHLI
-
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- "Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel arızasız geçerken ne kıyametler koptu." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Müreffeh, rahat, huzurlu
- DEFATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Ansızın
-
Birden, aniden
- "Sönük bakan gözleri defaten parladı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Ansızın
- SIFATLI
- ...
- MAHFAZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu
- "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu
- MÜKAFAT
- ...
- İFADELİ
- ...
- MEFAHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övünülecek şeyler, övünceler
-
[isim]
Övünülecek şeyler, övünceler
- MÜNFAİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gücenmiş, alınmış, kırgın
- "Sende kalmıştı münfail, kırgın / Mustarip gönlümün son ümidi." (Tevfik Fikret)
-
Edilgin
-
[sıfat]
Gücenmiş, alınmış, kırgın
- ARİFANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Arif olana yakışacak biçimde
-
[zarf]
Arif olana yakışacak biçimde
- FAKÜLTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri
- "Bir ev hizmetçisi azıcık dişini sıkınca çocuğunu fakülteye gönderebiliyor." (Çetin Altan)
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri
- FAŞİZAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Faşist eğilimli
-
Faşist eğilimli
- ŞİFASIZ
-
-
[sıfat]
Şifası olmayan
- "Şifasız bir dert."
-
[sıfat]
Şifası olmayan
- FAALLİK
- ...
- FANTEZİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal
-
Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
- "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Süslü ve türü değişik olan
- "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal
- İNFAZCI
-
-
[isim]
Öldürme veya cezalandırma işini yapan kimse
-
[isim]
Öldürme veya cezalandırma işini yapan kimse
- KAFADAN
-
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
- FAMİLYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Aile
- "Halep'in esas familyalarının asılları Türklerdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile
- "Karabuğdaygiller. İzmaritgiller. Gelincikgiller."
-
Karı, eş
-
[isim]
Aile