İçinde ez olan 8 harfli 130 kelime var. İçerisinde EZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ez olan kelimeler listesine ya da sonu ez ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ez Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Z

2 Harfli Kelimeler

ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANAMNEZİ

Kelime Kökeni: Fransızca anamnèsie

  1. [isim, tıp] Bakınız anamnez
EZİYETLİ

  1. [sıfat] Eziyet çekerek yapılan; zahmetli
  2. Eziyet veren, eziyet çektiren; üzgülü
    • "Eziyetli adam."
MEZOZOİK

Kelime Kökeni: Fransızca mésozoïque

  1. Bakınız İkinci Çağ
  2. [sıfat] Bu zamanla ilgili
DEĞİŞMEZ

  1. [sıfat] Aynen kalan, değişikliğe uğramayan
    • "İşte dünyanın peşin ve değişmez hükmü buydu." (Sâmiha Ayverdi)
SEZDİRME

  1. [isim] Sezdirmek işi
TEZGAHÇI

  1. [isim] Tezgâh yapıp satan kimse
  2. [argo] Aldatmak, kandırmak için yasal olmayan yollara başvuran kimse
EKİNEZYA

Kelime Kökeni: İngilizce echinacea

  1. [isim, bitki bilimi] Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
ANESTEZİ

Kelime Kökeni: Fransızca anesthésie

  1. [isim, tıp] Herhangi bir cerrahi müdahale öncesi, insan ve hayvanların vücudunun bütününde veya belirli bir kesimindeki duyunun geçici olarak yok edilmesi; uyuşturma, duyu yitimi
    • "Zavallı Hacı Ömer, dişçinin koltuğunda anestezi bile kabul etmiyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmama durumu
VARYEMEZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız cimri
ÇÖMEZLİK

  1. [isim] Çömez olma durumu
    • "Üstatlık şöyle dursun, çömezlik dahi edemem ona…" (Nurullah Ataç)
  2. Müderrisin yanında öğrencilik etme
  3. [mecaz] Birinin sözünden çıkmama, davranışlarına uyma durumu
    • "Ben böyle meselelerde Hurrem Bey’le sana çömezlik etmek istemem." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BEZEMECİ

  1. [isim] Bakınız süslemeci
EZDİRTME

  1. [isim] Ezdirtmek işi
MÜNHEZİM

Kelime Kökeni: Arapça munhezim

  1. [sıfat, eskimiş] Bozguna uğramış, bozulmuş, yenilmiş
REZONANS

Kelime Kökeni: Fransızca résonance

  1. [isim, fizik] Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı
  2. Bakınız titreşim
MEZHEPÇİ

  1. [isim] Mezhep yanlısı olan kimse
MERKEZCİ

  1. [sıfat] Bakınız merkeziyetçi
EZELİLİK

  1. [isim] Ezelî olma durumu; ezeliyet
BEZEMELİ

  1. [sıfat] Bakınız süslü
    • "Ahşap bezemeli kapakları olan bu dolapların üzerlerine yeşil, mavi ya da bordo renkli kadife örtüler." (Mine Tanaç Zeren)
LEZZETLİ

  1. [sıfat] Tadı güzel; yiyintili
    • "Bizim yazıcı için bundan daha iyi, bundan daha lezzetli bir ilaç olamaz." (Ahmet Rasim)
  2. Zevkli, haz dolu
    • "Bu gayretli millet önünde, bu gayretli millet için yaşamak ve gülmek ne lezzetli bir sonuçtur." (Halide Edip Adıvar)
TEZLEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bir şeyi çabuklaştırmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü