İçinde ez olan 9 harfli 105 kelime var. İçerisinde EZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ez olan kelimeler listesine ya da sonu ez ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ez Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E Z
2 Harfli Kelimeler
ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEZAKETLİ
-
-
[sıfat]
İnce, nazik
- "Geniş bilgili, çok nezaketli, şahsına hürmet telkin ettirmiş ve dostları tarafından çok sevilmiş bir zattı."
-
[sıfat]
İnce, nazik
- HALETİNEZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + nezʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nez hâli
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nez hâli
- MEZOSEFAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca mésocéphale
-
[sıfat]
Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
-
[sıfat]
Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
- PEKMEZLİK
-
-
[sıfat]
Pekmez yapmak için ayrılmış
-
Pekmez yapmaya elverişli
-
[isim]
Köy evlerinin yanında pekmez yapmak için kullanılan, şaraphane ve ocağı bulunan özel bina veya bölme
-
[sıfat]
Pekmez yapmak için ayrılmış
- BEZGİNLİK
-
-
[isim]
Bezgin olma durumu; bezgi (II)
- "Gider gitmez de teselli kabul etmez bir bezginliğe, üzüntüye düşmüştüm."
-
[isim]
Bezgin olma durumu; bezgi (II)
- ANESTEZİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca anesthésique
-
[sıfat]
Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan
-
[sıfat]
Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan
- EZBERLEME
-
-
[isim]
Ezberlemek işi; hıfız
- "Şimdi düşünüyorum da ezberlemeye çalıştığım o kitaplardan bende, genelin dışında ne kalmış?"
-
[isim]
Ezberlemek işi; hıfız
- BİLEZİKLİ
-
-
[sıfat]
Bileziği olan
-
Bilezik takmış olan
- "Panjurun gölgesinde beliren altın bilezikli, zayıf bir kadın kolu gördüm."
-
[sıfat]
Bileziği olan
- BİLİNEMEZ
-
-
[isim, felsefe]
İnsan aklıyla bilinemeyen şey
-
[isim, felsefe]
İnsan aklıyla bilinemeyen şey
- GÜNGÖRMEZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Güneş ışığı almayan (yer)
- "Güngörmez, rutubetli mezbele hâlini almış müteaffin aralıklardan sefaletin kokusu sızıyordu."
-
[sıfat, mecaz]
Güneş ışığı almayan (yer)
- TEZLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabukluk kazanmak, çabuklaşmak
-
[nesnesiz]
Çabukluk kazanmak, çabuklaşmak
- GEVEZELİK
-
-
[isim]
Geveze olma durumu; yeşillik, zevzeklik, lafazanlık, mavra
- "Gevezeliklerine tam zamanında son vermişler."
-
Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma
- "Hikâyeye girmeden evvel uzun uzun gevezelikler yapmamalıyız."
-
[isim]
Geveze olma durumu; yeşillik, zevzeklik, lafazanlık, mavra
- CEZALANMA
-
-
[isim]
Cezalanmak işi
-
[isim]
Cezalanmak işi
- FREZELEME
-
-
[isim]
Frezelemek işi
-
[isim]
Frezelemek işi
- ÇERKEZLİK
-
-
[isim]
Çerkez olma durumu
-
[isim]
Çerkez olma durumu
- ELEZERLİK
-
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sadistlik
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sadistlik
- EZİVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede ezmek
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede ezmek
- LEBDEĞMEZ
-
-
[isim, edebiyat]
Saz şiirinde b, f, m, p, v dudaksıl sesleri kullanılmadan söylenen koşma türü; dudakdeğmez
- "Lebdeğmez ismi verilen türde ise âşıklar dudakları arasına bir iğne koyuyorlar."
-
[isim, edebiyat]
Saz şiirinde b, f, m, p, v dudaksıl sesleri kullanılmadan söylenen koşma türü; dudakdeğmez
- MEZECİLİK
-
-
[isim]
Meze yapıp satma işi
-
[isim]
Meze yapıp satma işi
- MÜTEZAYİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mutezāyid
-
[sıfat, eskimiş]
Artan, çoğalan
-
[sıfat, eskimiş]
Artan, çoğalan