İçinde ez olan 5 harfli 74 kelime var. İçerisinde EZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ez olan kelimeler listesine ya da sonu ez ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ez Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİYEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca dièse
-
[isim, müzik]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
-
[sıfat]
Yarım ton inceltilmiş (ses)
-
[isim, müzik]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
- SEZGİ
-
-
[isim]
Sezme yeteneği; sezi
- "Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum."
-
[felsefe]
Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması
-
[isim]
Sezme yeteneği; sezi
- EZİNE
-
-
[isim]
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
- ÖNEZE
-
-
[isim, ağızlardan]
Avcıların av beklerken hayvanlardan gizlenmek için taş yığınlarından yaptıkları yer; evsin
-
Sürek avında pusuda av bekleyen avcı
-
[isim, ağızlardan]
Avcıların av beklerken hayvanlardan gizlenmek için taş yığınlarından yaptıkları yer; evsin
- TEZCE
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Baş pınarın karlı suyun içelim / Gurbet kalesini tezce geçelim"
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- MEZZO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mezzo
-
[zarf, müzik]
Orta hızda
-
[zarf, müzik]
Orta hızda
- HEZEL
-
Kelime Kökeni: Arapça hezl
-
[isim, eskimiş]
Karşısındakini neşelendirmek amacıyla yazılan veya söylenen söz
-
[edebiyat]
Bir şiiri veya şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme
-
[isim, eskimiş]
Karşısındakini neşelendirmek amacıyla yazılan veya söylenen söz
- FREZE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fresa
-
[isim, teknik]
Tornacılıkta, bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet
-
Frezeleme işinde kullanılan takım tezgâhı
-
[isim, teknik]
Tornacılıkta, bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet
- BEZEK
-
-
[isim]
Bakınız süs
-
Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri
-
[isim]
Bakınız süs
- HEZEN
-
-
[isim]
Ahşap ev, cami vb. yerlerde damların üzerine döşenen kalın ve büyük ağaç
- "Kerpiçler örüldükten sonra üstlerine hezenler, hezenlerin üstüne de mertekler çakıldı."
-
Kalın, uzun ve büyük ağaç
- "Azgın dalgalar saman çöpü gibi dağıtır salın hezenlerini."
-
[isim]
Ahşap ev, cami vb. yerlerde damların üzerine döşenen kalın ve büyük ağaç
- KEPEZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Yüksek tepe, dağ
-
Dağların oyuk, kuytu yerleri
-
Gelin başlığı
-
Tavuk ve kuşların ibiği veya başındaki uzun tüyler
-
[isim, ağızlardan]
Yüksek tepe, dağ
- CİBEZ
- ...
- BEZEN
-
-
[isim]
Bakınız süs
-
[isim]
Bakınız süs
- EZELİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ezelī
- NEZİR
-
Kelime Kökeni: Arapça neẕr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız adak
- "Yerden bir avuç saman aldı, ellerinin arasında bir nezri yerine getirir gibi ovuşturup havaya üfledi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız adak
- GÜVEZ
-
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
-
[sıfat]
Bu renkte olan; güvezî
- "Bıyıkları tıraşlı bir uşak sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı."
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
- NEZİH
-
Kelime Kökeni: Arapça nezīh
-
[sıfat]
Kötülüklerden uzak, temiz, şık (yer, ortam)
-
Kötülükten, kabalıktan uzak olan (kimse)
- "Bununla beraber sitemleri ve tarizleri onunkilerden çok daha ince ve nezihtir."
-
Temiz ahlaklı
-
[sıfat]
Kötülüklerden uzak, temiz, şık (yer, ortam)
- VEZNE
-
Kelime Kökeni: Arapça vezne
-
[isim]
Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer
-
[eskimiş]
Bakınız terazi
-
[isim]
Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer
- ENEZE
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız sıska
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız sıska
- NEZLE
-
Kelime Kökeni: Arapça nezle
-
[isim, tıp]
Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksırma ile beliren hastalık; ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükâm, nevazil
- "Havaların değişik gitmesi, bir sıcak bir soğuk olması adamcağızı nezle etmiş, üstelik nezle göğsüne inmiştir."
-
[isim, tıp]
Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksırma ile beliren hastalık; ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükâm, nevazil