İçinde fa olan 5 harfli 67 kelime var. İçerisinde FA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fa olan kelimeler listesine ya da Sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LENFA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Lenf

FALAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zamir] Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan
    • "Bana "falan geldi, falan gitti" diye anlatmaya başladı."
  2. [isim] Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek "ve benzerleri" anlamında kullanılan bir söz
    • "Hiç heyecan falan göstermiyor." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] Tarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime
    • "Falan tarihte, falan yerde, falan kişi ile gezerken sizi gördüm."

FANTA

  1. [isim] Mavimsi yeşil renkli bir tür baştankara

FAUNA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Direy

FAZLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    • "Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Daha çok, aşkın
    • "Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz." (Burhan Felek)
  3. Artmış olan
    • "Fazla ekmeğiniz var mı?"
  4. [zarf] Gereksiz, yersiz bir biçimde
    • "Fazla konuşma yeter."
  5. [zarf] Gereğinden, alışılmıştan çok olarak

REFAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bolluk, varlık ve rahatlık içinde yaşama, gönenç
    • "Sağlığında borç içinde olmakla beraber müthiş bir refah havası içinde yüzen aile beş parasız kalıyor." (Sait Faik Abasıyanık)

FASİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kötü, bozuk
    • "Fasit fikir."
  2. Ara bozucu, fesat çıkaran, müfsit
    • "Fasit adam."

KALFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı
    • "Beyoğlu'nda Caddeikebir'de kunduracı kalfası olarak hayata girdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Mimar yardımcısı
  3. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın
  4. İptidailerde hoca yardımcısı
  5. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse
    • "Evin içinde, yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştık." (Sermet Muhtar Alus)

VEFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölüm
    • "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi." (Refik Halit Karay)

FARAD

  1. [isim] Elektrik sığa birimi

İNFAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama

İRFAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilme, anlama, sezme
    • "Zira onun irfan seviyesi hakkında malumatım pek azdır." (Refik Halit Karay)
  2. Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş, varış, varışlılık
  3. Kültür

FAHUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok övünen, çok böbürlenen

İFADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlatım
    • "Güzel bir ifade."
    • "Bu, ona yani bu acemilikle âleme rezil olursun manasını ifade ediyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Komiser Efendi, masanın başına oturup ifadesini almaya başladığı zaman ayağa kalktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Deyiş, söyleyiş
    • "Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Dostluk benim için çok şey ifade eder."
  3. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü
    • "Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama
    • "Onun ifadesini henüz dosyada görmedim." (Atilla İlhan)
  5. Dışa vurum

TURFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Az bulunur, eski, nadir
    • "Turfa oldu artık eski felsefe." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Değersiz, değeri düşük
    • "Şehirli dediği bu turfa kalabalığı küçümsediğini her hâliyle belli ederdi." (Haldun Taner)

AHFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erkek torunlar

SAYFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife
    • "Sayfayı öyle sıkı bağlardı ki satırlar âdeta birbirine kenetlenirdi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm
    • "Sanat sayfası."
  3. Konu

TUFAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur
  2. Şiddetli yağmur
  3. Çok yoğun veya şiddetli şey
    • "Bu heyecan tufanı içinde hiçbir muayyen şekli göremiyordu." (Ömer Seyfettin)

FASET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama
  2. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılan kaplama

FASİH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Açık ve düzgün (anlatış)
    • "... sözleri daha fasih çıkarmak için hafif şapırtılarla oynayan kırmızı dudaklarına takılıyordu." (Peyami Safa)
  2. Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü