İçinde fa olan 6 harfli 90 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAYTON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton
    • "Kır atların çektiği bir faytonla gelirdi." (Peyami Safa)
  2. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton)

ASFALT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm
  2. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım
    • "Yazın tozdan, kışın çamurdan geçilmeyen yollar asfalt oluverdi." (Haldun Taner)
  3. [sıfat] Bu karışımla kaplanmış
    • "Otomobile bindik ve uzun bir asfalt yol üzerinde koşmaya koyulduk." (Ahmet Haşim)

KAFACA

  1. [zarf] Düşünce bakımından
    • "Kafaca, ruhça, zevkçe, terbiyece eski adam diyebileceğimiz bir örnek alınız." (Yahya Kemal Beyatlı)

FATİHA
...
UFAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça ufak, ufarak

DEFAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kereler, kezler

FARIMA

  1. [isim] Farımak işi

NAFAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik
  2. Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık

İKTİFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yetinme
    • "Daha ziyade, ufak bir kazançla iktifa edecek küçük esnaf kalabalığı vardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)

ŞİFAHİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sözlü, tahrirî karşıtı
    • "Hilmi Bey'in bir âdeti de kira arabasına bindiği zaman arabacı ile şifahi bir mukavele akdetmesiydi." (Samiha Ayverdi)

FASILA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aralık, ara, kesinti
    • "Kısa bir fasıladan sonra kadının sesi tekrar işitildi." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti." (Peyami Safa)

FANTOM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hayalet

FASSAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İftira atan, gerçek olmayan isnatlarda bulunan (kimse)
    • "Gayet fassal, dedikoducuydu da..." (Refik Halit Karay)

MALAFA

  1. [isim] Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgâhı bağlama aleti

FAULLÜ

  1. [sıfat] Faulü olan, faul yapmış olan
  2. [zarf] Faul yaparak
    • "Çok faullü oynadığı için oyundan alındı."

ŞEFAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık

KÜFFAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslüman olmayanlar, kâfirler

UFALIŞ
...
BİVEFA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sevgisine bağlı olmayan, vefasız

FARSÇA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü