İçinde für olan 20 kelime var. İçerisinde FÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında für olan kelimeler listesine ya da Sonu für ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

SÜLFÜRİMETRE

11 Harfli Kelimeler

KÜFÜRBAZLIK, KÜFÜRLEŞMEK, SÜLFÜRLEMEK, ÜFÜRÜKÇÜLÜK

10 Harfli Kelimeler

KÜFÜRLEŞME, SÜLFÜRLEME

8 Harfli Kelimeler

BİSÜLFÜR, FÜRUMAYE, KÜFÜRBAZ, SÜLFÜRİK, ÜFÜRÜKÇÜ

7 Harfli Kelimeler

TENAFÜR, ÜFÜRMEK

6 Harfli Kelimeler

SÜLFÜR, ÜFÜRME, ÜFÜRÜK

5 Harfli Kelimeler

KÜFÜR

4 Harfli Kelimeler

FÜRS, FÜRU


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜLFÜRİMETRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir maddedeki kükürt oranını tespit etmek için kullanılan alet

KÜFÜRBAZLIK

  1. [isim] Küfürbaz olma durumu

ÜFÜRÜKÇÜLÜK

  1. [isim] Üfürükçünün işi

KÜFÜRLEŞMEK

  1. [nsz] Karşılıklı sövmek

SÜLFÜRLEMEK

  1. [-i] Kükürtle birleştirmek
    • "Bakır sülfürlemek."

SÜLFÜRLEME

  1. [isim] Kükürtle birleştirmek için yapılan işlem
  2. Kükürtleme

KÜFÜRLEŞME

  1. [isim] Küfürleşmek işi

FÜRUMAYE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sütü bozuk, mayası bozuk, soysuz

ÜFÜRÜKÇÜ

  1. [isim] Okuyup üfleyerek hastalıkları savdığını ileri süren ve böylece bilgisiz kimseleri dolandıran düzenbaz kimse
    • "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KÜFÜRBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kaba sövgüleri çok kullanan, ağzı bozuk

SÜLFÜRİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] En önemlisi sülfürik asit olan asitler için kullanılan bir söz

BİSÜLFÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Molekülünde iki kükürt atomu bulunduran birleşik

ÜFÜRMEK

  1. [-i] Üflemek
  2. Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak
    • "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor." (Atilla İlhan)
  3. [nsz] Esmek
    • "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."
  4. [nsz] Üfleyerek çalmak
    • "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü, üfürmeye başladı." (Halide Edip Adıvar)
  5. [nsz] Abartarak konuşmak

TENAFÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ses uyumsuzluğu

ÜFÜRME

  1. [isim] Üfürmek işi

SÜLFÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kükürdün başka bir elementle yaptığı birleşik

ÜFÜRÜK

  1. [isim] Üfürülerek verilen soluk
  2. Üfürükçülerin hastaların üstüne okuyarak üfürdükleri soluk

KÜFÜR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü
    • "Neydi o kaba saba konuşmalar, o çirkin küfürler!" (Atilla İlhan)
    • "Onlara ağza alınmaz birkaç küfür savurdu." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Kapının eşiğinde, şiş yarasının kabuklarını ayıklayan bir Arap eteğine basıp halis Kur'an şivesiyle şiddetli bir küfür yedikten sonra otele döndüm." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme

FÜRS
...
FÜRU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dallar, kollar, ayrıntılar
  2. Çocuklar, torunlar

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü