İçinde fa olan 7 harfli 110 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FANİLİK
...
FANTEZİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sonsuz, sınırsız hayal
  2. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
    • "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sıfat] Süslü ve türü değişik olan
    • "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı

SELOFAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka

ARİFANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Arif olana yakışacak biçimde

FALÇATA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Eğri kunduracı bıçağı

FALANCA

  1. [sıfat] Falan
    • "Falanca yerde, falanca gün."
  2. [zamir] Falan kimse
    • "Falanca geldi."

FALNAME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap

FARBALI
...
KOFALIK

  1. [isim] Kofanın çok bulunduğu yer

FAİZSİZ

  1. [sıfat] Faizi olmayan (para)

FAYDALI

  1. [sıfat] Yararlı
    • "Seninle dostluğumuzu, artık hayırlı ve faydalı buluyor." (Haldun Taner)
    • "Ben şurada karınca kaderince daha faydalı olmaya çalışırım." (Haldun Taner)

UFAKLIK

  1. [isim] Ufak olma durumu
  2. Küçük çocuk
  3. Bozuk para
  4. [ünlem] Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü
  5. Bit

UFALTMA

  1. [isim] Ufaltmak işi

KALAFAT

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
    • "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı
  3. Osmanlı İmparatorluğu'nda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
  4. Onarma, tamir etme

REFAHLI

  1. [sıfat] Müreffeh, rahat, huzurlu
    • "Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel arızasız geçerken ne kıyametler koptu." (Refik Halit Karay)

DEFAKTO
...
İNDİFAİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Püskürten (yanardağ)
  2. Döküntülü (hastalık)

FAKİRCE

  1. [sıfat] Yoksul
  2. [zarf] Fakire benzer biçimde

FAMİLYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Aile
    • "Halep'in esas familyalarının asılları Türklerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile
    • "Karabuğdaygiller. İzmaritgiller. Gelincikgiller."
  3. Karı, eş

KAFADAŞ

  1. [isim] Kafadar
    • "Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz." (Etem İzzet Benice)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü