İçinde fa olan 6 harfli 90 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Fa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UFANTI
-
-
[isim, ağızlardan]
Ekmek ufağı, ekmek kırıntısı
- "Tümden kaçıp gitmesinler karıncalar diye sofra bezini hep kütüğün üstüne silkeledi, ekmek ufantıları onlara yem olsun diye."
-
[isim, ağızlardan]
Ekmek ufağı, ekmek kırıntısı
- FARIMA
-
-
[isim]
Farımak işi
-
[isim]
Farımak işi
- FARKLI
-
-
[sıfat]
Aralarında fark bulunan; değişik, ayrımlı, daha bir, alternatif
- "En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı."
-
[sıfat]
Aralarında fark bulunan; değişik, ayrımlı, daha bir, alternatif
- FARİZA
-
Kelime Kökeni: Arapça farīża
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
İslam dinine göre geçerli bir mazeret olmadıkça terki düşünülmeyen ve mutlaka yapılması gereken iş veya görev
- "Hac farizası."
-
Yapılması gerekli ödev veya görev
-
[hukuk]
İslam hukukuna uygun bir biçimde mirasçılara düşen pay
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
İslam dinine göre geçerli bir mazeret olmadıkça terki düşünülmeyen ve mutlaka yapılması gereken iş veya görev
- FANFAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca fanfare
-
[isim, müzik]
Bakırdan yapılmış üflemeli sazlardan oluşan orkestra
-
Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça
-
[isim, müzik]
Bakırdan yapılmış üflemeli sazlardan oluşan orkestra
- FAŞİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca fasciste
-
[isim]
Faşizm yanlısı olan kimse, görüş vb
-
[sıfat]
Faşizm yanlısı olan
-
[isim]
Faşizm yanlısı olan kimse, görüş vb
- TUFACI
-
-
[isim, argo]
Özellikle geceleri hırsızlık yapan kimse
- "Anadolu’nun çok yoksul yörelerinden İstanbul’a, İstanbul’un çok yoksul semtlerinden Sirkeci’ye çocuklar akıyorlardı, yüzlerce binlerce ... Yankesici, tufacı oluyorlardı."
-
Herhangi bir emek ve çaba harcamadan çıkar elde eden, kolay yollardan menfaat sağlayan kimse
- "Çankırılı Topal Kerim tilki gibi bir tufacıydı."
-
[isim, argo]
Özellikle geceleri hırsızlık yapan kimse
- UFACIK
-
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- "Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler."
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- FAİZLİ
-
-
[sıfat]
Faizi olan, faizle işlem gören (para)
-
[sıfat]
Faizi olan, faizle işlem gören (para)
- GAFFAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ġaffār
-
[sıfat, din bilimi]
Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı)
-
[sıfat, din bilimi]
Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı)
- FASSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça faṣṣāl
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız karalamacı
- "Gayet fassal, dedikoducuydu da."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız karalamacı
- KOFANA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Lüfer balığının irisi
-
[isim]
Lüfer balığının irisi
- FANFİN
-
-
[isim, ağızlardan]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer
-
[isim, ağızlardan]
"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer
- FANFAN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Konuşması çok iyi anlaşılmayan (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Konuşması çok iyi anlaşılmayan (kimse)
- FAVORİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca favori
-
[sıfat]
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
-
Bakınız gözde
- "Favori şarkınız hangisi?"
-
[isim]
Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım; duluk
- "Her derste bu iki oğlancığın favorilerine yapışıp havaya kaldırmak ister gibi çekiyordu."
-
[sıfat]
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
- TUFALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
- "Şöyle tufalı bir iş olsaydı hiç olmazsa. Ama iş tufada değildi. Dalgayı öğrenmek gerekiyordu önce."
-
[sıfat]
Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
- KARAFA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caraffa
-
[isim]
Genellikle cam veya kristalden yapılan, uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı veya şarap sürahisi; karaf, karafaki
- "Köşedeki camekânlı duvar dolabının ön sahanlığında birkaç kadeh, yarım karafa rakı, biraz pastırmalı yumurta ve biraz da turşu, uzun zamandır el sürülmeden bekliyordu."
-
[isim]
Genellikle cam veya kristalden yapılan, uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı veya şarap sürahisi; karaf, karafaki
- PROFAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca profane
-
[sıfat]
Dinle ilgisi olmayan, din dışı
-
[sıfat]
Dinle ilgisi olmayan, din dışı
- MALAFA
-
-
[isim, teknik]
Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgâhı bağlama aleti
-
[isim, teknik]
Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgâhı bağlama aleti
- UFALIŞ
-
-
[isim]
Ufalmak durumu
- "... yokluğa doğru attığı her adım, her ufalış ve ufalanış, her geçen zaman onu bir az daha büyültüyordu."
-
[isim]
Ufalmak durumu