İçinde fa olan 6 harfli 90 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UFANTI

  1. [isim, ağızlardan] Ekmek ufağı, ekmek kırıntısı
    • "Tümden kaçıp gitmesinler karıncalar diye sofra bezini hep kütüğün üstüne silkeledi, ekmek ufantıları onlara yem olsun diye." (Mahmut Özay)
FARIMA

  1. [isim] Farımak işi
FARKLI

  1. [sıfat] Aralarında fark bulunan; değişik, ayrımlı, daha bir, alternatif
    • "En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı." (Ayla Kutlu)
FARİZA

Kelime Kökeni: Arapça farīża

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] İslam dinine göre geçerli bir mazeret olmadıkça terki düşünülmeyen ve mutlaka yapılması gereken iş veya görev
    • "Hac farizası."
  2. Yapılması gerekli ödev veya görev
  3. [hukuk] İslam hukukuna uygun bir biçimde mirasçılara düşen pay
FANFAR

Kelime Kökeni: Fransızca fanfare

  1. [isim, müzik] Bakırdan yapılmış üflemeli sazlardan oluşan orkestra
  2. Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça
FAŞİST

Kelime Kökeni: Fransızca fasciste

  1. [isim] Faşizm yanlısı olan kimse, görüş vb
  2. [sıfat] Faşizm yanlısı olan
TUFACI

  1. [isim, argo] Özellikle geceleri hırsızlık yapan kimse
    • "Anadolu’nun çok yoksul yörelerinden İstanbul’a, İstanbul’un çok yoksul semtlerinden Sirkeci’ye çocuklar akıyorlardı, yüzlerce binlerce ... Yankesici, tufacı oluyorlardı." (Yaşar Kemal)
  2. Herhangi bir emek ve çaba harcamadan çıkar elde eden, kolay yollardan menfaat sağlayan kimse
    • "Çankırılı Topal Kerim tilki gibi bir tufacıydı." (Fakir Baykurt)
UFACIK

  1. [sıfat] Bakınız küçücük
    • "Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler." (Lâtife Tekin)
FAİZLİ

  1. [sıfat] Faizi olan, faizle işlem gören (para)
GAFFAR

Kelime Kökeni: Arapça ġaffār

  1. [sıfat, din bilimi] Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı)
FASSAL

Kelime Kökeni: Arapça faṣṣāl

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karalamacı
    • "Gayet fassal, dedikoducuydu da." (Refik Halit Karay)
KOFANA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Lüfer balığının irisi
FANFİN

  1. [isim, ağızlardan] "Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer
FANFAN

  1. [sıfat, ağızlardan] Konuşması çok iyi anlaşılmayan (kimse)
FAVORİ

Kelime Kökeni: Fransızca favori

  1. [sıfat] Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
  2. Bakınız gözde
    • "Favori şarkınız hangisi?"
  3. [isim] Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım; duluk
    • "Her derste bu iki oğlancığın favorilerine yapışıp havaya kaldırmak ister gibi çekiyordu." (Ayla Kutlu)
TUFALI

  1. [sıfat] Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
    • "Şöyle tufalı bir iş olsaydı hiç olmazsa. Ama iş tufada değildi. Dalgayı öğrenmek gerekiyordu önce." (Habib Bektaş)
KARAFA

Kelime Kökeni: İtalyanca caraffa

  1. [isim] Genellikle cam veya kristalden yapılan, uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı veya şarap sürahisi; karaf, karafaki
    • "Köşedeki camekânlı duvar dolabının ön sahanlığında birkaç kadeh, yarım karafa rakı, biraz pastırmalı yumurta ve biraz da turşu, uzun zamandır el sürülmeden bekliyordu." (Sabahattin Ali)
PROFAN

Kelime Kökeni: Fransızca profane

  1. [sıfat] Dinle ilgisi olmayan, din dışı
MALAFA

  1. [isim, teknik] Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgâhı bağlama aleti
UFALIŞ

  1. [isim] Ufalmak durumu
    • "... yokluğa doğru attığı her adım, her ufalış ve ufalanış, her geçen zaman onu bir az daha büyültüyordu." (Sâmiha Ayverdi)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü